SEM�NERLER

T�RK-YUNAN �L��K�LER�

I. B�L�M

KIBRIS MESELES�

Bu meselenin kayna��n� "Enosis" d���ncesi te�kil etmektedir.Enosis: Kelime anlam� olarak ilhak manas�nda olup, K�br�s'�n T�rklerden ar�nd�r�larak tamamen Yunanistan egemenli�ine al�nmas�d�r.Yunanl�lar kendilerini Antik Yunan Uygarl���n�n ve Bizans'�n varisi saym��lar bu iddialar� ile �e�itli ayr�cal�klar elde etmek istemi�lerdir. Papandreu 1984'de yapt��� bir konu�mada; �stanbul,Bozcaada,G�k�eada ve K�br�s'�n Helenizm'i ilgilendirmekte oldu�unu s�ylemi�,daha sonraki bir konu�mas�nda ise K�br�s ve Anadolu'dan kaybedilmi� topraklar olarak bahsetmi�tir.Bu, Yunanistan'�n K�br�s'a bak�� a��s�n� a��k�a g�stermektedir.�lk kez 30 Aral�k 1918'de talep edilen bu istek ,1945'den g�n�m�ze kadar olan d�nemde K�br�s'la ilgili ger�ekle�en t�m m�cadelenin ba�lang�c�n� te�kil etmi�tir.

1974 y�l�nda T�rkiye, uluslararas� anla�malardan do�an haklar�n� kullanarak

K�br�s'a askeri m�dahalede bulundu.Bu geli�me kar��s�nda Yunanistan askeri alanda bir tepki g�stermek cesaretini ve g�c�n� kendinde bulamad�.Bu y�zden,Milli M�cadelede oldu�u gibi, T�rkiye kar��s�nda bir kez daha yenik duruma d��t�.Yunanistan bunu asla unutmad�.K�br�s m�dahalesinden hemen sonra, T�rkiye aleyhinde �oktan ba�latm�� oldu�u menfi kampanyaya yeni bir h�z verdi.T�rkiye'yi kendi halk�na ve d�nya kamuoyuna kar�� en b�y�k d��man ve m�stevli ilan etti. B�ylece Yunanistan, eskinin ve K�br�s'�n ac�s�n� T�rkiye'yi her f�rsatta, her yerde ve her imkandan yararlanarak taciz etmekle ve ona zarar vermekle ��karmaya ba�lad�.�teden beri mevcut olup o zamana kadar s�ren ili�kilerin havas� i�erisinde ihmal edilebilen nice ikili sorun tekrar ortaya at�ld�.Uluslararas� alanda T�rkiye'yi karalama ve Bat� d�nyas�ndan ay�rma kampanyas�na daha da gem verildi.

Yunanistan'�n �lkemiz aleyhindeki bu siyaseti Ba�bakan Papandreu'nun iktidar� s�ras�nda en �st mertebesine ula�t�.PASOK H�k�meti Ege'deki adalar� silahland�rmakla,Ege Denizi'nde m�esses uluslararas� kaidelere ayk�r� hareket etmekle,Bat� Trakya'da ya�ayan T�rk soylular�n haklar�n� gasbetmekle Lozan'� ve Lozan ruhunu f�tursuzca ihlal etti.

1980 - 1990 aras�nda K�br�s Sorunu'na ait geli�meler, tam bir y�lan hikayesidir harcanan �abalar, yap�lan m�zakereler ve temaslar, on y�l�n sonunda hi�bir sonu� ortaya ��karamam��t�r. Tabii, bu s�yledi�imiz bir "anla�mazl�k" olarak K�br�s Sorunu'nun ��z�m� bak�m�ndand�r. Yoksa, K�br�s T�rk�, siyasal varl���n� �ekillendirme ve bir "Devlet" olarak ortaya ��kma konusunda �ok b�y�k a�ama kaydetmi�tir. Ba�ka bir deyi�le," K�br�s anla�mazl���n�n" ��z�ms�zl���, K�br�s'ta yeni bir "T�rk Devleti'nin" kurulmas�n� sa�lam��t�r.

T�rkiye'nin geli�meler kar��s�nda uzun bir s�re yeni politikalar �retmekten geri kald���n� ve Yunanistan'a m�teveccih politikas�n�n siyasi otoritenin elinde genelde i� t�ketim i�in kullan�ld���n� ve b�ylece Yunanistan'a istismar i�in imkanlar haz�rlad���n� g�r�yoruz. Bu politikalar�n tek istisnas�n� �zal H�k�metinin izledi�i ve 1987 Mart krizi s�ras�nda noktalad��� politika te�kil etmi�tir.Nitekim,Ba�bakan �zal 1984'ten itibaren Papandreu H�k�metinin T�rkiye aleyhindeki �ok sert ve tahrikkar ��k��lar�na ayn� sertlikle kar��l�k vermek yerine meseleye daha yukar�dan bakabilmi� ve Papandreu'nun tamamen aksi y�n�nde tav�rlar almaktan �ekinmemi�tir.K�saca belirtmek gerekirse, iki-�� y�ll�k bir s�re i�erisinde -bir yandan Papandreu bilinen tutumunu s�rd�r�rken- �zal H�k�meti T�rkiye'nin Yunanistan'a uygulad��� vizeyi tek tarafl� olarak kald�rm��, iki taraf�n i�adamlar� aras�nda bir "��adamlar� Konseyi" kurulmas�n� sa�lam��, Yunanistan'a bir "Dostluk,Kom�uluk, ve ��birli�i Anla�mas�" �nermi�, k�lt�r ve sanat alan�nda ortak etkinlik yap�lmas�na ve Belediye Ba�kanlar� d�zeyinde kar��l�kl� ziyaretler d�zenlenmesine m�saade etmi� ve b�kmadan usanmadan diyalog tavsiyesinde bulunmu�tur. �zal H�k�metinin bu tav�rlar� d�nya kamuoylar�nda T�rkiye lehinde olumlu etkiler yarat�rken, kendisine her g�n T�rkiye'nin adet jurnal edildi�i Yunan halk�nda da de�i�ik izlenimlerin do�mas�na neden olmu�tur.

K�br�s-Rumlar� ile K�br�s T�rkleri aras�nda iki uzla�ma metni imzalanm��t�r. �mzalanan iki uzla�ma belgesinden biri,12 �ubat 1977 deki 4 maddelik Denkta�-Makarios Anla�mas� ,di�eri de 19 May�s 1979 tarihli Denkta�- Kyprianu Anla�mas�yd�.

