| |
|
|
Yeni
Deep Purple, Eski �ark�lar
26
Kas�m 1996
E�er 25 Kas�m Pazartesi (d�n) gece saat 21:00'den sonra, olur ya kulaklar�m�
��nlatt�ysan�z bilin ki fark�na varm�� de�ilim ��nk� o vakitten bu
yana kulaklar�mdan gitmek bilmeyen u�ultunun sebebini zaten biliyorum:
Deep Purple!
Evvet arkada�lar, siz gidememi� olsan�z da Washington DC, Baltimore,
Mid-Atlantic region ve hatta �ok yak�nda t�m Kuzey Amerika ve 1998
�ubat�nda g�ne� tutulmas� m�nasebetiyle muhtemelen Kolombiya correspondentiniz
fakir, bu hadiseyi sizler i�in takip etti ve g�zlemlerini a�a��ya
derc etti. Tabii bu s�regiden cin g�zlemci durumu zevkinin
i�ine zaman zaman ettiyse ve olaylara objektif yakla�ma kayg�s�yla
���nc� tekil �ah�sl�k konumunda kalarak tam ve aktif participation'ununu
engellediyse de o, bunu sadece ve
sadece siz sevgili dostlar�n�n hat�r� i�inde yapt���n�n bilinciyle
a��r bir vazife ve mesuliyet duygusu alt�nda ezilerek a�a��daki metni
kaleme ald�. B�yle biline.
Cumartesi g�n� House of Musical Traditions adl� fantastik mekanda
zurna ile tabla aras�nda bir armoni yakalamaya �al��an gafil Amerikal�lar�
seyrederken, bedava da��t�lan ve �ehr-i Washington, DC sakinlerinin
"Bug�n Ne yapak?" dertlerine derman olmay� kendine gaye
edinen City Paper adl� jurnalde 9:30 naml� gece kl�b�nde
25 Kas�m Pazartesi ak�am� Deep Purple konseri oldu�unu
��rendim. �nce olaya intibak edemedim, ��nk� T�rkiye'de de muhtelif
mekanlarda "Beatles Gecesi", "Pink Floyd Partisi" ad� alt�nda,
s�z� edilen gruplar�n hat�ralar�n�n yadedildi�i etkinlikleri d���nerek
bunun da �ylesi bir�ey oldu�unu d���nm��t�m. Ama �yle olsa ilanda
neden "Ian Gillan, Roger Glover, Jon Lord ve Ian Pace"in yan�nda Ritchie
Balckmore'un ad� zikredilmiyordu? O anda adamlar�n ger�ekten yeniden
bir araya (n'inci kez) geldiklerini bir yerlerde okudu�umu hat�rlad�m.
��te bu oydu!
O
g�n hemen konserin d�zenlenece�i 9:30 adl� kl�b�n yerini aray�p
buldum. Ancak DC'nin pek de tekin olmayan bu muhitine gece vakti Deep
Purple hat�r�na da olsa nas�l gelece�im konular� kafam� kar��t�rmaktayd�.
��nk� ciddi bir g�venlik sorunuyla kar�� kar��yayd�m. Arabam�
Georgia Avenue'ye park ettikten sonra U Street'e kadarki
y�z metrelik mesafede park etmi� di�er ta��tlar aras�nda direksiyonuna
Club adl� kilitten tak�l� olmayan�n bir tek benimki oldu�unu
deh�etle fark etmi�tim. Caddenin kar�� taraf�nda Rap m�zi�in isyan
(ve muhtemelen soygun) telkin eden s�zlerine kendilerini kapt�rm��
zenci grubunun olay mahallinden uzakla�mam� heyecanla bekleyen bak��lar�ndan
da baya�� �rkm��t�m. Bu s�rada Florida Bulvar�'yla Georgia
Bulvar�'n�n kesi�iminde rastlad���m Mecca �ncense and Perfume
Oil Shop adl� attar d�kkan� ve M�sl�man sahibi i�imi biraz rahatlatt�ysa
da, kalp at��lar�m� ancak arabam� geri d�nd���mde sapasa�lam bulmak
ve onunla birlikte g�zelim Maryland'in polis dolu g�venli
caddelerine kavu�mak d���rebilmi�ti.
