BİLİŞİM

Büyüklerimiz hep 2000'li yıllarda Türkiye'nin daha büyük, daha müreffeh, muasır medeniyetler düzeyine ulaşmaya daha yaklaşmış olacağımızı söylerlerdi, maalesef yeni binyıla çok yaklaştığımız şu günlerde bırakın muasır medeniyetler düzeyini, eski Türkiye'yi özler olduk, bir konu hariç : BİLİŞİM...
Türkiye'de bilişim sektörü o kadar büyüdü ki, artık dünyada hatırı sayılır bilişim firmaları Türkiye'ye yatırım yapmaya, Türkiye'yi potansiyel pazar olarak görmeye başladılar. Belki de ülke olarak hedeflerimize ulaşabilmemiz için önde gelen şartlardan biri sürekli dijitalleşen dünyaya ayak uydurabilmek ve bu konuda üretim yapmaktan geçiyor. Bu konuda üretim yapmak ise üretilen bilgileri kullanabilmek ve yeni bilgiler üretebilmekten geçiyor. Hindistan'ın tüm milli gelirlerinin %14 gibi büyük bir kısmı yazılımdan elde edilen gelirlerden oluşmakta.


Türkiye'nin böylesine büyük bir pastadan pay alabilmesi için yapması gereken ise konusunda ülkenin gidişini belirleyen kurumların bir an evvel teknoloji ithal etmeyi bırakıp beyin göçünü engellemeleri ve konusunda yetişmiş gençlere hemen yatırım yapıp onların üretim yapmalarını sağlamaları olacaktır. Yoksa isimlerimizi ".. business solutions" olarak değiştirmeyle, hâlâ muhasebe ya da falan filan takip programları geliştirmeyle aradan bir bin yıl daha geçse birileri bilişim sektörinden milli gelirlerini artırırlarken biz onların ürettiklerini tüketmeye çabalamayla koşturur dururuz ve bu kısır döngü böylece döner.
Şimdiye kadar çeşitli platformlarda yüzlerce kez dile getirilen bu konu üzerinde ciddi ciddi düşünmemizin zamanı geldi de geçiyor bile, sanayi devrimini kaçırdık, geride kaldık, ama önümüzde pırıl pırıl ve hala dünya çapında çok şeyler yapılabilecek bir teknoloji devri duruyor, ya yatırım yapar üretirsiniz ya da 20. yüzyıldaki gibi olanları izlersiniz. Seçim size ait..
Yeni bin yılda Türkiye'nin hedeflediği yere ulaşmasında büyük adımlar atacağımızı ümit ediyoruz.

anasayfa

Hosted by www.Geocities.ws

1