Bu iki anla�madan sonra ba�layan ve 1979'un yaz aylar� boyunca devam eden toplumlararas� g�r��melerden bir sonu� al�namad�.B.M. Genel Kurulu,K�br�s T�rk� ve T�rkiye aleyhine �ok sert bir karar ald�.Bu kararda ;K�br�s Cumhuriyeti'nin ba��ms�zl���, toprak b�t�nl���,birli�i ve ba�lant�s�zl��� destekleniyor ve toplumlar aras� g�r��melere,Denkta� - Kyprianu Anla�mas� �er�evesinde devam edilmesi isteniyordu.

Bu karar �zerine toplumlar aras� g�r��meler,1981 ve 1982 y�llar�nda da devam etti.Lakin yine bir sonu� ��kmad�.1983 �ubat'�nda, G�ney K�br�s'ta yap�lan se�imlerde Spyros Kyprianu se�ilince,�zellikle Papandreu'nun etkisi ile,Rumlar tutumlar�n� sertle�tirdiler ve Papandreu'nun politikas�na uygun olarak, K�br�s sorununu da bir gerginlik i�erisine soktuklar� gibi,sorunu her zaman yapt�klar� gibi milletleraras� platformlara ta��d�lar.Bunun sonucu olarak ,Birle�mi� Milletler Genel Kurulu 13 May�s 1983'te gayet a��r bir karar ald�.Bundan �nceki kararlardaki hususlar bu kararda topland��� gibi,yine "birlik"ten s�z edilerek K�br�s Cumhuriyeti'nin b�t�n ada topraklar� �zerindeki kontrol yetkisi vurgulan�yor,K�br�s Rum lideri Kyprianu'nun,adan�n t�m yabanc� askerlerden ar�nd�r�lmas� teklifi memnuniyetle kar��lan�yordu.Nihayet kararda "K�br�s Halk�" deyimi kullan�l�yor ve adadaki b�t�n "i�gal" kuvvetlerinin �ekilmesi isteniyordu.

Bu karara K�br�s T�rk�n�n cevab�; K�br�s T�rk Federe Devleti , Federe Meclisi'nin 17 Haziran 1983'te yay�nlad��� ve K�br�s T�rk�n�n "self- determinasyon" hakk�n� ilan eden deklarasyon oldu.

6 Kas�m 1983'te ANAP'�n se�imleri kazanmas� �zerine,daha Turgut �zal g�reve ba�lamadan , K�br�s T�rkleri, 15 Kas�m 1983'te "ba��ms�zl�klar�n�",yani Kuzey K�br�s T�rk Cumhuriyeti'nin kuruldu�unu ilan ettiler.Yay�nlanan 24 maddelik Ba��ms�zl�k Deklarasyonu'nun da, K�br�s T�rk'�n�n yirmi y�ll�k m�cadelesi anlat�ld�ktan sonra,B.M. �nsan Haklar� Demeci, B.M. Anla�mas� ve di�er milletleraras� belgelerin tan�d���"self- determinasyon" hakk�n�n kullan�ld��� belirtilerek ,"D�nya ve tarih �n�nde KKTC'nin ba��ms�z bir devlet olarak kuruldu�unu ilan ediyoruz " deniliyordu.

KKTC'ni tan�yan ilk ve tek devlet T�rkiye oldu.Di�er devletlerin hi�biri de tan�mad�. K�br�s T�rk�n�n ba��ms�zl���na en �iddetli tepkiyi , Yunanistan ve K�br�s Rumlar� ile,ilgin�tir ,�ngiltere vermi�tir.�ngiltere'nin te�ebb�sleri ile toplanan G�venlik Konseyi'nin ,18 Kas�m 1983'te ald��� bir kararla KKTC'nin ba��ms�zl�k karar� "ge�ersiz" say�l�yor ve b�t�n devletlerden bu cumhuriyeti tan�mamalar� isteniyordu. Bu karar� Avrupa Ekonomik Toplulu�u da aynen kabul etti.Amerika'da tan�mad� ancak Ba��ms�zl�k Deklarasyonu'nun da , K�br�s Rum toplumu "enosis " hayalini terk ederek,B.M. Genel Sekreteri'nin arac�l��� ile , iki toplumun e�itli�ine dayanan federal bir sistem i�in m�zakerelere davet ediliyordu. Amerika,Deklarasyonun bu maddesinden yararlanarak toplumlararas� g�r��meleri y�r�rl��e koymak i�in harekete ge�mi�tir.

K.K.T.C. Lideri Denkta� ba��ms�zl�k kar��s�ndaki bu tepkileri yumu�atmak i�in,1984 Ocak ay�nda K�br�s Rum taraf�na bir tak�m iyi niyet tekliflerinde bulundu. Bu tekliflere kar��l�k, K�br�s Rum Lideri Kyprianu'da kendi g�r��lerini B.M. Genel Sekreteri'ne bildirdi.Sonu�ta bu meseleyi ��z�m i�in yap�lan g�r��melerde g�r�ld� ki K�br�s Rumlar�,1960 Anayasa d�zeninde �srarl� olarak K.K.T.C ye ancak %23 oran�nda toprak b�rakmak istiyorlard�.

Bunun sonucunda 1984 Nisan�nda T�rkiye ve K.K.T.C , Rumlara bir uyar� olarak kar��l�kl� temsilciliklerini B�y�kel�i d�zeyine ��kard�lar.

10 Eyl�l 1984'den itibaren New York'ta,iki toplum liderleri aras�nda dolayl� g�r��meler ,Eyl�l,Ekim,ve Kas�m aylar�nda �� tur olmak �zere yap�ld� ve "�lk Taslak" ortaya ��kt�.Bu taslak,"�ki Toplumlu","iki b�lgeli", "Federal bir Cumhuriyet" ilkelerini kabul ediyordu. Mara� B�lgesi'nin kaderi,K�br�sl� olmayan kuvvetlerin �ekilmesi,"garantiler"konusu bundan sonraki m�zakerelere b�rak�lm��t�.�zellikle "garantiler"konusunda T�rkiye'nin garantisi yerine "milletleraras� garantiler"teklif edilmekteydi.Tasla��n imzalanmas� s�ras�nda Kyprianu,Papandreu'nun da bask�s�yla yeni istekler �ne s�r�nce taslak imzalanmad�.