Pazartesi g�n� gelip �att���nda ise hala bu ula��m ve g�venlik sorunlar�n�
halledebilmi� de�ildim. Sonunda U Caddesi ile 10uncu Cadde'nin
kesi�ti�i yerdeki metro istasyonuna 815 V Caddesi'ndeki 9:30'dan
s�k� bir ko�uyla birka� dakikada ula�abilece�imi g�z�n�ne alarak �ans�m�
metroyla denemeye karar verdim. Arabam�, art�k "Benim muhitim!"
diyebilece�im College Park Metro dura��na park edip oradan
metronun Ye�il hatt�yla Fort Totten'e, sonra k�rm�z� hatla
Gallery Plaza/Chinatown'a ve yeniden ye�il hatla UStreet
Cardozo'ya geldi�imde saat 18:30'u g�steriyordu. �landa "Doors
open at 7pm" [Kap�lar ak�am yedide a��l�r] yazd���na g�re tam vaktiydi.
Bu arada k�rm�z� hattan Chinatown'da ayr�l�p ye�il hatta ikinci
kez bindi�imde birden bire trendeki beyaz konsantrasyonundaki seyrelme
da dikkatimi �ekmi�ti. Amerika'n�n en me�hur zenci �niversitesi olan
Howard �niversitesi de buradayd�. Bu muhit, Washington kuruldu�undan
bu yana hep zencilerce iskan edilmi�ti. (Yani her�ey normaldi?)
Ta ki ben b�y�k bir hata i�leyip metrodan Vermont Caddesi yerine
13'�nc� Cadde ��k���nda inene kadar. �st�ne �stl�k oradan
bir de direkt V Caddesi'ne atlay�nca b�y�k bir hata yapt���m�
anlam��t�m ama nafile. Sa� taraf�mdaki mezbelelikten ��k�p �st�me
�st�me gelmeye ba�layan acaip k�l�kl� zenciyi caddenin kar��na ge�erek
bertaraf edece�imi san�rken bu sefer, Reagan ikinci kez ba�kan se�ildi�inde
park edildi�i konumdan o kadar y�l boyunca hi� kald�r�lmam���as�na
caddeyle hemhal olmu� bir k�l�st�r arabaya s�rtlar�n� dayam��, ellerindeki
sigaray� (acaba ne sar�l�? crack? cocaine? who knows?) kelimenin tam
anlam�yla t�keterek ci�erlerine �eken bir ba�ka zenci grubunun ortas�na
d��m��t�m.
Neyse, bu t�rl� badireleri atlatt�ktan sonra tek par�a halinde ula�t���m
9:30'un gi�esinden 25 dolar kar��l���nda biletimi de al�nca
keyfim biraz yerine gelir gibi olmu�tu. Biraz bekledikten sonra kap�lar
a��ld�, i�eriye girdik. Karanl�k, izbe bir yer. Metropol Sinemas�
kadar, hatta daha bile ufak. Tabii hi� bir yerde koltuk falan
yok. Sahnede Deep Purple'�n tesisat�ndan artan alanlara e�reti
bi�imde Shine adl� alt-grubun davullar� falan duruyor. Balkondan
daha iyi bir manzara ve daha dengeli bir ses alaca��m arg�manlar�
tabii ki sahneye olabildi�ince yak�n olmak saplant�s�na yenik d��t�ler
ve hala ��n ��n �ten kulaklar�m�n deh�et i�inde yalvarmalar�na ald�rmadan,
boyumun iki misli b�y�kl�kte kolonlar�n tam da kar��s�nda, en �nde,
sahneden neredeyse otuz santim mesafede parmakl�klara yaslanarak konu�land�m,
deyim yerindeyse siper ald�m.
