SUNUŞ
Seçkin bazı batılıların, kendiliğinden “İslâm” a gönül vererek,
”İslâm’ın Batı Cephesini” açtıkları bir dönemdeyiz. Büyük bir çoşkuyla
katıldıkları bu sürpriz cephe, belki de gelecekteki köklü bir dönüşümün ilk
belirtileridir.
Kimliğinde müslüman yazmayan, kimi hristiyan, kimi tanrısız olan batılı
bilginlerin “İslâm’ı seçmesi” taklide değil, tahkike dayanmaktadır. Çünkü
onların talkit etmeleri gereken çevrelerini karşılarına almaları, eski din ve
inançlarını terketmeleri, rahat ve refaha sırt çevirerek, aileleri ve kurumları
tarafından reddedilmeyi göze alıp yapayalnız kalmaları beklenmedik umulmayan sürpriz
bir gelişmedir.
Hiçbir zorlama olmaksızın, Batılı için “Çok zor bir din olan İslâm’a
teslim olmaları” ALLAH’ın “Hidayet çağrısının” BİLİM ile tecelli
ettiğini gösteriyor. İslâm’ın Doğu cephesinin dize getiremediği bu “Haçlı”
kökenli insanların saf değiştirmesi aklın zaferidir. Onların bilim yoluyla
İslâm’ı seçmesinin çok büyük anlamı var.
Bu anlam tek kelimeyle Kur’an’ı Mübiyn’de sitayiş ve teşvik gören
“Bilim”dir. Yaratan, sözcüsününde mübarek ağzından bilim’i “Beşikten
mezara; kadın erkek” herkeze kutsal ve makbul bir uğraş olarak “Farz”
kılmıştır. Kaldı ki, ALLAH, kendini akıl yoluyla bulmak için bilim ile tahkik
edilmesini “Farz-ı âyn” saymış, bir saatlik bilim tefekkürünü yetmiş yıllık
ibadetten üstün tutmuştur.
Bilim Allah mülküdür, kul nimetidir. Bundan olabildiğince ve alabildiğince
nasiplenilmelidir. Allah öğretisi olmayan bilim ortak malınız olmaktan çıkar.
Çünkü kâinat hem yaratanı gizler hem gösterir. Bu ince ayırımda bilim ile
Rabbimizi bilmemiz, bulmamız “Kulluk borcu” dur.
Kâinatın sakladığı Yaratıcıyı bilim aynasıyla görmek, yazarımızın
“İslâm” olma serüvenini dile getiriyor. Bu aynı zamanda ZİG ZAG adı altında
toplanan üç yüz den fazla bilginin ortak kaderidir.
Yazarın dünyada ilk ve tek olarak yayınlanacak olan ARZ-ARŞ dizisinin bu ilk bantı
iki cilt halinde düzenlenmiştir.
Elinizdeki ilk cilt, bilimin bulgularının tarihçesini ve sonra da Kur’an
öğretisiyle bütünleşmesini vurguluyor. Bu ciltte yer gök, kürre zerre,
pulzer-kuazar, kuantum-relativite, karadelik akdelik, yaradılış kıyamet, paralel
evrenler parite tünelleri, antimadde soyut madde bilinç cin vb. konular var.
İkinci cilt kapsamında ise “Arş”a kadar yükselen dışımızdaki evrenler var:
“Süper Uzay-Hiper Uzay” teoremlerinde “Misâl âlemi” nin mekanizmasını
sunuyor. Esir Takyon teoremleriyle ruhsal yeteneklerimizi açıklıyor. Nûr denen sonsuz
özün’ü enerjiyle, başta melekler olmak üzere, evren’in yukarı katmanlarına
cesurca çıkıyor. Berzah, Mücerret, Mânâ, Ruh, Emir âlemlerini anlatırken
şaşırtıyor. Aklın Gayb Âlemine hatta Arş’a kadar matematik ile uzanılacağına
dikkat çekiyor. En önemliside “İslâm – Bilim” buluşmasının
gerçekleştiğini, artık bir bilim adamının aynı zamanda “Din adamının
görevini” üstlendiğini gösteriyor.
Diğer bantlarımız “Arş’tan Allah’a, Can-İnsan,Cin-Şeytan,
Melek-Müvekkil” gibi can alıcı konuları sürdürecek. Okuyucu, bilimdeki gediği
kapamak, bilgilenmek yanındai Kur’an’ın çağdaş yorumunuda şimdiye kadar
yaklaşılmamış bir düzeyde bulacaktır.
Kâinat yaratanın şanına yakışır bir karmaşa gibi gözükürse de bilimde
“Bulmak” çok zor; fakat bulunanı bilmek çok kolaydır. Dolayısıyla ayıp olan
öğrenmemektir. Öğretmek ise başlıbaşına bir güçlülüktür. Fakat yazarımız
kavramayı kolaylaştıran, akla gelmeyenleri düşündürten, bilimi sevdirip
güzelleştiren sade ve yakın bir dille mekanik anlatımı yumuşatıyor.
Yayınevimiz yazarla Allah Celle Şanuhu’nun rızası için hizmet işbirliği
yapmaktan mutludur...
Gayret bizden, Hidayet Allah’tan...
KİTSAN