B.M. Genel Sekreteri Rum taraf�n�n isteklerini g�ze alarak taslakta bir tak�m de�i�iklikler yap�p bunu da Denkta�'a sununca,Denkta� buna cevap olarak; bu tasla�� kabul etmeyece�ini KKTC'nin ne T�rkiye'nin garant�rl���nden,ne de T�rk askerinin sa�layaca�� g�venlikten vazge�emeyece�ini bildirmi�tir.

Rauf Denkta�'�n iyi niyetli yakla��mlar�na ra�men 1983-1990 y�l�na dek yap�lan g�r��melerden bir sonu� al�namad�. Bu arada K�br�s Rum toplumu liderli�i i�in, G�ney K�br�s'ta �ubat 1988'de se�im yap�ld�.Kyprianu se�imi kaybetti ve yeteneksiz bir t�ccar olan Yorgo Vasileu,K�br�s Rumlar�n�n Cumhurba�kan� se�ildi.Vasileu, ilk g�nden itibaren, K�br�s T�rk toplumunu ve Rauf Denkta�'� yok sayarak,K�br�s sorununu T�rkiye Cumhuriyeti H�k�meti ile m�zakere etmek gibi bir megalomaniye kap�ld�. G�r�nen o ki kendisini T�rkiye Cumhuriyeti ile e�it d�zeye getirmek istiyordu.Denkta�'�n diyalog tekliflerine, Vasileu k�stah�a cevaplar verdi. Vasileu'nun bu gereksiz ve sa�ma tutumu iki sonu� verdi. Bir yandan, T�rkiye'nin ve K.K.T.C.'nin tutumunun sertle�mesine sebep olurken �te yandan da Amerika'y� harekete ge�irdi. Bat�l� Devletler T�rkiye'ye K�br�s �zerindeki deste�ini �ekmesi i�in bask� yapmaya ba�lam��lar hatta A.B.D T�rkiye'ye yapaca�� yard�m� buna ba�lam��t�r.T�rkiye ise bu konudaki kararl�l���n� t�m bask�lara ra�men s�rd�rm��t�r.

K�br�s konusunda yap�lan t�m m�zakereler sonu�suz kal�rken gerginlik bu d�nemde de devam etti.Bu arada K.K.T.C.'nin 1989'da ald��� bir kararla ,K�br�s T�rk�n�n,ayr� bir "milli varl�k" oldu�unu ve "self-determinasyon" hakk� bulundu�unu a��klad�.A.B.D ve B.M. bu konuyla ilgili �e�itli �neri paketleri ortaya att�lar.

4 Temmuz 1990'da ise K�br�s Rum y�netimi(Yunanistan'�n deste�iyle) K.K.T.C.'ne haber vermeden A.B.'ye tam �yelik i�in ba� vurdu.T�rkiye'nin tam �ye olarak i�inde bulunmad��� AB'ye K�br�s'�n girmesi demek,ilhak�n uzun vade de ger�ekle�mesi demektir. KKTC ise buna kar�� T�rkiye ile G�mr�k Birli�i'ni �ng�ren bir anla�ma imzalad�.

T�rkiye ile Yunanistan aras�nda ki gerginli�i d�zeltmek �zere,iki devletin Ba�bakanlar�n�n 31 Ocak 1988'de Davos Bildirisi'ni yay�nlamas� dolayl� da olsa K�br�s g�r��melerini etkiledi. Birle�mi� Milletler Genel Sekreteri Butros Gali K�br�s Rum y�neticisi Yorgo Vasiliu ile g�r��erek G�zelyurt'u Rumlara b�rakan Gali haritas�n� imzalad�.Denkta� bunu ret ederek adan�n %29 'nun T�rklere ait olmas�n� �ng�ren �neriyi kabul etmeleri konusundaki d���ncelerini �ne s�rd� .Bu �ekilde 1992 Temmuzuna kadar yap�lan g�r��melerden de bir sonu� al�namazken T�rkiye K.K.T.C.'ine daimi destek konumunu muhafaza etti.Bu da T�rk-Yunan ili�kilerini kopma noktas�na getirdi.Turgut �zal d�neminde uygulanan �l�ml� ancak bir o kadar da kararl� politika bir tak�m geli�meleri T�rkiye lehine �evirdi.2 A�ustos 1994'te al�nan bir kararla federasyonu tek ��z�m olarak g�ren eski meclis kararlar� y�r�rl�kten kald�r�ld� ve federasyonu esas alan T�rk tezi yeni bir a�amaya girdi.

1995'ten sonraki d�nemde de �ok �nemli bir a�ama kaydedilememi�tir.�u an K�br�s konusunda belirgin olan tek �ey ada da KKTC ve GKRY olmak �zere iki federe devletin varl���n� s�rd�rd���d�r. Adan�n %29'un da T�rkler di�er b�l�m�nde ise Rumlar ya�amakta olup, zaman zaman aralar�nda ��kan bir tak�m sorunlara ra�men ya�amlar�n� s�rd�rmektedir.Ancak KKTC'nin varl���n� i�ine sindiremeyen Rumlar hala baz� d�� destekler sayesinde enosis d���ncesine ba�l� olarak hareket etmekte,T�rkler'e kar�� sald�rgan politikalar izlemektedirler.

T�rkiye'nin K.K.T.C konusunda garant�rl��� devam etmektedir.Bu g�n gerek A.B.'ye girme gerekse di�er d�� m�nasebetlerinde bu durumun yol a�t��� bir tak�m dayatmalarla kar��la�an T�rkiye �l�ml� bir siyaset izlemek durumunda kalm��t�r. Bu siyasetin sonucunda baz� geli�meleri kendi lehine �evirmi�tir.Avrupal� Devletler KKTC'ni bir siyasi varl�k olarak tan�mamaktaki �srarl� tutumunu muhafaza etmektedir.Bunu da GKRY 'nin AB'ye �yeli�i tart���l�rken KKTC'nden s�z bile edilmemesinden a��k�a g�rmekteyiz.

KKTC'nin en b�y�k �ans� kurulu�undan itibaren kendisine tam destek olan T�rkiye gibi bir garant�r �lkeye, Rauf Denkta� gibi ba�ar�l� devlet adamlar�na sahip olmas�d�r.��nk� Denkta�,KKTC'nin siyasi bir kimli�e kavu�mas� ve haklar�n�n savunulmas�n� kendine �lk� edinen takdire �ayan bir politikac�d�r.KKTC'nin en b�y�k �anss�zl��� ise; siyasi varl���n�n bat�l� devletlerce �srarla tan�nmamas�d�r.