Sonra uzun bir bekleyi� d�nemi. Ama tabii ki ben, bu s�reyi tecav�zkar
bak��lar�m� etrafa f�rlat�p her�eyi ve herkesi incelemekte harcad���m
i�in �abuk ge�ti�i bile s�ylenebilir. Bir Rock konseri i�in ya�l�
say�labilecek bir izleyici toplulu�u. Eski t�fekler bir araya gelmis.
Eski fanlar, Deep Purple'� 70'lerde, gen�ken dinleyenler �imdi
felekten bir gece daha �almak i�in kimi maaile buradalar. "��te"
diyorum, "Soccer Mom" diye kongre se�imlerinden �nce �nlenen, Bill
Clinton'�n se�men kitlesi olduklar� iddia edilen, 10-15 ya��nda �ocuk
sahibi, �ocuklar�n� futbol antrenmanlar�na Chevy minivanlar�yla
g�t�r�p getiren anneler, onlar da burada. Hafiften topluca bir tanesi
dikkatimi �ekiyor. Daha �ok bir kilise yard�m komitesine uyacak bir
tip. Bir de yanlar�nda erkek olmayan kad�nlar var ki hele, Newsweek'in
kapa��nda �ark�c� Melissa Etheridge ile hamile partnerinin
foto�raflar�n� g�rd�kten sonra straight olmad�klar�ndan ��phelenmeye
ba�l�yorum. "Acaba �u anda buradakilerden ka�� 68'de Woodstock'ta
Hendrix'i dinlemist�?" sorusuna cevap ar�yorum. Bir ba�ka kad�n, muhtemelen
k�z�ndan �d�n� ald��� deri pantolonu ve montu i�inde "Nas�l yap�l�yordu
bu i�?" diye eski g�nleri hat�rlamakla me�gul. Yola ��kmadan, �st�me
ge�irebilece�im bir deri montum ya da benzeri bir "cool" imaj�m olmad���
i�in hay�flan�yordum. Neyse ki yaln�z de�ilim. �yle ki baz�lar�, sanki
i�ten ��k�p bir�eyler at��t�rd�ktan sonra ceket ve kravatlar�n� ��karmadan,
do�rudan buraya gelmi�ler. Asl�nda �nceki c�mlenin sankisi fazla,
kim eve gidip �st�n� de�i�tirdikten sonra hala kravat ve ceketle gitmeyi
d���nebilir ki Deep Purple konserine? Bir de 30'lar�na merdiven
dayam�� yuppieler var. Cuma ak�am� Myst ya da Doom oynamay�,
yeni tan��t�klar� bir kad�nla pahal� bir restoranda fl�rt etmeye tercih
eder bunlar. �kisi arkamda i�te. "Yaz�k, benim gib� onlar da
headbang yapamayacaklar..." diye d���n�yorum. Sa�lar�
�ok k�sa ve daha bu sabah tra� olmu��as�na parlaklar (b�y�k g�nah
bir rock�� i�in.) Haa bu tiplerin bir de �lkemizde ke�i sakal� ya
da entel sakal� olarak tan�mlanan sakaldan b�rakanlar� var. Arkamdakiler,
nitekim beni do�rularcasina hararetle Star Trek'ten bahsetmeye ba�l�yorlar.
