Yaşamın İçinden Kartpostallar…
Çocukluk yıllarından bahseder misin?
Çocukluğum genelde kızlarla birlikte geçti; onlarla birlikte ip atlar, yakar top ve dombik oynardık. Doğru dürüst erkek arkadaşım olmadı. İlkokula giderken bende farklılıklar olduğunu anlamaya başlamıştım. Zoraki bazen erkeklerle oynamaya çalışırdım. Sonradan erkeklerle oyunlarım hoşuma gitmeye b
aşladı. Çünkü doktorculuk oynamaya başlamıştık ve kömürlüklerde çükümüzle birbirimize iğne yapıyorduk. Tam bir ilişki olmazdı tabiki. Daha sonra sadece bu oyunu Ramazan adında bir arkadaşımla oynamaya devam ettik. Ramazan'la elbiselerimizi çıkarıp öpüşür ve sevişirdik.Peki Ramazan'la olan ilişkinde bir şeyler hissedebiliyor muydun?
Ramazan'la olan ilişkim ilkokul yıllarında idi, duygu anlamında birşeyler hissettiğimi sanmıyorum. Ama onunla böyle şeyler yapmak hoşuma gidiyordu ve bulduğumuz her fırsatta kömürlüğe gidip sevişiyorduk. Ramazan'ın babasının tayinin çıkması ile birbirimizden ayrıldık; bu beni çok üzdü. Sonraları mahallede benden 15 yaş büyük Cemal abi daha önce hiç hissetmediğim duygular uyandırdı içimde. Onun beni yanına çağırmasını, benimle ilg
ilenmesini, beni öpmesini istiyordum.Peki Cemal abine bu hisleri beslediğinde kaç yaşlarındaydınız?
Sanırım ilkokul 5'e gidiyordum. Onu o kadar çok seviyordum ki onun için ağlıyordum bile. Futbol oynamasını hiç sevmediğim halde karşı takımda oyuna girer topu onun ayağından almaya çalışıyor bahanesiyle ona sürtünür müthiş zevk alırdım. Cemal abi de adam yaralamaktan içeri girince yine çok üzülmüştüm.
Ortaokul yıllarında neler oldu?
Cemal abinin üvey kardeşi Ahmet'le güreşmeye başladık. Ahmet her seferinde boşalıyordu, ben henüz ergenleşmediğimden boşalamıyordum. Bu lise 3'e kadar devam etti, artık ben de boşalıyordum. Bu arada işi ilerletmiştik, çırılçıplak soyunup deliler gibi sevişiyorduk. Ahmet benim oral seks yaptığım ve bana sen eşcinselsin diyen ilk in
sandır.Lise yıllarına girmeden çocukluğunuzda ailenizle ilişkileriniz nasıldı?
Lise dönemine kadar pek bir problem yaşamadım. Evin en küçüğü olduğum için olsa gerek çok sevilir çok dayak yerdim. Abime araba, bana bebek alınırdı. Annem bana kız elbiseleri giydirip ne güzel oldun keşke kız olsaydın der, hem güler hem severdi. Hiçbir zaman tek başına bir yere gitmeme izin verilmezdi, liseye kadar oturduğum mahalleden başkaca bir yer bilmezdim.
Liseye başladığınızda ben eşcinselim diyebiliyor muydunuz?
Tabi ki
Ahmet'in bana sen eşcinselsin demesi, ona bunun anlamını sorma fırsatı verdi. O da toplumsal ibne imajını tarif etti. Garip olmuş, anlayamamıştım. Bu kadar kötü olmamalıydı. Daha sonra bunun doğru olmadığını öğrenecektim.Lise'deyken neler oldu?
Lise 2'de Metin adında bir arkadaşım vardı. İkimiz Almanca dersinde en arka sıraya geçer, fermuarlarımızı indirip karşılıklı köfte yapardık. Onlarca insanın arasında eşcinsellik lafını anmadan iki yıl boyunca buna devam ettik. İşimiz bitince hiçbirşey olm
amış gibi bu konuda konuşmaz diğer arkadaşlarla sohbet ederdik. Bu arada Ahmet'le olan ilişkim devam ediyordu ve ben onu istemez hale gelmiştim. Ahmet bunu anladığında aileme söylemekle tehdit ederek ilişkimizi devam ettirmeye çalıştı. Birgün Güven Park'a gidip birisiyle birlikte olunca Ahmet'in tehditlerine aldırmadan onunla ilişkimi bitirdim.Güven Parkı nasıl öğrendin peki?
Lisede erkek arkadaşlar biraraya geldiğimizde her zamanki karı kız muhabbeti sırasında bir arkadaş G. parka orospuların ve kendini yaptırmak isteyen erkeklerin gittiğini ve onlara top dendiğini söyledi. Bundan sonra hep oraya gitmem gerektiğini düşündüm. Çünkü erkeklerden hoşlanıyordum ve cinsel birşeyler yaşamak istiyordum. Bir gün tüm cesaretimi toplayıp parka gittim.