II. B�L�M

EGE MESELES�

Bilindi�i �zere Ege Adalar�n�n b�y�k bir b�l�m� 24 Temmuz 1923'te Yunanistan'a terk edilmi� 12 ada ise �talya'ya b�rak�lm��t�r II.D�nya Sava�� sonunda ise 12 ada olarak adland�r�lan Kuzey Sporat adlar� Yunanistan'a b�rak�lm��t�r.(10 �ubat 1947 Paris Anla�mas� )

Bu g�n ,Ege meselesinin temelini; karasular,hava sahas�,f�r-hatt�,k�ta sahanl���,Do�u Ege Adalar�n�n Yunanistan taraf�ndan silahland�r�lmas� ve Ege de stat�s� tart��mal� b�lgelerin durumu gibi meseleler te�kil etmektedir.

Karasu:Bir �lkenin emniyet �evresidir.Yunanistan'�n emperyalist politikalar�n�n bir uzant�s� olarak T�rk Karasular�na y�nelmesi iki �lke aras�nda kar��l�kl� bir g�vensizlik olu�turmu�, bu da �o�u zaman T�rkiye ile Yunanistan'� kar�� kar��ya getirmi�tir.

Klasik Deniz Hukukunda karasular �� mil olarak belirlenmi�tir.Lozan Bar�� Anla�mas�'nda �� mil uza��ndaki adalar T�rkiye'ye verilmi�tir.1936'da Yunanistan karasular�n� 6 mile ��karm��.Bu sayede Ege de daha fazla s�z sahibi olmu�,T�rkiye ise ancak 1964 y�l�nda karasular�n� 6 mile ��karm��t�r.Bununla da yetinmeyen Yunanistan 1974'den itibaren karasular�n� 12 mile ��karmak i�in faaliyetlere ba�lam��t�r.Bu tarih 1974 K�br�s ��kartmas�yla ayn� d�neme rastlar bura- da Yunanistan'�n amac� T�rkiye'ye misilleme yapmakt�r.Ama� bat�n�n dikkatini ba�ka bir y�ne do�ru �ekmektir.Bunda da k�smen de olsa ba�ar�l� olmu�tur.

1983'de Limni adas�n� silahland�rma �al��malar� yapan Yunanistan T�rkiye'ye yeni bir sorun daha ��kart�yordu.1984 y�l�ndan itibaren 12 mil sorunu yeniden g�ndeme geldi.24 �ubat 1984'de d�nemin Ba�bakan� Turgut �zal "Yunanistan karasular�n� 12 mile ��kar�rsa yanl��l�k yapar" diyerek bu konu da T�rkiye'nin tavr�n� a��k�a belirtmi�tir.1984 y�l� Mart ay� ba�lar�nda K�br�s'a Yunan askerinin g�nderilece�i s�ylentilerinin ortaya ��kmas� ve Ege'de 12 mil sorunu T�rkiye'de tepkilere yol a�t�. Bu arada,TBMM, 7 Mart 1984 g�n� ittifakla ald��� kararla,Atina'y� hareketlerinden dolay� uyard�.Bu uyar� karar�nda ��yle deniyordu:

"...Ege'de stat�koyu bozacak,K�br�s T�rk Toplumu'nun g�venli�ini tehlikeye d���recek her t�rl� harekete kar�� tedbir alma konusunda TBMM,Yunan h�k�metine,milletine ve d�nya kamuoyuna bu uyar�y� yapmay� kararla�t�rm��t�r."

T�rkiye ile Yunanistan aras�nda gerginli�in bu �ekilde t�rmand��� s�ralarda,Atina H�k�meti,8 Mart 1984 Semadirek �nlerinde bir yunan muhribine T�rk sava� gemileri taraf�ndan ate� a��ld���n� ileri s�rerek, Ankara'daki B�y�kel�isini geri �ekti. T�rkiye bu iddialar� reddetti ve T�rk gemilerinin Semadirek �nlerinde uluslar aras� sularda �nceden bildi�i deniz tatbikat�n� yapt���n� a��klad�.

Ayr�ca Ankara'da Yunan iddialar� de�erlendirildi ve "Ama� suni buhran" denildi. Bununla birlikte Yunanistan'�n as�l amac�n�n Amerika birle�ik devletlerini ve Amerikan yard�m� g�r��mekte olan kongreyi etkilemek, yard�m� azaltmak, T�rkiye aleyhine bir ortam olu�turmak i�in bu yollara ba�vurdu�unu belirtti. T�rkiye'nin Yunanistan'�n iddialar�n�n ger�ek d��� oldu�unu belgelerle a��klamas� �zerine,NATO Devletlerinin Atina H�k�metinin dikkatini �ekmesi ve Atina'n�n gerilemesi sonucu 36 saatlik bunal�m sona erdi.

Bu olaydan 2 y�l sonra Yunanistan T�rkiye'nin ba��n� a�r�tacak sorunlar yaratmay� s�rd�rd�. 16 �ubat 1986'da Midilli Adas� merkez olmak �zere bir "Ege Bakanl���"kurdu. Yine ayn� tarihten itibaren Kuzey Ege'de J-60 ad�yla yolcu u�aklar� i�in yeni bir hava koridoru kurdu ve bunu Limni Adas�'n�n bat�s�ndan ge�irerek �anakkale Bo�az�na daha da yakla�t�. 1987 Ocak ay� sonlar� ile �ubat ay� ba�lar�nda Yunan sava� u�aklar� T�rk hava sahas�n� �� defa ihlal etti. Bu da T�rkiye taraf�ndan protesto edildi. Bununla da yetinmeyen Yunanistan 6 Mart 1987'de kabul etti�i bir kanunla Kuzey Ege'de Ta�oz adas� a��klar�nda bir uluslararas� �irkete petrol arama izni verdi. Bu 1970 Bern Anla�mas�n�n a��k�a ihlalidir. T�rkiye Yunanistan'�n "ihtilafl� sularda" petrol aramaya kalk��mas� ger�ekte ise,bu yolla Ege'de yay�lmas�n� s�rd�rmek �zere harekete ge�mesi �zerine kararl� tutumunu korumu�. Bu da T�rk -Yunan gerginli�ini artt�rm��t�r.