Ahh, �u Star Trek. City Paper'in Women seeking Men k��esindeki
ilanlarda "Not into Star Trek" veya "No Klingonese please!" t�r� notlar
kad�nlar�n �zellikle bu fanatizmden ne denli bayg�nl�k getirdiklerinin
bir delili olsa gerek. Kravat ceketle rock konserine gelinmeyece�ini
ak�l edenlerin �st�nde ise bin t�rl� t-shirt. Hepsi de bir�eyler s�ylemeye
�al���yor. Adamla konu�mana gerek yok. Zaten d�nyaya verece�i mesaj�
t-shirtin �st�nde. Oku yeter: "I'm such an Asshole!" ["�yle b.k
bir herifim ki!"] diyor biri. "Be wicked tonight" ["Bu gece
k�t� ol!"] bir ba�kas�n�n tavsiyesi. �zerinde Hz. �sa resmi olan
bir t shirt sahibi ilan ediyor: "I'll be Back" ["D�nece�im"]
(Hasb�nallah!) Tori Amos konserindeki gibi ortal�kta hi� zenci
olmay���na dikkate ediyor ve art�k �a��rm�yoruz. (�yle ya, Almanya'da
da hi� zenci olmaz bir Deep Purple konserinde, �yleyse niye
burada olsun?) Biri g�z�me ili�iyor ama o say�lmaz, Jamaikal�. Sa�lar�ndan
anla��ld���na g�re, Jimmi Hendrix'in hem�erisi olmal�. Bir de yine
arkama dizilmi� bir Latin Amerikal� grubu var ki, bir tanesi b�y�klar�yla
T�rke de baya�� benziyor. O da muhtemelen benim Kolombiya'dan m�,
yoksa Venezuela'dan m� oldu�umu kestirmekle me�gul. Biraz sonra sol
taraf�ma iyi planlanm�� bir yarma hareketiyle sokulan k�z�lderili
hatun da asl�nda erkek arkada��n�n Deep Purple fanatizmine alet olmu�
durumda: Yerini ona terk ederek bir arka s�raya ricat ediyor.
Vakit epey ilerleyince bizim uvert�r grup sahne al�yor. Ord�vr niyetine
bir�eyler �al�yorlar ama, bence biraz kel alaka ka��yorlar. �ncelikle
daha �ok bir Black Sabbath konserinden �nce iyi gidecek par�alar �al�yorlar.
Katil tipli vokal-lead gitaristleri iyi b���r�yor. Bas�� eh
i�te. Davulcular� ama, ger�ek bir baby face. Hele zaman zaman
sert vurdu�u zaman g�zlerin� korkuyla bir k�rpmas� var k�, guluyorum.
Shine imi� adlar�, onu da not ediyoruz. (Ben ediyorum da seyircinin
�o�unlu�u umursam�yor bile...)
Sonunda bizim pirler sahne al�nca "Tamam!" diyorum. Bu kadar ya�l�
olacaklar�n� tahmin etmemi�tim. Onlar da anlaml� bir �ekilde ilk single'lar�
"Hush"la s�k� bir giri� yap�yorlar. Ard�ndan In Rock ve Machine
Head alb�mlerinden y�klenerek cemaati galeyana getiriyorlar. Black
Night, Pictures of Home, Highway Star, Space Truckin'...Bas�� Roger
Glover tam
�n�mde. Ama Allah i�in, adam�n "cool" imaj� kar��s�nda eriyip bitiyorum
yani. K�rla��m�� hafif uzun sa�lar�n� bandanayla ba�lam��. Sakallar�
epey k�sa kesilmi�, epey de k�rla�m��. Biraz Chuck Nurris, biraz Ali
Ekber Velayeti, biraz Unchain My Heart'�n solisti, yukar�dakilerden
daha fazla bir oranda Sean Connery. Davulcu da Mazhar Alanson k�vam�na
gelmi�, ama az daha c�v�k. Ian Gillan muhtemelen ekipte sa�lar�n�
boyayan tek pir. Ama olsun, �yle de kabul�m�z "g�m�� g�rtlak..." T�rkiye'ye
tek ba��na, Ian Gillan Band olarak geldi�inde , Child In
Time ile Smoke on the Water'� s�ylememesi iki yoruma yol
a�m��t�. Birisi, sesinin art�k eskisi kadar g��l� olmad���yd�. Di�eri
de o zamanlar kavgal� oldu�u Deep Purple ilgili olan hi�bir�eryi
istemedi�iydi. Tabii bence bunun as�l sebebi telif hakk� meselesiydi.