Orada neler oldu?
Banklardan birisinde otururken yanıma 40 yaşlarında birisi geldi. Önce havadan sudan şeylerden söz ettik sonra parka daha önce gelip gelmediğimi sordu. Ben de ilk defa geldiğimi söyledim. Hava kararmıştı, bana burada fazla oturmamamı gece kötü insanlarla karşılaşabileceğimi söyledi ve birlikte parktan çıktık. Sonraları sık sık parka gitmeye başladım. O adamla karşılaşıyor sohbet ediyorduk, ona güvenmeye başlamıştım. Bir gün beni evine davet etti davetini reddetmedim. Evde seviştik anal ilişkiye girmek is
tedi canım yandı ve bunu yapamadım. Daha sonra ki buluşmalarımızda ısrarlı olunca görüşmeme kararı aldım. Üzülmüştüm çünkü çok efendi birisiydi.Bir akşam 25 yaşlarında oldukça hoş birisi gelip yanıma oturdu. Parka gide gele korkularımdan kurtulmuştum. Sohbet etmeye başladık konu erkeklerle yatıp yatmadığıma geldi ben de başımdan geçenleri olduğu gibi anlattım. Bir ara eğilip dudaklarımdan öptü, çok hoşuma gitti ben de karşılık verdim. Birden bir polis düdük çalarak yanımıza geldi ve birisinin bizi öpüşürk
en görüp şikayet ettiğini söyledi. İnkâr ettik ama yinede bizi Parktaki Polis Noktasına götürdü. İçerideki muhtemelen rütbeli polis, bana burada ne yaptığımı kim olduğumu, yaşımı, niye böyle şeyler yaptığımı, sordu. Hepsine yalan cevap verdim ama pek yutmuşa benzemiyorlardı. Diğer çocuğa utanmıyor musun bu çocuğa böyle şeyler yapmaya dediler. O da inkar etti, çok fazla üstelemeye başlamışlardı ki ne be ben de sizdenim deyip kimliğini masanın üzerine fırlattı, hepsi şaşırıp kalmıştı. O an düşüp bayılacaktım, her şey bitti mahvoldum dedim içimden. Tam o sırada benimki kolumdan tutup beni dışarı çıkarttı ve ev -iş telefonlarının olduğu bir kart verdi. Ağlamayı kes ve beni dinle dedi. Kimliğimi açıklasaydım benimle konuşmazdın, şimdi eve git ve beni mutlaka ara dedi. Bir süre sonra korkmama rağmen onu aradım ve 3,5 ay süren bir ilişkimiz oldu. İlk kez tam ilişkiye girdim ama aktif olarak.Bir gün beni Jazz Time adlı bir bara götürdü ve bak bunlar da sevgili diye bir çok çifti işaret ederek gösterdi. Sonunda bu kadar çok eşcinseli bir arada gördüğüm için çok mutlu olmuş ve bir ben miyim sorusundan tamamen kurtulmuştum. Daha sonra tek başına bara gittim ve gittiğim ilk gün şu an 10 senelik arkadaşım olan Serçe'yi tanıdım. Gün geçtikçe daha çok gey tanımaya, onlarla
birlikte eğlenmeye, üzülmeye başladım. Artık daha bir mutluydum sanki yıllar önce kaybettiğim ailemi bulmuştum. Böylece sinema, park ve barları öğrenmiş oldum.Daha sonra neler değişti hayatında?
Bir bar akşamında benim için çok özel olan İlker ile tanıştırıldım. Uzun süreli bir ilişki düşündüğünü söyledi, bu oldukça hoş bir fikirdi benim için. Bir hafta sevişmelerin ötesine gidemedik onun özel birisi olduğuna karar verdim ve ilk kez pasif oldum. Çok canım acıdı ama artık tam bir eşcinsel oldum diyerek ken
dimle dalga geçerdim.Onunla hâlâ görüşüyor musun?
Küs değiliz ama görüşmüyoruz. Kezban olduğum için öğreneceğim çok şey vardı. Bunlardan birini de İlker ile yaşadım. En yakın arkadaşımla beni aldatmışlardı. Kurnazca bir oyun oynayıp bunu ortaya çıkarttım ve ilişkimi bitirdim.
Çalışmaya ne zaman başladın ve iş hayatın nasıl?
