|
|
| ||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||
“Rusya, barış umutlarımızı yok etti”
Şehit lider Aslan Mashadov’un siyasetini takip ediyorum. Ben de onun gibi savaşın savaş ile bitirilebileceğini savunuyorum. Çünkü Ruslar’la girdiğimiz her barışçı girişimler çatışma ve çıkmazlarla sona erdi. Bundan sonra da barışçı yollarla barışın sağlanacağına inancımız kalmadı.
Çeviri: Mustafa Sabri Demir
Aslan Mashadov’un şehit edilmesinin ardından Çeçenistan Devlet başkanlığına Abdülhalim Sadullayev başkan seçildi.
1967’de Argon şehrinde dünyaya gelen Sadullayev, Çeçenistan’ın tanınmış İslam alimlerinden eğitim aldı. Modern eğitimini Çeçenistan Üniversitesi’nde tamamladı. 1994 yılında ilk Çeçenistan savaşına katıldı. O tarihten bu yana Çeçenistan direnişinde aktif olarak görevler alan Abdülhalim Sadullayev, 2002 yılında Rusya ile Çeçenistan arasında başlayan ikinci büyük savaşta da Çeçenistan Yüksek Mahkemesi Hukuk Komisyonu’nun başına tayin edildi. 2003 yılında Sadullayev’in eşi Ruslar tarafından esir alındı. Sadullayev ve Çeçenistanlı direnişçiler hakkında bilgiler almak için ağır işkencelere tabi tutulan eşi vahşete dayanamayarak işkenceler altında şehit oldu.
Sadullayev, Mashadov’un en yakınında yer alanlardan biriydi. Siyasi danışmanıydı. El- Eman gazetesine verdiği ilk söyleşiyi aşağıda sunuyoruz:
- Cihadınız ve Mashadov’un ardından devlet başkanlığına getirilmeniz hakkında neler söyleyeceksiniz?
- 1994 yılından bu yana bağımsızlık mücadelesi veren binlerce direnişçi mücahidi diğer İslam toplumlarından ayrıcalıklı bir konuma sokmak istemiyorum. Vatanını, milletini seven bütün Müslüman toplumlar ve topluluklar bizim gibi davranırdı. Topraklarını işgalcilerden ve münafıklardan kurtarmak için mücadele verirdi. Çeçenistan devlet başkanlığına gelmemde de Mashadov’un aramızdan ayrılmasının büyük etkisi olmuştur. Ondan sonra devlet başkanlığına da benim gelmeme karar verildi.
- Mashadov’un suikast sonucu şehit edilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çeçenistanlı mücahitler, Rus işgaline karşı Allah yolunda mücadele veriyor. Biz tepkisel olarak intikam duygusuyla hareket etmiyoruz. Bu yolda değil Bir Mashadov, binlercesi şehit olmaya devam ediyor.
Kendi başlarına buyruk değiller
- Çeçen direnişi içinde Basayev gibi bir gücün olması sizi ne ölçüde etkiliyor?
- Bütün direnişçi gruplarımız, Çeçenistan askeri gücü karşısında muhalif bir duruşa sahip değil. Hiçbir grup bir birinden bağımsız ve birbirinin aleyhine hareket etmiyor.
- Öyleyse siz duruma hakimsiniz?
- Mashadov’un şehit edilmesinin ardından Çeçen direniş grupları arasındaki güven bağı daha da sıklaştı.
- Hala barış görüşmelerinden umutsuz musunuz ve çözümün askeri yollarla sağlanacağına mı inanıyorsunuz?
- Mashadov’un siyasetini takip ediyorum. Ben de onun gibi savaşın ancak savaş ile bitirilebileceğini savunuyorum. Çünkü Ruslar’la girdiğimiz her barışçı girişimler çatışma ve çıkmazlarla sona erdi. Bundan sonra da barışçı yollarla barışın sağlanacağına inancımız kalmadı. Bunda da Rusya’nın bize karşı takındığı tavrın etkisi olmuştur.
