KUMCUL

AKSI ISTIKAMET          

 

Calexico 2000 tarihli Hot Rail'ından sonra kulakları 2001'de çıkardığı b-side, remix, vs toplaması Even My Sure Things Fall Through ve sırasıyla 2000 ve 2001'de çıkan turne seçkileri Travelall ve Aerocalexico ile şenlendirmişti.

2002'de h2000 dolayısıyla, her ne kadar kayıtsız bir kalabalığa çalmak zorunda kalmış olsalar da, Türkiye'den geçen Calexico üyeleri, uzun zamandır beklenen albümlerini 2003 başında nihayet çıkardılar, adını da A Feast of Wire koydular.

A Feast of Wire, Calexico'nun yine kendine has tınısını koruyup bir yandan da içinde denemelere gittiği bir albüm olarak kulağa çarpıyor. Denemelere gitmek dendiğinde aklınıza "Bu albümde yeni şeyler denedik," diyen her yeniyetme grubun yaptığı gibi elektronik öğelere yer verip (ne demekse artık) üstüne iki scratch atmak gelmesin. Calexico, biraz daha doğuya, hafif batıya, bir parça kuzeye, eh azıcık da güneye gitmekle, kafayı kaldırıp etrafa bakmakla da "kendi" müziğinde rahatça yeniliğe gidilebileceğini gösteriyor.

Sunken Waltz ile açılan albüm, insana daha ilk saniyelerinde "İşte geri döndüler!" dedirterek mutluluktan uçuruyor. İkinci parça Quattro ile vakit kaybetmeyip yollara düşüyoruz. Tempo hızlanıp üflemelilerle peşimizden koşturuyor, parçada da dediği gibi "yere çarpıp koşturmaya" başlıyor. Dördüncü parça olan Black Heart'a geçmeden önce merhamet gösterilip soluklanmak için ufak Stucco konmuş, Lalo Schifrin havasına bürünmüş yaylılarla bezeli Black Heart, albümün en şık eserlerinden. Parçanın sonunda adeta A Silver Mt. Zion'ın Stumble Then Rise on Some Awkward Morning'ine gönderme yapıp "Öyle değil, böyle çakılır," diye fısıldayan bir dekadans söz konusu. Kalbimizi yeterince kararttıktan sonra Pepito ile yeniden yola çıkıyoruz ve Not Even Stevie Nicks... sayesinde biraz havalanıyoruz (Merak edenler için Stevie Nicks'in Fleetwood Mac'in hanım vokallerinden biri olduğunu da belirtmek gerek.) Fakat çok da umutlanmayalım, çünkü söylendiği gibi "Stevie Nicks bile bizi kurtaramaz," kaydın henüz başındayız. Close Behind ile kendimizi yine tozların uçuştuğu çöl yollarına vuruyoruz; peşimizde, hatta hemen arkamızdalar. Woven Birds ve The Book and The Canal ile biraz daha nefeslenip yüzümüze su çarptıktan sonra Attack El Robot! Attack! diyerek robotumuzu peşimizdekilere salıp tellerin üzerinden atlayarak sınırın öteki tarafına geçebiliriz: Across The Wire, albümün herhalde en "mariachi" parçası. Ardından gelen Dub Latina ve radyofonik vokalli Guero Canelo da oynaklığı hiç aksattırmıyor. Whipping The Horses Eyes sayesinde Friends of Dean Martinezvari bir steel guitar geçişi yapılan Crumble'ın da Hot Rail'deki Fade gibi şehir kokan bir doğaçlama olduğunu söylemeli. Albümün kapatan No Doze dinleyiciyi gevşetip yolun bittiğini haber veriyor gibi görünse de gerçeği görmek için parçanın adına bakmak yeterli.

A Feast of Wire, Calexico'nun önceden de sıklıkla üzerinde durduğu, "ait olmayış" ve "yol" kavramlarını pekiştiren bir çalışma. Zaten insanın kendisine tellerden bir koca ziyafet çekebilmesi için ya elektrik/telgraf/telefon telleri boyunca uzun yollardan geçmeli ya da dikenli olsun dikensiz olsun, sınırlar boyunca şöyle bir gezinmeli. Bunları yapmak için kıçını kaldırmaya üşenenler de alıp iki Calexico dinlesinler, tepeyi attırmasınlar.

Hosted by www.Geocities.ws

1