AŞKIN GÜNCESİ

Tezer KANIK / Ankara

Herşey insanın insanı görmesiyle başladı. Dil yoktu, sözcükler yoktu, tarih yoktu, zaman yoktu. Karanlık çökerdi ama onun karanlık olduğu bilinmezdi ve güneşin doğuşu da adsızdı. Ama aşk vardı ve insanın insanı görmesiyle başlamıştı...

Giyinmiyordu kimse... Otlayarak yaşıyordu ve insan Vezüv’ün yanında o acı veren şeyi keşfettiğinde --ateşi yani- tanıdık geldi bu acı ona; varolduğu ilk günden beri bununla yaşıyordu. Ve hatta bazen öyle şiddetli acıtıyordu ki yüreğini, duruverecek gibi oluyordu yürek olduğunu bilmediği göğsünün tam ortasında atıp duran o şeyi...

Önce avladığı mamutu paylaştı onunla gözünün derinliklerine bakarak; en büyük parçasını ona verdi. O doyunca kendi de doyuyordu. Taşlardan yaptığı kolyeyi boynuna taktı onun... Mağarasının duvarlarına onun resmini çizdi ve gün boyu otların arasına uzanıp gökyüzüne -yani onun yüzüne- baktı...

Ona dokundu birgün... Titredi... Oysa hani o yırtıcı kuşların gökyüzünde dolandığı zaman gökten düşen bembeyaz şeyler de yoktu ortalıkta; ama titredi yine de... Ölürcesine...

Ve yazıyı keşfettiğinde ve dili keşfettiğinde hiç durmadan onu yazdı, onu konuştu!...

Tarih başladı: 0. 1. 2... Kentler kurdu, adına “medeniyet” dediler; niceleri yıkıldı. Savaşlar oldu... Akılda kalan, tarihin siliciliğine dayanan yine aşk oldu. Spartaküs’ün aşkı!...Hani isyanın, hani başkaldırının!... Hani Spartaküs’ün genç bir gladyatöre hissettiği o yakıcı duygular!...

Sonra baskıyı keşfetti birden insan ve bu en güzel duyguyu sımsıkı zırhların içine hapsetti. Ve birileri bağırdı: “Erkek kadını sev!”...

Erkek kadını sevdi.

Kadın erkeği sevmedi.

Kadın kadını sevdi.

Kadın Sappho’nun benliğinde vücud buldu.

Kadın lanetlendi, aforoz edildi. Tahta kazıklara bağlanıp cayır cayır yakıldı. Vücuduna zehir verildi. Kadın şeytana temsil edildi. Ve perdenin arkasına itildi. Erkek peygamber oldu, kadın cariye -zevk makinesi yani-. Erkek Sezar oldu kadınsa sadece Kleopatra!...

Tanrı erkekten yanadır. Kadınsa kadından yana!... Tarih erkekten yanadır. Lilith ise kadından yana!...

...Ve insan herşeye rağmen hâlâ insanı gördü. Vezüv’ün kıyısından sızan ateş herşeye rağmen yüreğini yakmaya devam etti insanın!...

Bitişler, sonlar ardı ardına devam etti, bir tek şey kaldı bugüne dipdiri, alev alev! Bir tek şey kaldı: bir yanı Spartaküs bir yanı Sappho... Ve içinde ben; içinde biz...

Yangın devam ediyor, gitgide artarak...

Yıl 1999. Eylülün son demleri... Gece tüm çıplaklığıyla şehrin üstüne abanmış, çınar ağaçlarının yaprakları arasından pırıl pırıl bir dolunay göz kırpıyor aşkın şehrine Ankara’ya... Yarın güneş aşka doğacak, yarın yüreklere Vezüv’ün kor alevi dolacak, bir yanı Sappho bir yanı Spartaküs... Bir yanı ben, bir yanı sen!...

Hosted by www.Geocities.ws

1