"iletişim" TARTIŞMALARI

KEREM / Ankara

Nereye kadar iletişim?

Kaos toplantılarına yaklaşık iki yıldır katılıyorum. Bu toplantılarda, acaba bu hafta ne konuşalım, diye ortaya sorulunca, hemen en çok önerilen konu başlıkları ya iletişim ya da ilişki kelimesini içeriyor. Ya da herhangi bir konu konuşulurken, iletişim ya da ilişki konularına kadar dallanıp budaklanmadan, bunlara değinilmeden toplantı bitmiyor. Dergiye yazılan mektup ve yazılarda başlıca şikayet gene bunlarla ilgili; neden iletişim kuramıyoruz, ilişkilerimiz niye zayıf. Ben bunun öyle kolay kolay değişeceğini de sanmıyorum. Karamsar olduğumdan değil de, bir günde değişemeyeceğine inandığımdan.

Hepimiz gibi, benim de anlatmaktan keyif aldığım bir hikayem var, hiçbirinize yabancı gelmeyecek olsa da. Bende bir farklılık olduğu kafama dank ettiğinde, koca evrende yalnız hissetmiştim kendimi, soyunun son örneği filan gibi. Sonra (maalesef oldukça uzun bir süre sonra) bu farklılığımın utanılacak, üzülünecek birşey olmadığını, benim gibi insanlar olduğunu öğrendiğimde sevindim, ama bu insanları bulmayı beceremediğim için bu sefer de kendimi soydaşlarımdan uzak sürgünde filan gibi hissetmeye başlamıştım. Sonrası da zaten iletişime geçmeyi başardığım benzerlerimle ilişki kurmak ve yürütmek çabasıyla geçti. Eşcinsellerin birbirini bulduğunu duyduğum sinemalar gitmeye cesaret edebildiğim tek yerdi, ne park, ne hamama gidemedim. Konuşmadan önce seviştim bu birkaç sinema ziyaretinde. Bunun çok hoşuma gitmediğine karar verdiğim sıralarda Kaos GL çıkmaya başladı. Büyük bir hevesle aydan aya dergiyi okumaya başladım. Bir türlü toplantılarına gidecek cesareti toplayamadım, sürekli erteledim. O zamanlar keşke sahte adla bir mesaj yayınlayabileceğim bir sayfa olsa, birileriyle buluşup tanışabilsem, diye düşünürdüm. Şimdi ise grupla çalışıyorum, ve iletişim sayfası olmasa olmaz mıydı, diyorum.

Ne kimseyi suçlamaya, ne de kimseyi hor görmeye niyetim var. Ne böyle bir hakkım var, ne de öyle bir konumum. Birbirimize ulaşma çabalarımıza cevap verecek bir kaç ortam yaratmışız kendimize. Heteroseksüel dünyada kendimize ayırdığımız bir kaç yer: bar, sinema, park, hamam. Buralarda iletişime geçmeye çalışıyoruz, artık ne kadar olduysa. Bin türlü maskeden soyunup, binbir çeşit maskeler takıp buralarda birbirimizi bulmaya çalışıyoruz. Bunlar bence ihtiyaçlarımıza cevap vermiyor. Hiçbirimiz yalnızlıktan şikayet etmekten bunlarla vazgeçmedik. Şimdilerde internet üzerinden birbirimize dokunuyoruz, bir süredir de dergimizde bir iletişim sayfamız var.

Şu anda mevcut olan bu birbirimize ulaşma araçlarından hiçbir ahlâk edep kaygısıyla rahatsız olmuyorum. Ben tercih etmesem de kimin, kiminle neler yapmak isteyip ne kadarını yaptığı beni rahatsız etmiyor. Ama ben bu yollarla birbirimize ulaşabildiğimize, bu yazılarda çok belirtildiği gibi iletişildiğine İNANMIYORUM. Kaos GL'ye, biraraya gelip birşeyler değiştirmeye çalışan eşcinsel gruplara düşen görevin yeni iletişim metodları, yeni ilişki biçimleri, daha ileri paylaşımlar ortaya koymak, bunları tartışıp üretmek, yaşama geçirmek olduğuna inanıyorum. İnsanların telefon numaralarını boy ve kilolarıyla bir dergide yayınlatıp, sonra ister telefonda ister daha sonra sevişmeleri beni rahatsız etmiyor. Ama Kaos GL'de böyle bir sayfanın yer almasının , yıllar önce benim de istediğim gibi, ortaya çıkmadan, gizli saklı, heteroseksüel dünyanın izin verdiği yere kadar iletişime geçme isteğine teslim olmak olduğunu düşünüyorum.

***

Duygu ZAFER / İstanbul

İLETİŞİM KÖŞESİ

İletişim köşesine gelince; ben bu köşe vasıtasıyla başlayan çok güzel aşklara tanık oldum. Böylesi güzel şeylere vesile oluyorsa iletişim köşesinin varlığını sürdürmesi gereklidir. Bu konuda çok yakından bildiğim tek olumsuz şey şudur ki, sözüm heteroseksüel erkeklere; (Kaos GL'nin heteroseksüellerce de okunduğunu biliyoruz). Bir lezbiyen kadın, "kadın" arkadaş arıyorsa o gerçekten "kadın" arıyor demektir. Ona telefon edip, onu rahatsız etmenizi, ısrarcı davranmanızı çok aptalca buluyorum. Kendinizce kılıfınız da hazır; -biz eşcinselliği merak ediyoruz da onun için sizinle tanışmak, konuşmak istiyoruz- diyorsunuz. (Sizin ne maksatla aradığınızı kafası çalışan herkes anlar.) Eşcinselliği öğrenmek için sizin cinsiyetinizden olan gayleri aramamanızın sebebi ne ola ki? Bunun cevabını biliyoruz, biz herşeyi biliyoruz. Bu dergiyi taciz amacıyla kullanmayın. Dünyada yatacağınız bir sürü kadın varken lezbiyen kadınlardan uzak durun.

YEDİ TEPELİ ŞEHRİMDEKİ LEZBİYENLERİM

Hâlâ kör, sağır, dilsiz olmaktaki gayretiniz niye? Farklı diyarlarda mı yaşıyorsunuz da bu kadar uzaksınız lezbiyen harekete? Eşcinselliğinizden dolayı hiç aşağılanmıyor musunuz, baskı görmüyor musunuz, yadsınmıyor musunuz? Önceden çektiğiniz sıkıntıları ne çabuk unuttunuz da kendinizi bir vurdumduymazlığa hapsediyorsunuz. Ben unutmadım ve burdayım ve bana ulaşmanızı bekliyorum ve soruyorum: Lezbiyen aktivistlerin emekli olma hakkı var mı?

Hosted by www.Geocities.ws

1