- Çeçen direnişinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
- Savaşı başlatan Çeçenler değil, bize saldıranlar Ruslar. Biz 17 bin km2 yerde barış ve huzur içinde yaşıyorduk. 17 milyon km2’lik toprak parçasında yaşayan Ruslar topraklarımıza göz dikerek topraklarımızı işgal etti, kaynaklarımızı emmeye başladı.
Halkımızla kopuk değiliz
- Putin’in başta kalmasının Çeçen sorununa karşı ne gibi bir etkisi olur?
- Putin yönetiminin siyasi analizine girmek istemiyorum. Çünkü, bu konu Rus halkının ihtisas alanı. Ancak Rusya’nın Çeçenistan’la sorunu Putin’le başlayan bir sorun değil, 400 senelik bir geçmişi var.
- Bu durum karşısında Çeçenistan halkı ile irtibat kurmanız zor olsa gerek?
- Bizim Çeçenistan halkı ile çeşitli yollardan irtibat kuruyoruz. Bunlar arasında basın ve yayın yolu ile olduğu gibi doğrudan irtibatlarımız da oluyor. Bizler halktan kopuk değiliz, direnişi sürdürenler halkın içinden kimseler. Vatanını milletini ve değerlerini koruma mücadelesi veren bizler, halkımızın destekleriyle ayaktayız. Bu desteği yanımızda görmesek yayılmacıların zulmüne karşı direnişi sürdüremeyiz. Ancak, halkımız çok büyük sıkıntılar içinde, hem ekonomik olarak, hem de sağlık alanında büyük sorunlar yaşıyorlar. Şehir ve köylerimiz yerle bir edilmiş durumda. Eğitim kurumlarımız da hakeza böyle.
- Geleceğe yönelik ne gibi bir siyaset gütmeyi planlıyorsunuz? Neden halkınızın daha fazla kanının akmaması için Rusya içinde özerk bir yönetimi kabul etmiyorsunuz?
- Bağımsızlığımız için Çeçen halkı 250 binden fazla şehit verdi. Bu kutsal mücadeleyi Müslüman Çeçenistan’ın kendi kendini yönetme hakkını ve bağımsızlığını alarak taçlandırması lazım. Uluslararası güçlerin denetiminde parlamento seçimleri yapılmalı.
O da Kadirov gibi
- Rusya’nın tayin ettiği Ali Elhanov’u Kadirov gibi mi görüyorsunuz?
- Evet o da diğeri gibi Rusya’nın ajanı. Putin tarafından Çeçenistan’a başkan atanmış biri. Bu gibi karakterler Rus arkadaşlarını memnun edecek bir yöneticilik için Çeçenistan’ın başına tayin edilmişlerdir. Vatanlarını, dinlerini ve imtiyaz ve koltukları için satmışlardır.
