TERKEDİLMİŞ BUGÜNÜN

ZAMANSIZLIĞI

“ay ışığı gölgeleri büyüttü

son kuşlar da vuruldular dağlarda

yakamozları söndü sahillerin, ışıkları

evlerin

çağın vebalı gövdesinde

bir hayalet gibi gölgemizde yalnızlık...

ay ışığı gölgeleri büyüttü

ayrılıklar eskidi... biz eskidik

aşk bize küstü!...”

(Yılmaz ODABAŞI)

Tezer KANIK / Ankara

Zamanın ötesinde açtırılan bir sardunyaya tutundular usulca... Gökyüzünün grisinin inadına sarı-sıcak güneşlerdi doğan gözlerinin kıvrımında... Unutulmuş baharlardan kalma bir düştü bugünü sarmalayan ve hüznü koynundan tutup yüreklerine asan...

Cama vuran yağmur damlacıklarının sevda tadındaydı avuçlarının içi. Bağıra-çağıra okunan bir şiirin unutulmuş, yadsınmış, lanetlenmiş dizelerine dayanmış gözlerinden şimdilerde akan hüzün tüm oluşumları kanırtırcasına ve dünyanın ağzını kanlar içinde bırakırcasına bağırıyor !...

Kankırmızısından sardunyanın çocuk yüreğinden fışkıran ince bir türkü denizin masmaviliğini ormanların yemyeşilliğine ulaştırmıştı...

Oysa mavi deniz tüm okyanusları kıskandırırcasına ve küstürürcesine deliydi... Med-cezirinden sular altında kalan evren onu koynundan koparıp atarken ormanın yeşili kırmızı gözyaşlarını bile silmeye vakit bulamadı...

Vakit bulamadı aşk!... Vakit bulamadı bugün!...

Zaman, zamansızlığı içinde bugünün üstünü çizerken, gece tüm karanlığıyla çöküyordu şehrin üstüne!... Batan güneşin ateş sarılığına doğru kaçan bulutlar bu kara dumandan ölesiye korkarken denizin maviliği griye dönüyordu usulca...

Usulcacık açılan tüm kapılar kulakları sağır eden bir ağıtla kapanıyordu!...

Bir tiyatro sahnesinden inen oyuncular alkışlanır mı?... Alkışlıyordu tüm dünya, alkışlıyordu tüm halklar onları sessiz bir gülüşün acımasızlığında!...

Oysa İyonya’da tüm ölü şairler ölüm yıldönümlerinde bir kadeh şarap kaldırdılar onlar için!...

Onlar için yazıldı tüm yazgılar, onlar için kuruldu tüm düzenler...

Oysa onlar güneşi yakalamanın telaşında ellerini toprağa gömerken toprak tüm hırçınlığıyla kapadı kendini... Dışarıdaysa gri bir ayazın içinde saçakların altına çekilmişti tüm güvercinler...

Yeşil, mavi ve kırmızı buluşursa ne renk çıkardı ki ortaya?... Hiçbir ressam bunu bulamadı tuvalinde!... Ve alkol ertesi bir gecenin sabahında normal hayatlarını avuçladılar usulca...

Şimdiyse ellerinde çizikler ve yara-bere içinde gözlerinin tüm kıvrımları!....

Hosted by www.Geocities.ws

1