26 Mart 1987'de Ankara H�k�meti ise T�rkiye petrolleri Anonim Ortakl���n� Ege'nin Kuzey ve Kuzeydo�usundaki uluslar aras� sular�nda belirlenen d�rt ayr� b�lgede petrol arama izni verdi ve ayn� g�n belirlenen b�lgelerde sismik ara�t�rmalar yapmak �zere MTA Sismik-I gemisini iki sava� gemisi e�li�inde Ege'ye a��larak T�rk karasular�nda ara�t�rma �al��malar�na ba�lad�. B�ylece iki �lke sava��n e�i�ine geldiler. Yunanistan Ba�bakan� Papandreu "T�rklere ac� bir ders verecek g��teyiz" dedi. Bu asl�nda Yunanistan'�n bu d�nemdeki sald�rgan politikas�n� a��k�a yans�tmaktad�r. T�rkiye'de haz�rl�klar�n� tamamlay�p Genelkurmay Ba�kanl��� taraf�ndan Atina uyar�larak T�rk gemilerine sald�r�n�n "sava� nedeni" olaca�� a��kland�.

Neticede iki devlet sava��n e�i�ine kadar geldiler. NATO Ege krizi ile ilgili olarak ola�an�st� toplant� yapt�. ABD her iki �lkeye de so�ukkanl� olma �a�r�s�nda bulundu. MTA Sismik-I'in uluslararas� sulara girmesine �ok az s�re kald��� s�rada Yunanistan uluslararas� sulara girmekten vazge�ti�ini bildirdi. Bat� devletlerinin uyar�lar� sonucu bu karar� alan Yunanistan'�n emperyalist politikalar� yine sonu�suz kald�.

31 Ocak 1988'de T�rkiye ile Yunanistan Ba�bakanlar� Davos'ta yapt�klar� g�r��meden sonra yay�nlad�klar� bildiri ile devletleri aras�nda bir diyalog s�reci ba�latt�lar. Ancak d�nemin D��i�leri Bakan� Mesut Y�lmaz'�n "Kimse bu g�r��melerden �ok fazla �ey beklemesin" demesi T�rk-Yunan ili�kilerinde ba�lat�lan olumlu havan�n uzun s�rmeyece�inin g�stergesiydi. Nitekim de uzun s�rmedi. Yunanistan 6 Mart 1989'da ba�layan Avrupa'da Konvansiyonel Kuvvet �ndirimi m�zakereleri s�ras�nda, T�rkiye ile Sovyetler Birli�i ile bir anla�maya var�ld��� takdirde Mersin'in "kuvvet indirimi" kapsam� i�ine al�nmas�n� istedi. Bununla da, T�rkiye'nin Mersin yoluyla K�br�s ile ba�lant�s� s�n�rlamaya �al��t�. Bu da T�rkiye ile Yunanistan aras�nda yeni bir sorun meydana getirdi. Ancak NATO devletlerinin bask�s� ve T�rkiye'nin kararl� tutumunu s�rd�rmesi �zerine Yunanistan bir kez daha geri ad�m atmak zorunda kald�. Bunun ac�s�n� da Bat� Trakya'daki T�rkler �zerindeki bask�s�n� artt�rarak ��kard�.

1982'de imzaland��� belirtilen Uluslararas� Deniz Hukuku'nun S�zle�me gere�i 16 Kas�m 1994'te y�r�rl��e girecek olmas� 1994 y�l� yaz aylar� ba�lar�nda itibaren dikkatleri yeniden Ege Denizi �zerine �evrildi. �zellikle Yunanistan'�n bu s�zle�meye dayanarak,asl�nda Haziran 1974'ten beri, Ege'de Karasular�n� 6 milden 12 mile ��karmaya hakk� bulundu�unu iddia etmesi T�rkiye'de bu konuda olan duyarl�l��� daha da artt�rd�. Ger�i, T�rkiye, dha �nce bir�ok defa Yunanistan'�n kara sular�n� 6 milin �zerine ��karmas�n�n "sava� nedeni" sayaca��n� a��klam��t�.D�nemin Ba�bakan� 1994 ba�lar�nda bu konudaki d���ncesini ��yle belirtmi�tir." Yunanistan karasular�n� 12 mile ��kartmaya ve Ege'yi bir Yunan g�l�ne d�n��t�rmeye a��k�a kalkt��� g�n 24 saat i�inde adalara ��kar�m" Bu, T�rkiye'nin bu konuya bak�� a��s�n� ve kararl�l���n� a��k�a ortaya koymaktad�r.

Yunanistan t�m bu gayretleri sonucunda 31 May�s 1995'te yap�lan III. BM Deniz Hukuku s�zle�mesinde al�nan kararla karasular�n� 12 mile ��kartma hakk�n� elde etmi�tir. Ancak bu hakk�n� hen�z uygulama yolunda bir gayret i�ine girmemi�tir. Amac� Ege'de team�l hakk� olu�turma yolunda zaman kazanmak ve Uluslar aras� platformda elinde bir koz bulundurmakt�r.

GR� B�LGELER MESELES�

T�rk Yunan ili�kilerinde di�er �nemli bir sorunda "Belirsiz B�lgeler" sorunudur.Aral�k 1995'te Figen Akat isimli T�rk Ticaret gemisinin tamamen bir tesad�f sonucu Kardak kayal�klar�nda karaya oturmas� iki �lkeyi tekrar kar�� kar��ya getirmi�tir. Kardak kayal�klar�n�n egemenli�i konusundaki anla�mazl�k ile birlikte,Ege'de egemenlik ihtilaflar� resmi bir nitelik kazanm��t�r. Ayr�ca Bodrum G�m��l�k burnu,Kalimros ars�ndaki bu iki k���k kayal�ktan birine Yunanistan'�n, birine de T�rkiye'nin bayrak dikmesi ,kar��l�kl� bayrak indirmeler,T�rk-sat komandolar�n�n di�er kayal��a ��kartma yapmas� gerginli�i artt�rm��t�r. A.B.D.'nin devreye girmesi ile olas� bir s�cak sava� �nlenmi�tir.