- Rusya’nın Çeçenistan’ı yeniden imar etme iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Bu tür haberler aldatmaca ve uydurma şeyler. Altı senedir Rusya Çeçenistan’da askeri üs kuruyor. Bütün bunları daha fazla Çeçen’i tutuklamak ve Çeçenistan’da hakimiyetlerini daha da pekiştirmek için yapıyorlar. Hani nerede imar? İmar namına bir şey gösteremezken tahribat adına çok şey gösterebilirsiniz.|
|
|
| |||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||
| |||||||||||||||
|
|
| ||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||
![]() |
12 Haziran 2005 Pazar |
Mehmet Şevket Eygi î Başa Amerika Mehmet Şevket Eygi AMERİKA’nın kendi medeniyeti var, onu silah gücüyle, her çeşit baskı ile bütün dünyaya kabul ettirmeye çalışıyor. Kendi medeniyetine karşı en büyük tehlike ve tehdit olarak İslâm dinini ve Müslümanları görüyor. Amerika’nın durumu nedir, güçlü tarafları ve zaafları nelerdir, bu medeniyet savaşının sonu nereye gidebilir?.. Bu gibi konularda fikir ve görüşlerimi açıklamak istiyorum: (1) Amerika hem çok kuvvetli, hem de çok zayıf bir ülkedir, tezatlarla doludur. Sovyetler Birliği gibi çökebilir. (2) Eski, büyük ve köklü bir tarihi yoktur. (3) Dünyanın en büyük soykırımı orada gerçekleşmiş, ülkenin yerli Kızılderili halkı yok edilmiştir. Kalanlar sefil ve perişan vaziyette yaşamaktadır. (4) Hispanik (İspanyolca konuşan) nüfus gittikçe artmaktadır. Bu, köklü kültür değişikliklerine yol açacaktır. (5) Amerika’nın birtakım takdire şayan değerleri vardır ama bunlar kendi hudutları içinde uygulanmaktadır, dış dünyadaki insanlara uygulanmamaktadır. Onlar bunlara layık değildir. (6) Amerika’da, İsrail’dekinden fazla Yahudi yaşamaktadır ve onlar haddinden fazla güçlüdür, bütün önemli köşebaşlarını ele geçirmişlerdir. (7) Ortadoğu’da kalıcı ve gerçek bir barış için çalışacağına, Amerika kayıtsız şartsız İsrail’i desteklemektedir. (8) Şu anda Amerikan iktidarı fanatik, agresif, militan üç evangelist kilisenin kontrolü altındadır. (9) Amerika Afganistan’ı işgal etmiş, orada kukla bir hükümet kurdurmuştur. (10) Irak’ı da işgal etmiştir. Şu anda orda güvenlik yoktur, huzur yoktur. Kirli bir savaş yaşanmaktadır. (11) Amerika ve müttefiki İsrail Kürtleri kullanmaktadır. Kürtler bundan büyük zarar görecektir. (12) Amerika İran, Suriye ve Sudan’a düşmanca davranmakta, bu İslâm ülkelerini de istila etmek için hazırlanmaktadır. (13) Amerika’nın dev şirketleri dünya üzerinde iktisadî bir hegemonya kurmuşlardır. (14) Türkiye halkının kendisine karşı beslediği güvensizlik ve muhalefet duygusu Amerika’yı son derece rahatsız ve tedirgin etmektedir. (15) Büyük Ortadoğu Projesi ile Amerika İslâm dünyasını kontrol altına almak, kendi idare ve güdümüne sokmak için var gücüyle çalışmaktadır. Bu iş için on milyonlarca dolarlık bir bütçe ayrılmıştır. (16) Osmanlı imparatorluğunu ve İslâm Hilafetini, başta Robert College olmak üzere Amerikan misyoner mektepleri yıkmıştır. (17) Amerika Vietnam’daki savaşı, bir ara o ülkede 600 bin asker bulundurmasına rağmen kazanamamıştır. (18) Amerika’nın ve müttefiki İsrail’in bugünkü Ortadoğu siyaseti dünyayı üçüncü büyük bir savaşa doğru sürüklemektedir. Bu savaşta nükleer silahlar kullanılabilir ve bu insanlık için korkunç bir felaket olur. (19) Amerika uluslararası savaş hukukuna uymamaktadır. Yakaladığı Müslümanlara medeniyetle, insanlıkla, hukukla, ahlâkla bağdaşmayacak eziyetler, işkenceler, zulümler yapmaktadır. (20) Amerikan askerleri