HAYAT BU YA ; SEN DE UY BUNA

Sessizligin Sesi

Yalnizligim gölgem
Gölgem yalnizligim
Nefesim yankilanir gibi
Kapilarda, tablolarda
Dört yanimda sensizligim...
Itiraf saati geldi çatti bile,
Dostlarim...
Kendimi seçtim
Bakmaya, dinlemeye,konusmaya...
Kendimle...
Gözler hüzünlü gibi,
Hafiften nemli
Bakislar kulak kesilir bazen
Saatin fisiltisina
Sakin...
Çit duyulmaz etrafta
Yalnizca dolasan ayak sesleri
Sessizligin...

Sessiz Gemi

Artik demir almak günü gelmisse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan

Hiç yolcusu yokmus gibi sessizce alir yol;
Sallanmaz o kalkista ne mendil ne de bir kol.

Rihtimda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

Biçare gönüller!Ne giden son gemidir bu!
Hicranli hayatin ne de son matemidir bu!

Dünyada sevilmis ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti dönen yok seferinden.

Yasamak sakaya gelmez
Büyük bir ciddiyetle yasayacaksin
Bir sincap gibi mesela !
Yani, yasamanin disinda ve ötesinde hiçbir sey beklemeden
Yani, bütün isin gücün yasamak olacak

Olmak ya da olmamak iste bütün mesele bu
William Sheakspeare


Ne zaman elime bir kalem alsam,
Sana seslenmek geliyor içi
mden.
Güzelliğini hatırlıyorum bir yaz günü
Yine gemiler geçiyor uzaklardan
Biz yosun kokulu rıhtımlarda el ele
Şehirlerden İstanbul aylardan temmuz.
Ne zaman elime bir kalem alsam,
Geçmişi seninle yeniden yaşıyoruz...

Ne zaman elime bir kitap alsam,
Hep
seni okuyorum inanır mısın?
İstiyorum seni anlatmalı bütün romanlar
Sevilen hep sen olmalısın...

Ne zaman elime bir kibrit alsam
Yine İstanbul'u yakmak geliyor aklıma
Bu sensiz sokakları, bu evleri,
Sensiz kaldığım bu şehri tüm yakasım geliyor.
Yine alev
alev bir İstanbul düşünüyorum.
Ve çaresiz yaktığım bütün sigaraların
Dumanlarında seni görüyorum...

Ne zaman elime bir fırça alsam,
Yüzünü çiziyorum kapılara, duvarlara
Bir bir hatırlıyorum bütün hatlarını;
Gözlerini, dudaklarını,saçlarını.
Baktığım her
yere gölgen düşüyor.
Dokunduğum her şeyde senin sıcaklığın.
Sonra dağlar, denizler giriyor aramıza,
Gitgide büyüyor uzaklığın...

Ne zaman elime bir ayna alsam,
Gözlerimden korkuyorum, bakışlarımdan.
Bu seni unutamayan benden korkuyorum.
Uçurum çizgiler, k
ara gölgeler,
Bir sonun belirtileri yüzümde yer yer.
Karşımdaki yüz sefil bir akşam
Hep sana sesleniyorum duyuyor musun?
Ne zaman elime bir kağıt alsam...


Sessiz olmak,
Sensiz olmak kadar zor değil.
Ama en zoru;
Sensizliğin sessizliğini dinlemek...


Öyle y
oğun ki duygular
İmbat vakti
Çıldırasıya yosun kokusu

Şarap
Ve ateş başı
Alabildiğine dönen gülüşler
Alabildiğine sarmal ahenk
Balıkçılar
Denizin koynunda
Koyun koyuna sevişmede

Unutuldu her şey
Koparıldı tüm zincirler
Özgür bedenler
Yalnız aşk vakti şimdi

Hosted by www.Geocities.ws

1