22 �ubat 1996'da Avrupa birli�i parlamentosu kayal�klar�n Yunanistan'a ait oldu�unu yay�nlam�� ard�ndan Yunanistan'a Uluslar aras� Adalet Divan�'na gidilmesi y�n�nde ABD �nerisi gelmi�tir. Yunanistan ayr�ca Avrupa birli�inde MEDA program�n� veto edece�ini tehdidinde bulunmu�,bununla da T�rkiye'ye yap�lacak Avrupa yard�m�n� bloke etmi�tir. T�rkiye Uluslararas� platformda Kardak'�n T�rkiye'ye ait oldu�unu ileri s�rm�� hatta Genelkurmay Ba�kanl��� May�s 1997'de yay�nlad��� "Kardak Kayal�klar�n�n Stratejisi" adl� kitap��kta kayal�klar�n T�rkiye'ye ait oldu�unu belirtmi�tir. Kas�m 1995'te Yunanistan'da yay�nlanan gazetelerde, sekizi Ege Denizinde olmak �zere on bir k���k ve �ss�z adan�n iskana a��lmas�n�n planland��� a��klanm��t�r. Yunanistan, bu uygulama ile, ilgili anla�malar ile egemenli�i kendisine devredilmemi� olan baz� adalarda siyasi, ekonomik ve sosyal alanda egemenlik g�sterisi niteli�indeki faaliyetler ile fiili bir durum olu�turarak stat�y� kendi lehine de�i�tirmeyi ama�lam��t�r.Ayn� tavr� K�rfez Sava�� s�ras�nda da sergileyen Yunanistan ilgi ne zaman T�rkiye �zerine kaysa bunu bloke etmek i�in hi�bir fedakarl�ktan ka��nmamaktad�r. S�z konusu gayr� meskun adalar�n iskana a��lmas�, Yunanistan'a Deniz Hukuku �er�evesinde herhangi bir ek menfaat sa�lamamaktad�r.

BM Deniz Hukuku S�zle�mesine g�re: B�t�n ada,adac�k ve kayal�klar�n karasular� zaten mevcuttur.

Ayr�ca,insanlar�n ya�ams�na elveri�li olmayan veya kendine �zg� ekonomik bir ya�am� bulunmayan kayal�klar hari�;di�er ada,adac�k ve kayal�klar�n k�ta sahanl��� ve m�nhas�r ekonomik b�lgeleri de bulunmaktad�r. Dolay�s�yla bu adalar� iskana a�mak Yunanistan'a Ege'deki uyu�mazl�klar konusunda hak sa�lamayacakt�. Yunanistan'�n buradaki as�l amac� �ncelikle belirli co�rafi formasyonlar �zerinde ileri s�rd��� s�zde egemenlik haklar�n�n hukuken tan�tma amac�na y�neliktir.

III. B�L�M

BATI TRAKYA MESELES�

Yunanistan'�n Kuzey do�usundaki Bat� Trakya olarak adland�r�lan b�lgede yakla��k 150.000 M�sl�man-T�rk ya�amaktad�r. Bu 1923 Lozan anla�mas�yla belirlenmi�tir. Temel hak ve h�rriyetlerini anla�man�n III. b�l�m�nde a��k�a izah edilmi�tir.

� Din,dil,�rk,milliyet ve do�um haklar�n�n tamamen teminat alt�na al�nmas� ve bu nedenlerden dolay� ay�r�m yap�lmamas�,temel inan� ve din h�rriyetlerinin sa�lanmas�,

� Serbest dola��m ve seyahat �zg�rl�klerinin sa�lanmas�,

� Kamu sekt�r�ne az�nl�ktan da eleman al�nmas�,

� �zel ili�kilerde,dini toplant�larda bas�n-yay�n organlar�nda yada toplumsal mitinglerde ana dillerini kullanma �zg�rl��� sa�lanmas�,

� T�m temel dini haklar�n teminat alt�na al�nmas�,

� E�itim ve ��retim kurumlar�nda kendi dillerinde e�itim yap�lar�n�n sa�lanmas�,dini,sosyal kurum ve kurulu�lar�n�n yap�m� ve ya�at�lmas�,dini e�itimlerini serbest�e yapmalar�n�n sa�lanmas�,az�nl��a her konu da e�it haklar�n tan�nmas� gereklidir.

Bu, Yunan Anayasas�n�n "Yunan H�k�meti di�er Hristiyan vatanda�lara sa�lad��� haklar�n ayn�s�n� M�sl�man-T�rk az�nl��a sa�layacakt�r." Maddesi Lozan Bar�� Anla�mas�nda da yer almaktad�r.

Ancak pratikte bu uygulamalar �ok farkl� �ekilde olmu�tur. 1930-1950 y�llar� aras�nda d�zenli bir periyottan bahsedilebilir ancak bu d�nemden sonra baz� birtak�m anla�malara m�teakip dengeler bozulmaya ba�lam�� ve �zellikle 1983 sonras� ili�kiler iyice gergin bir mahiyete b�r�nm�� ve buradaki M�sl�man-T�rk az�nl�klar her a��dan zor durumda b�rak�lm��t�r. Bu anla�malara gelince bunlar: Helsinki Zirvesi,Paris �art�,Avrupa G�venlik ve ��birli�i Komisyonu gibi anla�malarla az�nl�k haklar� teker teker s�ralanm��t�r.Yap�lan t�m bu anla�malara ra�men Bat� Trakya M�sl�man-T�rk az�nl��� mensuplar� hala devam eden ayr�mlar� sorgulamakta ay�r�mlar�n sona erdirilmesini ve e�it vatanda�l�k ilkelerinin hayata ge�irilece�i g�nleri beklemektedir .�imdi bu az�nl���n ya�ad��� �nemli sorunlara de�inelim.

IRK�I AYIRIM- 19. MADDE

M�sl�man-T�rk az�nl��� 1920'li y�llarda n�fusun %85'ini olu�tururken bug�n bu %35'lere varan bir d���� g�stermi�tir. Bunun nedeni Yunan devletinin M�sl�man-T�rk az�nl���n etnik,dini ve k�lt�rel varl���n� y�llar boyu bir t�rl� i�ine sindirememi� olmas�ndan ve 19.madde uyar�nca Bat� Trakya'da ya�ayan T�rk- M�sl�man unsurlar�n� vatanda�l�ktan ��karmas�d�r.

NED�R BU 19. MADDE?

Bu maddeye g�re:"Yunan olmayan bir ki�inin geri d�nme niyeti olmadan Yunanistan'dan ayr�lmas� halinde bu vatanda��n Yunan vatanda�l���ndan ayr�ld���na h�kmedebilir. Bu h�k�m yurt d���nda do�mu� ve oturmakta olan Yunan olmayan etnik k�kenli ki�ilere de uygulan�r. Ana babas�n�n ikisi birden veya hayatta olan� vatanda�l���n� yitirmi� olsa,re�it olmayan �ocuklardan yurt d���nda ya�ayanlarda vatanda�l���n� yitirmi� olarak ilan edilebilirler. Vatanda�l�k konseyinin ayn� y�nde alaca�� karara dayanarak bu konu da i�i�leri bakan� karar verir."

Yunan H�k�meti bu karara dayanarak M�sl�man-T�rk unsurlar�n seyahat �zg�rl�klerini de k�s�tlam��t�r.

