YOLLAR,
HAYATLAR VE ŞİDDETGülay DERYA /
İstanbulSon dönemlerde medyanın travestiler üzerinde çok fazla durması varolan zulmü körüklemiyor mu?
Hayatın kaçma-kovalamaca şeklinde pamuk ipliğine bağlı olduğu bu yaşamlara yapılan haksızlıklara, medyanın çanak tutması ya da olay yerinde bulunan polislerin sanki onlar insan değilmiş gibi (ki bu şiddet hayvanlara da yapılmamalı) şiddete seyirci kalması, Türkiye gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Televizyonda t
ravestilere tekme tokat atan, iğrenç küfürleri birbiri ardına sıralayan, her toplumda acayip erkek geçinen maço zihniyetin, uygun zaman ve zeminde travestilerle para karşılığı seks yaptığını tahmin etmek çok zor olmasa gerek.Acaba kendimizi sorguluyor muy
uz? Varolan yaşam koşulları onlara fuhuş dışında para kazanma şansı veriyor mu? Genelevde çalışan seks işçilerinin yaptığı işten zevk aldığını düşünebilir misiniz? Travestilerin bu anlamda onlardan farkı ne? Her ikisi de mecburiyetten fuhuş yapmıyor mu?So
run onların neden travesti ya da transeksüel olduğu değil. Bu tamamen onları ilgilendirecek bir konu. Sorun, toplumun kendi istediği gibi olmayan insanlara tahammülsüzlüğü, herkesi tek tipleştirmeye çalışması ve toplumsal hezeyan yaratması.Bizler (eşcinseller ve transgenderlar), kendimizi yönelim ve yaşam biçimlerimizden dolayı mutlu ve huzurlu hissediyorsak, toplumda herkes gibi sosyal aktivitelerde aşağılanmadan yer almak istiyorsak, bize sapık, hasta diyen ve tekme tokat döven çoğunluğun gerçek anlamda
sapık zihniyete teslim olduğunu düşünüyorsak ne olacak?Biz kimseye siz neden heteroseksüelsiniz diye sormadığımız gibi, onların bize siz neden travesti, transeksüel, gay veya lezbiyensiniz diye sorma hakkı yoktur.
Dayatmacı mantıktan vazgeçilmediği sürece sistemler veya "izm"ler reel olarak eşitlik ve paylaşımdan söz edemezler.
Televizyonda o manzaraları izlerken içi sızlamayan ve yerde can çekişen (travesti olduğu için ölüme terkedilen) insanları görüp yürekleri hâlâ kaskatı olanlar, sizler insanın insanlığının iki bacağının arasında başlayıp bittiğine inananlardansınız. Oysa insanın insanlığı yüreğinde başlayıp beyninde (ya da tersi) bitmelidir.
Medya bu olaylara çanak tutmaktan ne zaman vazgeçecek? Haberleri yorumsuz vermek bir yana, eleştirileri ön plana çıkaran ve şiddeti körükleyen bu mantığa sahip çıkmakla ve televizyonda bu tip haberleri reyting için en sona saklayıp alt yazı geçmekle, heteroseksizmle işbirliği yaptığının farkına varamayacak kadar büyük bir yanılgı içinde mi? (Ön yargısız 3-5 medya
mensubunu bu sözlerden muaf tutuyorum). Zaten medyanın haklının yanında olduğuna inanmıyorduk, bunu bir kere daha pekiştirdiniz sadece.Kadir İnanır, homoseksüel rolü oynamam, demiş. (Bu haber, televizyonda hemen yayınlandı). Acaba bu rol kendisine çok yakışır da, maço Kadir yerine homo Kadir diye anılabilir diye mi istemiyor? Aktör veya aktris için canlandıracağı rolün önemi var mıdır? Tom Hanks'i "Philedelphia" filmindeki rolünden ötürü kimse eşcinsel olmakla suçlamadı, suçlayamaz da. Çünkü eşcinsel olmak
bir suç değildir.Son olaylarla,
heteroseksizmin kendisi gibi olmayan insanların hayatını nasıl cehenneme çevirdiğini bir kez daha gördük. Vakit çok geç olmadan örgütlü mücadele oluşturmak zorundayız. Onlar bize yaşama hakkı vermiyor ve vermeyecek de. Biz bu hakkı söke söke alacağız.