O par�alar Deep Purple'a ait oldu�u i�in kendi ba��na konserde
s�ylemesine izin vereceklerini hi� zannetmiyordum bu �akallar�n. Nitekim
bu d���ncem k�smen do�rulan�yor ve birazdan "BANG!" �eklinde
Smoke on the Water patl�yor kulaklar�m�zda. Seyircinin mest
olma noktas�... Par�an�n sonunda klavyede Jon Lord �stad�m�z bir d�kt�r�yor
ki, ancak �yle olur. Bu adam da beni bitiriyor. Nas�l desem, Korkut
�zal'� on ya� gen�le�tirin, biraz daha "cool"luk ekleyin, sakal�n�
ke�i sakal� yapin, sa�lar�n� biraz uzat�n ve bir de at kuyru�u ekleyin.
Bir de ha�metli bir g�bek. ��te Jon Lord. Tabii Ritchie Blackmore'un
yerine ald�klar� gitarist var bir de. Di�erlerinden en az on-onbe�
ya� daha gen�. Ama o da virt��zl���n� konu�turuyor aralarda. Fena
�ocuk de�il yan�. Hele Ian Gillan'la kar��l�kl� at��t�klar�
k�s�m, Gillan'�n sesinin g�rkemli
ufuklar�n� g�steriyor bizlere. (Ama Child in Time'� okumuyor
nedense Gillan?) Bu arada gitaristin ad�n�n Steve Morse oldu�unu ��reniyoruz
(bilen zaten biliyor, ben ��reniyorum i�te). Ian Gillan onu takdim
ediyor, ama di�erlerini etmiyor. Zaten bilindiklerini varsay�yor olmal�!
Yan�mdaki k�z�lderiliyle arkamdaki Latinolardan biri kendilerinden
�yle ge�iyorlar, �yle ta�k�nl�klar yap�yorlar k�, korumlardan biri
gelip adamlar� uyar�yor ve dibimize kaz�k gibi �ak�l�yor.
Yukar�da
sayd�klar�mdan ba�ka hat�rlad���ma g�re Mad Woman in Tokyo, The House
of Blue Light ve Speed King'i de icra ettiler. Tabii, yeni bir alb�m
��kard�klar� i�in ondan da baz� par�alar �almalar� gerekiyordu. Ama
ironik olan seyircilerin ilgisini en az �eken par�alar�n bu en yeniler
olmas�yd�. Ben olsam epey k�llan�r�m
do�rusu bu duruma. Sen o kadar u�ra�, didin, yeni �ark�lar yap ama
kimse takmas�n. Herhalde bir grup i�in en zoru kendini a�mak olsa
gerek. Hele Deep Purple gibi ilk singlelar�n� 28 y�l
�nce ��karm�� bir grup i�in y�llar ge�tik�e eski ba�ar�lar�, a��lmaz
engellere d�n��m�� olsa gerek.
Konser
bitti�inde saat on ikiyi biraz ge�iyordu. Sahnede iki saatten biraz
fazla bir s�re kalm��lar yani.
Konser bitip de metro istasyonuna ya�mur alt�nda yapt���m ko�u sonunda,
son trenin on dakika �nce kalkt���n� ��renince "DC sokaklar�ndaki
homelesslarla karde��e bir gece mi ge�irece�iz?" d���nceleri
akl�mdan bir an ge�medi de�il. Sonra ev arkada��m Ayd�n'� aramak akl�ma
geldi ve u�uldayan kulaklar�mla ne dedi�ini pek de anlamadan ona bulundu�um
yeri tarif ettim. Ayd�n beni almaya geldi�indeyse saat bire yirmi
vard�. College Park metro istasyonunun park kul�besi �oktan kapanm��.
B�ylece en az�ndan orada
park paras� �demekten kurtuldu�umu d���n�p sevindim.
9:30'a girerken koluma vurduklar� ejderha motifli damgas� neredeyse
silindi bile. Kula��mdaki ��nlama da yak�nda (�mit ederim!) dinecek.
Baki kalan bu
kubbede ho� bir sada imi�!
(Bu maceran�n sonu. Haftaya: Yeni Macera?)
K�r�ad
U. Akp�nar
"If
you keep going west, you shall reach the East."
Christopher Columbus
|
|
|
|