E��T�M SORUNLARI

Bat� Trakya'daki M�sl�man-T�rk unsurlar�n e�itim sorunlar� g�n�m�zde de devam etmektedir. Az�nl�klar�n e�itim haklar� sadece Lozan Bar�� Anla�mas�yla de�il, T�rkiye ve Yunanistan aras�nda imzalanan,1951 K�lt�r Anla�mas� ayr�ca,1968 protokolleri ile de garanti alt�na al�nm��t�r. E�itimcilerin az�nl�k �ocuklar�n� kendi dillerinde e�itecek yeterli seviyede olmay��lar�, ders kitaplar�n�n g�n�m�z ko�ullar�na yeterli derece de cevap vermeyi�i, az�nl�k �ocuklar�n�n burada kendilerini gerekti�i �l��de yeti�tiremedikleri i�in,kendilerini ikinci s�n�f vatanda� olarak hissetmelerine neden olmaktad�r. Ayr�ca yurtd���na e�itim i�in giden �ocuklar ise vatanda�l�k haklar�n� kaybetmektedirler.

Yunanistan E�itim Bakanl��� 1993 y�l�nda yay�nlad��� bir kanunname ile bundan b�yle iki tane olan az�nl�k lisesine ��renci al�mlar�n�n "tombala"usul�yle yap�laca��n� karara ba�lam��t�r. Her y�l az�nl�k ilkokullar�ndan yakla��k bin ��renci mezun olmakta ,ancak bu e�itsiz uygulaman�n sonucu ortaokula gidememektedir.

Az�nl�k kendi e�itimcilerini se�me hakk�na sahiptir. Ancak 1968'den sonra Yunan Devleti Selanik �zel Pedagoji Akademisinden yeti�en e�itimcileri az�nl�k ilkokullar�na yerle�tirmi�tir. Yunanl� e�itimciler taraf�ndan e�itilen bu ��retmenlerin �o�u T�rk�e'yi �ok az konu�up, yazabilmektedir. 1995'e kadar az�nl�klar�n Yunan �niversitelerine girmesi �ok zor bir olayken 1996-1997 y�llar�nda az�nl�k ��rencilerine ayr�lan 0,005 kontenjanla, yakla��k y�z kadar ��renci Yunan �niversitelerine al�nm��t�r.

D�N� HAKLAR (M�FT�LER�N SE��M�)

Dini liderlerin se�imi Bat� Trakya M�sl�man-T�rk az�nl�k taraf�ndan se�imle i� ba��na gelmeleri gerekmektedir. M�ft�l�k tayinleri 1990'a kadar ikili ve uluslar aras� anla�malar�n 2345/1920 say�l� yasa gere�ince az�nl�k mensuplar� taraf�ndan se�imle yap�lmaktayd�. 1990'dan sonra bu anla�malar Yunan Devleti taraf�ndan tek tarafl� olarak kald�r�lm��t�r. Hristiyan Ortodoks Kilisesi taraf�ndan atanan m�ft�ler ba�a gelmi� ve M�sl�man az�nl�k bunu asla i�ine sindirememi�tir. M�ft�l�k makam� bu ki�ilerce i�gal edilmi�tir. Bu atamalar 1913 Atina ve 1923 Lozan bar�� anla�mas�na ayk�r� olarak yap�lm��t�r. Oysa 1990 y�l�nda Bat� Trakya M�sl�man T�rk az�nl��� taraf�ndan �ske�e m�ft�s� olarak Mehmet Emin A�aya kar�� Yunan mahkemelerinin �ng�rd��� adil karar (!)hapis olmu�tur. Yine ayn� �ah�s,1995 y�l�nda "M�ft�l�k makam�n� gasp" su�undan 10 ay hapisle cezaland�r�lm��t�r. M. Emin A�a May�s 1996, Nisan 1997 ve 25 �ubat 1998 tarihlerinde yine ayn� su�larlarla hakim kar��s�na ��kar�lm�� ve hapis cezas�na �arpt�r�lm��t�r. G�r�ld��� gibi bu insanlar en tabi haklar� olan M�ft� se�imi konusunda bile haks�zl��a u�ram��lard�r.

VAKIFLAR

Vak�f y�netimine se�ilecek �ah�slar,1091 say�l� yasa gere�ince 1980 y�l�ndan itibaren Hristiyan Ortodoks idareciler taraf�ndan atanma yoluyla i� ba��na getirilmi�tir. Bu uygulama da haks�zl�k had safhadad�r. Tek tarafl� uygulamalarla bu az�nl�klara her a��dan zorluk ��kartma konusunda b�y�k bir gayretle devam edildi�ini g�r�yoruz.

EKONOM�K PROBLEMLER

Bat� Trakya Az�nl�k B�lgesi, Avrupa Toplulu�u'nun en fakir ve en az geli�mi� b�lgesidir. Bu,Yunan y�netiminin uygulad��� ayr�l�k�� politikalar�n bir sonucudur. Bunu b�lgedeki, Hristiyan ve M�sl�man unsurun aras�ndaki ekonomik u�ucumun yan� s�ra yollar�n bozuklu�u,evlerinin eskili�i ve i�yerlerinin fakirli�i ile a��k�a ortadad�r. M�sl�man T�rk unsurlar�n 1992 y�l�na kadar gayr� menkul edinmeleri,ev yapt�rmalar� veya onartt�rmalar� �zel izinler ile m�mk�nd�r. Ayn� �ekilde az�nl�k unsurlar� s�r�c� belgeleri almalar� da se�imden se�ime verilen bir r��vettir. Uzun s�reli izin veya ehliyet almalar� neredeyse imkans�zd�. Devlet Yunan soyundan Hristiyan unsurlara M�sl�man-T�rk unsurun ta��nmaz mallar�n� sat�n almalar� i�in y�llarca faizsiz krediler verdi�i halde M�sl�man-T�rk unsurun bu kredilerden yararlanmamas�na �zenle dikkat edilmi�tir. Yine az�nl�klar�n elinde topraklar�n �o�u kamula�t�r�lm�� b�lgeye cezaevi, �niversite, fabrika yap�laca�� gibi �e�itli bahanelerle topraklar� ellerinden al�nm��t�r. Ancak s�z konusu kurulu�lar bug�n bile ger�ekle�tirilmemi�tir. Bu �ekilde bu unsurun elinde �ok az toprak b�rak�lm��t�r. Devlet dairelerinde g�revli Bat� Trakya M�sl�man-T�rk az�nl��� mensubu hen�z devlet memuru yoktur. Sadece baz� kamu kurumlar�nda ge�ici olarak �al��an temizlik i��ileri bulunmaktad�r. Az�nl�k mensuplar�ndan g�n�m�ze kadar olan s�rede devlet dairelerinde y�netici s�fat�yla devlet memuru atanmam��t�r.

