BİLGİ TOPLUMU

İnsanlık tarihi geçmişten günümüze kadar çeşitli evreler geçirmiştir.Bu evreler birçok bilimadamı ve gelecek bilimci (futurolog) tarafından sınıflandırılmıştır. ilk olarak karşımıza tarım toplumu kavramının çıktığını görmekteyiz.Bu dönemde insanlar avcılık-toplayıcılık ve tarım kültürüyle uğraşmışlardır. Tamamen toprağa dayalı bir sosyal yapının olduğu gözlenmektedir.
insanların su kenarlarına yerleşmeleri tarım hayatını yaşamada etkili olmuştur.Ekonomi tarıma dayandırılmış,insan gücü ön plana çıkmıştır. Ekip biçilmenin öğrenilmesi ve buna bağlı olarak yerleşik hayata geçilmesi, bugünkü gelinen noktanın ilk halkasını oluşturmuştur. Tarım toplumu diye adlandırılan bu dönemde yerleşik kültürün oluşmaya başlaması gözlenmektedir.
ikinci olarak sanayi toplumu kavramının varlığından söz edilmektedir. Bilgi toplumu kavramının temelinde sanayileşme yatmaktadır. öyleki buhar makinesinin icat edilmesi, ingiltere'de görülen hızlı sanayileşme hamlesi yeni bir çığır açacaktır. Bu sanayileşme olgusu bütün Avrupa'da kendini hissettirecektir. Makineleşme gitgide önem kazanmış,fabrikalar kurulmuş,iş sahaları artmıştır. sanayileşme beraberinde kentleşme olgusunuda getirmiştir. Düzenli kentlerin kurulması,refah seviyesinin artması insanları çeşitli arayışlara itmiştir. sanayileşmenin en büyük,en önemli yanı 'Boş zaman' kavramını gündeme getirmesidir.
bu dönemde insanlar boş zamanlarını değerlendirmek için çeşitli arayışlar içine girmişlerdir. sanayi kesiminde çalışan işçi kesimi boş zamanlarını değerlendirmek için pub adı verilen barlara takılmaya başlamışlardır. Bu gidişattan memnun kalmayan işverenler kendi işyerlerine mekanik enstitüler kurmaya başladılar. Amaç işcilerin eğitilmesini sağlamaktır. daha sonraları İngiltere de umumi kütüphanelerin açılması, bilimsel bilginin artması ve yayın patlaması yeni gelişmelere neden olmuştur.
Bu gelişmeler daha sonra içinde yaşadığımız zamanın oluşmasına,şekillenmesine yön verecektir. ve son olarak bilgi toplumu kavramı. Bu kavram her ne kadar değişik isimler altında anılsa bile( uzay çağı, eloktronik çağı...) ben de bilgi çağı kavramını kullanmayı uygun görüyorum.


Sanayileşme beraberinde rekabetide meydana getirmiştir.Üretilen mamulllerin yeni pazarlara satılma isteği ülkeler arsında rekabete yol açmıştır. Bütün bu gelişmeler bugün yaşadığımız zamana nasıl geldiğimiz hakkında kısaca sizlere bilgi verebilir.
Bugün teknolojinin son hızla gelişme gösterdigi bilinen bir gerçektir.İçinde bulunduğumuz zamana bilgi çağı adının verilmesi teknoloji ile bilimsel bilginin birleşmesi sonucunda olmuştur. Günümüzde 'Bilgi' alınıp satılabilen bir meta durumuna gelmiştir. Bilgi bir nevi güç durumundadır. Bilgiyi kullanan, üreten, örgütleyen,yayan ve satan ülkeler bu işten en kazançlı çıkacak ülkelerdir.


Bilgi çağını ve bilgi toplumunu yaşayabilmek için şu temellerin oluşturulması gereklidir;
- Sanayileşme devrini tamamlamak
- Bilgiyi üretmek,tüketmek,kullanmak,örgütlemek
- Bilgi Ağlarını,Bilgi otobanlarını oluşturmak
- Bilgi teknolojilerini kullanmak ve hakim olmak
- Üretilen bilgi teknolojilerini yeni pazarlara sunmak ve bundan para kazanmak

Bugün bilgi toplumu beraberinde 'globalleşme' kavramınıda beraberinde getirmiştir. Bilgi toplumunu oluşturan ülkeler sınırları ortadan kaldıran bir dünya oluşturma gayreti içindedirler. Globalleşme bir çok değişimi sağlamıştır. Sınırları ortadan kaldırarak tekvucut halinde olmamızı gerekli kılmıştır. Bugün baktığımızda büyük şirket evliliklerinin gerçekleşmesi, ingilizce'nin ortak bir dil olarak görülmesi globalleşmenin sonuçlarındandır. Bugün bu noktaya nasıl gelindi? Sorusunu kısaca şöyle cevaplayabiliriz.
1957 yılında Sovyet Rusya'nın sputnik uydusunu uzaya fırlatması bugünleri yaşamamızda ilk kıvılcım oldu. Bu gelişme karşısında A.B.D rakibi olan sovyet Rusya karşısında hezimete uğradığı fikrine kapıldı. A.B.D bu gelişme karşısında büyük bir moral çöküntüsü yaşadı. Bunun üzerine ülkede büyük bir seferberlik başlatıldı. Yeni kalkınma planları hazırladı, Eğitim sistemi tamamıyla yeniden gözden geçirildi. Bugün bile Amerika Birleşik Devletleri eğitim sistemini çok kısa aralıklarla gözden geçirmektedir. Bugün bu rekabetten doğan gelişmelerin meyvalarını toplamaktayız. Kuşkusuz bilgi teknolojilerinin artması, bilginin öneminin kavranması kütüphane ve bilgi-belge merkezlerine olan ilgiyi artırmış. Bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen ülkelerde gereken yeri almışlardır. Esas sorun bilginin yönetilmesi ve organizasyonunda yoğunlaşmıştır. Bu konular üzerine çalışmalar yapılıp, bilimsel makaleler yayımlanmıştır.


Bilgi toplumu olma bilgiden geçmektedir. Yaşadığımız yüzyılda bilgiyi kullanan, organize eden, yöneten ülkeler globalleşen dünyada yerlerini alacaklardır. Bunları önemsemeyen ülkelerde bilgi toplumundan nasiplerini almayacaklardır.

Ümit Kaymaz

Ana Sayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1