![]() |
| Mustafa Kemâl ATATÜRK (1881-1938) |
| İSTİKLÂL MARŞI |
![]() |
| Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak! * Çatma kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl; Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl; Hakkıdır Hakk'a tapan, milletimin istiklâl. * Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. * Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar "Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar? * Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın, Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın. * Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. * Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, canânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ. * Rûhumun senden ilâhî şudur ancak emeli; Değmesin ma'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar - ki şehadetleri dînin temeli - Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli. * O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım Her cerîhamdan, İlâhi, boşanır kanlı yaşım Fışkırır, rûh-i mücerred gibi yerden na'şım! O zaman, yükselerek, Arş'a değer, belki, başım! * Dalgalan sen de şafaklar gibi, ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarım hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl. |
| Mehmet Âkif ERSOY |
|
| ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTÂBESİ |
| Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk cumhuriyetini, muhafaza ve müdafaa Mevcudiyetinin ve yegâne temeli budur. en kıymetli İstikbalde dahi, seni etmek isteyecek, bedhahların Bir gün, İstiklâl müdafaa mecburiyetine vazifeye atılmak bulunacağın vaziyetin düşünmeyeceksin! Bu çok nâmüsait bir edebilir. İstiklâl ve kastedecek düşmanlar, görülmemiş bir mümessili Cebren ve hile ile bütün kaleleri bütün tersanelerine orduları memleketin her köşesi olabilir. Bütün bu ve daha vahim olmak dahilinde iktidara gaflet ve dalâlet ve içinde Hattâ bu iktidar menfaatlerini, siyasi emelleriyle Millet, fakr ü harap ve bîtap Ey Türk istik İşte, bu ahvâl ve vazifen; Türk cumhuriyetini Muhtaç kudret, damarlarındaki |
istiklâlini, Türk ilelebet, etmektir. istikbalinin Bu temel, senin, hazinendir. bu hazineden mahrum dahîlî ve harîcî olacaktır. ve cumhuriyeti düşersen, için, içinde imkân ve şerâitini imkân ve şerâit mahiyette tezahür cumhuriyetine bütün dünyada emsali galibiyetin olabilirler. aziz vatanın, zaptetilmiş, girilmiş, bütün dağıtılmış ve bilfiil işgâl edilmiş şerâitten daha elîm üzere, memleketin sahip olanlar, hattâ hıyanet bulunabilirler. sahipleri şahsî müstevlilerinin tevhit edebilirler. zaruret içinde düşmüş olabilir. bâlinin evlâdı! şerâit içinde dahi, istiklâl ve korumaktır! olduğun asil kanda mevcuttur! |
| 20 Ekim 1927 |