POL�T�K HAKLARI

M�sl�man-T�rk az�nl�klar�n kendi i�lerinde �zg�rce kendi ba��ms�z milletvekillerini se�ebilme haklar� yoktur. Daha �nceden beri y�netim milletvekili se�imleri s�ras�nda T�rkiye'den Yunanistan'a oy kullanmak i�in gelmek isteyenleri T�rk-Yunan s�n�r�ndan i�eriye sokmayarak engellemek istemi�tir. Yine s�rf b�lgedeki oy da��l�m�n� dengelemek �zere binlerce askeri Bat� Trakya B�lgesine sevk ederek oylar�n� bu b�lgede kullanmalar�n� sa�lanm��t�r. Bununla siyasi tercih de�i�imi sa�lanmak istemi�tir.

%3'l�k �lke baraj� konmadan �nce Nisan 1990 se�imlerinde iki ba��ms�z milletvekilini Yunanistan Parlamentosuna g�nderen az�nl�k daha sonra de�i�tirilen se�im sistemi ile bu hakk�n� da kaybetmi�tir. Ama� az�nl�k haklar�n� temsil edecek bir ba��ms�z milletvekilini mecliste bulunmas�n� engellemektir.

G�n�m�z parlamentosunda 22 Eyl�l 1996'da se�imlerinde az�nl�ktan da Yunan meclisine �� milletvekilinin se�ilmesi ile �u an biraz daha iyi bir a�ama kaydedilmi�tir. G�m�lcine'den Galip S. Galip Pa.so.k. partisinden,Mustafa Mustafa ,Sinaspismos sol ittifak partisinden, �ske�elilereden Birol Akifo�lu Yeni Demokrasi Partisinden milletvekili se�ilmi�lerdir. G�n�m�zde ise az�nl�k G�m�lcine ve �ske�e'den on iki M�sl�man-T�rk �yesini il meclisine g�ndermi� bu da bundan bir �yenin vali yard�mc�l���na getirilmesi ile sonu�lanm��t�r.

MEDYA SORUNLARI

Az�nl�k bas�n� kontrol alt�nda tutulmakta, T�rkiye'de yay�mlanan gazete,dergi ve kitaplar�n b�lgeye gelmesi engellenmektedir. Atina'da oturan az�nl�klar i�inse b�yle bir k�s�tlama s�z konusu de�ildir. TRT devlet taraf�ndan bloke edilmekte T�rk�e yay�n yapan bas�n,radyolarda �al��an ki�iler s�rekli kontrol alt�nda tutulmakta ve zaman zaman para hapis cezalar�na �arpt�r�lmaktad�r.ilgin�tir T�rkiye'de b�yle bir uygulama s�z konusu de�ildir. ET1,ET2... vs Yunan televizyon kurulu�lar� T�rkiye'de de yay�n yapmaktad�r.�zellikle Bat� Anadolu 'da halen bu kurulu�lar�n yay�nlar� bu g�nde devam etmektedir.

AZINLI�IN ETN�K K�ML���N�N REDD�

M�sl�man az�nl���n "T�rk" kimli�i Yunan h�k�metince reddedilmektedir. Buna gerek�e olarak T�rkiye'de ya�ayan T�rk uyru�undaki insanlar�n "T�rk "olarak adland�r�ld�klar�n� bu nedenle Yunanistan'da ya�ayan M�sl�manlar�n da "T�rk" olarak adland�r�lmas� sak�ncal� olaca�� g�sterilmektedir. "T�rk Az�nl���" deyiminin kullan�lmas� dahi su�tur. 16 Ekim 1994 yerel se�imleri s�ras�nda "T�rk" s�fat� kullan�ld���ndan dolay� se�im kampanyas� pankartlar� devlet taraf�ndan indirilmi�tir.

K�LT�REL VARLIKLARIN YOK ED�LMES�

B�lgede yakla��k 600 y�zy�l varl���n� s�rd�ren Osmanl� T�rk-�slam egemenli�inden kalma tarihi ve k�lt�rel eserler,zaman i�inde tahrip edilmi�tir.Ancak hala varl���n� koruyan camiler,tarihi binalar,k�pr�ler, tekkeler ve k�lt�rel varl�klar mevcuttur. Bu k�lt�r varl�klar� Yunan h�k�meti taraf�ndan dolayl� olarak yok edilmeye �al���lm��t�r. Ayr�ca do�al felaketlerde tahrip olan bu k�lt�r miras�n�n onar�m�na izin verilmeyerek b�lgedeki T�rk tarih miras�n�n yok olmas�na sebep olunmaktad�r.

ASKER� YASAKLI B�LGELER

Mesta-Karasu Nehri'nden Meri� Nehri'ne kadar olan ve �ske�e,G�m�lcine ve Dedea�a� illerini kapsayan Kuzey da�l�k b�lgeleri hala" giri�i yasakl� "durumdad�r. Ayr�ca herhangi bir ikinci �lke vatanda��na yada Avrupa veya Amerikan vatanda�lar�na bu b�lgeye seyahat yasa�� getirilmi�tir. Buras� Avrupa toplulu�u �yelerinin tek yasakl� b�lgesi konumundad�r . T�m bu olumsuz ko�ullara ra�men bu b�lgede ya�amlar�n� s�rd�rmeye �al��an M�sl�man-T�rk az�nl�klar uzun y�llar boyu "Yasak B�lge" d���nda ya�ayan soyda�lar� ve dinda�lar�ndan ayr� tutulmaya �al���lm�� temas ettirilmemi� tecrit edilmi�lerdir. B�lgede yol,su,elektrik,telefon ve sa�l�k hizmetleri gibi olanaklar yok denecek kadar azd�r.

Yunan h�k�metinin Bat� Trakya'da ki M�sl�man-T�rk az�nl��a sa�layaca�� e�it hak ve �zg�rl�kler; bu toplumun, devletlerine daha �ok sayg� duymalar�na yol a�acakt�r. G�n�m�zde bu ili�kilerin biraz daha ray�na oturtulmas� i�in kar��l�kl� �abalar sarf edilmektedir. Ancak bunun tam manas�yla ger�ekle�mesi, kar��l�kl� �zveriye ba�l�d�r.

SONU�

SEM�NER SAYFASINA GER� D�N

ANASAYFA

Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

1