
BEDAVA E-MAIL | E-KART YOLLA | EĞLENCE | iZMiR GUIDE | KOMiK RESiMLER | FiNANS | SiTE EKLE
TÜRKLER DÜNYA TiCARET MERKEZiNDEN NASIL KURTULDULAR?
Terörist saldırı sonrası çöken New York'taki ikiz kulelerde çalışanların büyük bir bölümü dumandan boğularak ve yanarak öldü. Çöken binaların enkazı altında da binlerce kişi var. Kulelerde çalışan Türkler'in büyük bölümüyse hayatta. Medyaya yansıyan kurtuluş hikayelerinden yola çıkıp Türk'ün hayatta kalışının sırrını çözdük! Biraz "fıkra" gibi olsa da ortada bir gerçek var:
HERŞEYiN EN KÖTÜSÜNÜ DÜŞÜNÜRÜZ 1) Herşeyin en kötüsünü düşünmeyi alışkanlık haline getiren Türkler bina büyük bir gürültüyle sarsılınca akıllarına iki olasılık getirdi: Ya uçak çarptı, ya deprem oldu. Binadaki ABD'lilerse kulelerin elektrik yada soğutma sisteminin patladığını düşündü. Türk "N'aparım"ı planlarken Amerikalı masasında çalışıyordu.
BiZE EMiR, ANONS iŞLEMEZ 2) Resmi emirleri, anonsları oldum olası ciddiye almayan Türkler, hoparlörden yayılan "Binayı terketmeyin" uyarılarına aldırmayıp merdivenlere yöneldiler.
CANIMI AL CEP'iMi ALMA 3)Tam bu sırada hep açık tuttukları, en ciddi toplantıda bile kapamadıkları, tuvalette dahi yanlarında bulundurdukları cep telefonları çalmaya başladı! Cep'ini kalbi gibi hayatın vazgeçilmez parçası gören Türk yine haklı çıkmıştı.
KANKADAN UYARI: YANIYORSUN 4)Sağlam aile ilişkileri, kankalar, eş - dost, memleketteki ahbaplar yine işe yaramıştı. Cep'ten cep'e aramalar bitmiyordu. "TV'de gördük sizin binaya uçak vurdu, yanıyorsunuz abi, arkana bakmadan kaç". Patlamanın esrarı çözülmüştü. Geriye tüm kuralları hiçe sayıp bir an önce binadan kaçmak, çıkmak kalıyordu.
POLiSE, iTFAiYECiYE GÜVEN OLMAZ 5)Merdivenden son sürat aşağı inen Türkler önlerine çıkıp, "Geri dönün, sakin olun" diyen polis ve itfaiyecileri dinlemedi. Önlerini kesmeye kalkanları da ittirip basamakları dörder beşer indiler. Polise ve itfaiyeciye güvenmemek her Türk'ün geleneksel bir alışkanlığıdır! Deprem fobileri ve terör deneyimleri sayesinde neyin nasıl yapılacağını iyi bildikleri için kural mural tanımadan canlarını dışarı attılar. Bakın binadan kurtulan bir Türk yaşadıklarını nasıl anlatıyor: Önümüzdeki ABD'liler görevlileri dinleyip merdivenin sağından tek sıra halinde sakince aşağı iniyordu. Polise "Neden solu kullandırmıyorsun?" dedim. O da "Orayı yukarı çıkanlara ayırdık" dedi. Güldüm, yukarısı yanıyor be deyip tek başıma soldan jet gibi binayı terkettim. 2 dakika sonra bina çöktü.... Kendi işini kendi görmeye alışkın, telaş ve panik içinde seri hareket etme kabiliyetine doğuştan sahip olan kural tanımaz Türk yine gemisini kurtardı.
UYKU iŞTEN DAHA ÖNEMLiDiR 6) iş hayatını oldum olası hafife almayı yaşam felsefesi kabul eden Türkler'in büyük bölümü de zaten kuledeki işine gelmemişti. Başta Japonlar olmak üzere çoğunluk 08.00'de işbaşı yapmıştı, olay 09.00'da oldu ama bu sırada Türkler'in çoğu bina dışındaydı. işte örnek: Binadaki Türk fotoğrafçının 40 çalışanının 36'sı işe henüz gelmemişti! Nedeni basit: 1) Türk işe hep geç kalır. 2) Türk işe gitmek için kurduğu çalar saatini sabah ilk zırıltıdan sonra "iki dakika daha uyuyayım" diye kapatır. işte o iki dakika uzar gider ve işe geç kalınır. Bu olay günü de birçok Türk'e aynısı olmuştu. 3) Hastalık yalanıyla iş kırmak Türk'ün vazgeçilmez alışkanlığıdır. Kaderin yardım ettikleri "hastalandım" deyip iş kırma şanslarını olay günü kullanmışlardı. 4) Türk arabasına iyi davranmaz, bakımını zamanında yaptırmaz. Olay sabahı işe doğru yola çıkmaya hazırlanan birçok Türk'ün arabası çalışmadı. 5) Türk herkesin 10 dakikada gittiği yolu en az 20 dakikada gider. Çünkü; sigara içer, etrafı seyreder, cep telefonuyla konuşur ve kestirmeden gideceğim diye hep en uzun, en sıkışık yolu seçer. Kötü gibi görünen bu alışkanlıklar kulede çalışan nice Türk'ü kurtardı.
TÜRK DEDiĞiN iLERiYi GÖRÜR 7) ileri görüşlü Türkler dışarı çıktıktan sonra da seri davranmaya devam etti, hız kesmeden binanın çevresinden uzaklaştı. Bu sırada ABD'liler şoktaydı ve yanan kuleleri şaşkın şaşkın seyrediyorlardı. Yine olay yerindeki bir Türk kızına kulak verelim: Ben arkama bakmadan koşuyordum. Çünkü depremde nice bina sallantıdan 15 - 20 dakika sonra gümbür gümbür çökmüştü.... ileriyi göremeyen ABD'lilerse cepten eşlerini arayıp "Kurtulduk" müjdesini veriyorlardı. Kuleler çökerken sanırım bu müjdeciler ellerinde cepleriyle enkaz altında kaldılar.
iŞTE EN BÜYÜK ŞANSLARI! 8)Tüm bu olup bitenlere karşın binadaki Türkler'in büyük bir şansları daha vardı: Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerinde olay sırasında çok az Türk bulunuyordu. Yoksa hepsi uyanık olan Türkler birbirlerini acımasızca ezerdi. Ve terörden değil Türk'ün Türk'e zulmünden ölüp giderlerdi.
Soru ve Öneriler İçin: [email protected]
Copyright © 2000,2001 - KIVANÇ.OnLine