geçen Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde bir camide ağır yaralı olarak yatan Müslümanları nişan alarak kurşunlayacak derecede gaddar ve vahşi hareket etmişlerdir. Bu manzara televizyonlar tarafından bütün insanlığa gösterilmiştir. (21) Amerika’nın bugün Irak’ta yaptıkları, Birinci Haçlı Seferi’nde Haçlıların Kudüs’te yaptıklarından farklı değildir. Selahaddin Eyyubî’nin gösterdiği insanlığın, insafın, merhametin taban tabana zıddıdır. (22) Bunları yapan Amerikalılar Hıristiyan olduklarını, Hazreti İsa’yı sevdiklerini söylüyorlar ama bu boş bir edebiyattan ibarettir. (23) Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü ideolojisini Vatican çıkartmıştır. Şu anda Amerika’nın sponsorluğunda, İslâm dünyasını istedikleri kıvama getirmek için uygulanmaktadır. Cat Stevens ve Tariq Ramazan gibi Müslüman şahsiyetleri sınırlarından içeriye almayan, geldikleri havaalanından geri gönderen Amerika Diyalog ve Hoşgörü taraftarı birtakım Müslümanları korumakta, onlara geniş imkanlar sağlamaktadır. (24) Amerika, Anadolu’yu ve Trakya’yı tekrar bir Hıristiyan ülkesi haline getirmek için çalışmaktadır. (25) Amerika gerçek İslâm’dan rahatsızdır, onun yerine Liht bir İslâm türetmek istemektedir. Bu maksatla reformcuları, yenilikçileri, değişim taraftarlarını desteklemektedir. (26) Amerika, İslâm dünyasını daha iyi kontrol ve idare etmek için kendine sâdık bir Halife seçtirtmek için planlar yapmıştır. Bu Amerikancı Halife, büyük bir ihtimalle Gizli Yahudi olacaktır. (27) Amerika şeriata karşıdır. Şeriatsız, fıkıhsız, kuşa çevrilmiş, reforme edilmiş, beşerî bir ideoloji ve hümanizma haline getirilmiş, indirilmiş bir din olmaktan çıkıp uydurulmuş bir din haline sokulmuş bir İslâm istemektedir. (28) Amerika bu haliyle, vaktiyle Roma ve Osmanlı İmparatorluklarının kurmuş olduğu “Pax”lar gibi bir cihan nizamı kurabilecek moral güce sahip değildir. Böyle bir Pax sadece kaba kuvvetle, silah zoruyla, ezerek kurulamaz. Adalet, güven, hürriyet, başka değerler gerektirir. (29) Amerika, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da esir aldığı 1,5 milyon Alman askerini aç bırakarak, kötü muamele ederek öldürmüştür. Bu konuda ilmî makaleler, müstakil kitaplar yazılmıştır. (30) Ülke, devlet ve halkının tamamını kasd etmeyerek söylüyorum: Bugünkü Amerikan iktidarı, bugünkü Amerikan siyaseti, Amerika’nın bugünkü İslâm ve Müslüman düşmanlığı onun Deccaliyeti temsil ettiğini göstermektedir. Amerikan halkının yarısına yakın bir kısmı bunu desteklememektedir. ––––––– 0 –––––––
“Ülkenizdeki Amerikan düşmanlığını derhal önleyiniz...” denilmiştir. Bir halkın sevgisi ve düşmanlığı Washington’dan verilen talimatlarla değiştirilemez. Türk halkı televizyonlardan, Müslüman kardeşlerine Filistin’de, Irak’ta, Afganistan’da yapılanları görmektedir. Türk halkı, birtakım çirkeflerin, pisliklerin kutsal Kur’ân’ı tekmeleyerek tuvalete attıkları haberini aldığı vakit çok derinden yaralanmıştır. Böyle bir hayvanlığı medenî insanlar yapmaz. Amerikan iktidarı birtakım Türkiyelilere talimat vereceği yerde kendi vahşet ve medeniyetsizliğini değiştirmek için çalışsa daha iyi eder. | |
| Tüm haklar saklıdır. © Milli Gazete 2005 |
|
http://www.hurriyetim.com.tr/archive_articledisplay/0,,nvid~590650,00.asp | ||||
|
|
© Copyright 2005 Hürriyet |
|
http://www.hurriyetim.com.tr/archive_articledisplay/0,,nvid~590585,00.asp | ||||
|
|
© Copyright 2005 Hürriyet |
|
|
| |||||||||||||
| |||||||||||||||