DÜNYANIN 1 NUMARALI ANCHORMEN’İ REHA MUHTAR DAN İNCİLER

Ana Sayfa .:. Bilgisayar .:. Programlar .:. Web Araçları .:. Hacker’lar .:. Pratik Bilgiler .:. Eğlence .:. Screen Saver .:. Site Hakkında .:. Toplist

 R.M : Bu şok gelişmeler Türkiye'yi sarstı. 
İzmir'de küçük bir dükkanın defilesini kast ediyor. 
(defile bir iç çamaşırı defilesi ve hiç bir olayı yok) 
 

29 Ekim'de 1998'de THY'nin Adana'dan kalkan uçağı kaçırılır, uçak Ankara'ya 
iner, terörist uçağı içindeki yolcuları ve mürettebatı rehin alır, durum 
çok kritik canlı yayında (programın akışı kesilip) THY'den bir görevliyle röportaj yapıyor. 
-
Efendim terörist uçağa nereden binmiş ? 
- Anlayamadım ?!?
-
Terörist diyorum efendim terörist uçağa nereden binmiş ? 
- Adana'dan tabi ki !!! 

Erzurum'da bir köyde 39 çocuklu 4 eşli bir ağa dert yanıyor, fakiriz diye...
Yorum ise malum. 
- Nerde devlet ? nerde millet ? 

Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker.
R. M. : - Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
-İnanç meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.
R.M. : - Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
 

Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar...
R.M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
 

Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır...
R.M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.
 

Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.
R.M. : Peki, Bebek simdi nerede?
 

Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haberde şöyle konuşur:
R.M. : Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
 

Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor.
İlk sözü: - Efenim, başınız sağ olsun.
 

Haber:  Cenk Koray'ın oğlu cama kafa atar ve vefat eder...
R.M. : - Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı?
 

Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker:
- Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
 

Reha Muhtar, canlı yayında Şerafettin Bey'le konuşuyor.
- Sayın Şerafettin Bey kardeşim, siz orada var mıydınız, yok muydunuz, efenim?
- Yoktum.
- Yoktum diyorsunuz.
- Yoktum diyorum.
- Bak Serafettin sana bir daha soruyorum. Var mıydin, yok muydun?
- Valla billa yoktum.
- Yemin etmenize gerek yok efendim, size inaniyoruz.
- Var mıydın, yok muydun?
- Vardım efendim..
- Peki Serafettin siz demin yoktum diyordunuz, şimdi vardım diyorsunuz. Bu nasıl iş kardeşim?
- Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım?
- Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var mıydın, yok muydunuz?
- Hatırlamıyorum.
- Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracağım.
Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Serafettin'in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile çekim yapmak için izin istiyor. Serafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun üzerine kameraman dinlemiyor, çekimlerini yapıp gidiyor.
Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye:
- Filmimizi izlediniz, Serafettin Bey. Simdi ne diyorsunuz?
- Galiba varmışım.
- Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?
- Eminim.
- Öyleyse eminsiniz yani.
- Evet efendim, eminim.
- Serafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz..
 

- Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efendim. Sizin adınız Hamdi midir, efendim?
- Evet Hamdi'dir, Reha Bey..
- Hamdi diyorsun.
- Hamdi diyorum çünkü nüfus kağıdımda öyle yazıyor.
- Ben nüfus kağıdınızı sormuyorum efendim.
- Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?
- Hamdi.
- Nasıl yazılıyor?
- He, a, me, de, i şeklinde..
- Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.
- Peki sahte olan isminiz hangisi?
- Benim sahte olan bir ismim yok!
- Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.
- Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?
- Hayır Yeşil değilim.
- Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?
- Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.
- Yani inkar ediyorsunuz. Sukut ikrardan gelir Hamdi.
- Ben sukut etmiyorum, konuşuyorum ve Yeşil değilim diyorum.
- Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakıyorum şimdi de kızarıyorsun. Ne sarardın Hamdi?
- Sarardım çünkü ben Tanrı'nın oğluyum. Her renge girerim.
- Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.
- Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!
- Geçmis olsun, Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum. İyi akşamlar efenim.
  
Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim.
İyi günler, Türkiye ! HER NEREDE YAŞIYOR VE YAŞATILIYORSAN !

 

SAYFA BAŞI

Hosted by www.Geocities.ws

1