Lisedeyken yaz tatillerinde Ulus'ta bir kumaş mağazasında çalışıyordum, okul bitince de bu işe devam ettim. İş yerindekilerin takılmaları pek rahatsız etmiyordu, abartılı bir şey de yoktu. Fakat çevredekiler rahat vermiyordu. Eşcinselliğimi elimden geldiği kadar saklıyor ve işimi çok iyi yapıyordum, bu nedenle eşcinselliğimle ilgili bir problem yaşamadım dersem yalan olmaz. Tabi saç şeklim, konuşma şeklim, davranışlarım dalga konusu oluy
ordu. Zaten onlar sürekli birbirlerine aynı şeyi yapıyorlardı. Önemli olan benim ne istediğim, onların ne düşündüğünden bana ne demeyi öğrendim. İş hayatımdaki en kötü anım işten ayrılmama neden olan olaydır.Ne oldu anlatmak ister misin?
Şu an birlikte olduğum sevgilimden hoşlanan bir başka eşcinsel işyerimi öğrendi ve telefonla arayarak patronuma eşcinsel olduğumu, başka bir sürü iğrenç şey anlatarak işten ayrılmama neden oldu. O insanı görebilseydim o an öldürebilirdim. Aileme de telefon açıp aynı şeyi y
apmaya çalıştı telefon numarasını değiştirip bunu atlattım. Eşcinsel olmakla ilgili birşeymiş gibi düşünmüyorum bunu. Kötü insanlar her kesimde var. Zavallı insanlar olarak görüyorum o kadar.Karşı cinsle ilişkin oldu mu hiç?
Lise 3'te Serap adında bir kızla birlikte oldum, bir de nişanlılık devresi geçirdim.
Nişanlandınız mı?
Çocukluk yıllarında güzel anılarım olan Gül ile 18-19 yaşlarında bir ilişki kurduk. Aile, anne, baba, çocuk kavramları çok hoşuma gidiyordu. Bu nedenle eşcinsellikle evliliği birlikte yürütebilirmişim gibi geliyordu. Aslında beni buna iten nedenler vardı. Bir eşcinsel olarak bir sürü ilişki yaşamış istediğim uzun süreli birlikteliği kuramamıştım. Her gün bir başkası, peki gelecekte ne olacak derken kendimi Gül ile nişanlı buldum.
Peki e
şcinselim diyorsunuz karşı cinsle problem yaşamadınız mı?Hayır onu seviyordum. Cinsel sorunumuz da olmadı. Şu anki sevgilimle tanıştığımda her ikisini de yürütebilirim sanmıştım, bir tercih yapmam gerekti, ben de yaptım.
Peki neden tercih meselesi yaptın
?Eğer eşcinselim diyorsam böyle bir şey yapmamalıydım. Kadın mı erkek mi sorusuna erkek tabi ki cevabını vermem yeterli olması gerekirken hayallerimi süsleyen erkeği bulana kadar kendimle çelişen şeyler yaşadım.
Sevgilime Gül'den ayrılmak istediğimi yanımda olup olmadığını sordum ve nişanı attım. Sevgilim olmasaydı benden önce bu hatayı yapanlar gibi evlenerek bunalımlı günler hatta yıllar yaşayacaktım.
Askerliğinizi yaptınız, biraz bahseder misiniz?
Acemiliğim çok rahattı (herkesin aksine). Çünkü orada askerliğin ne olduğunu öğrendiğiniz için acemilik normalde çok zordur. İstanbullu bir çavuş beni yanına aldı ve onun yanından hiç ayrılmazdım. Çok güzel bir çocuktu, onunla çok güzel günlerim oldu. Ona birgün pat diye eşcinsel olduğumu anlattım (Tabii o güv
eni aldıktan sonra). Gayet normal karşıladı ve beni her zaman askerliğin o zor kısımlarından çekip aldı. Onunla sarhoş olduğumuz birgün seviştik. Sonra bir daha olmadı. Ve acemiliğim bittiğinde ağlayarak ayrıldım ondan. Usta birliğine torpille gelmiştim. Görevim acayip güzeldi. Torpilim de çok büyüktü. O yüzden çok rahattım. Usta birliğinde erlerden beş askerle birlikte oldum. Ama içlerinden birisiyle 1 sene sevgili hayatı yaşadım. Askerliğimiz bittiğinde ben onu Ankara'da bir hafta misafir ettim. O da beni kendi memleketine götürdü, 10 gün misafir oldum. Oradan Ankara'ya gelmek benim için ölümdü. Ona çok alışmıştım. Düşünün askerdesiniz ve her saniyeniz yan yana onunla, ilişkim hep sürsün isterdim. Ama o kız kaçırdı, evlendi ve şu an çoluk çocuk sahibi. Mutlu olsun.Bir ilişkin var, nasıl bir süreç yaşadın? Tavsiyelerin var mı?
Her zaman olduğu gibi tanıştırıldık. Başlangıçta nereye gideceği belli olmadığı için normal, sıradan bir ilişkiydi, diye düşünürken böyle olmadığını anladık. Ve anladığımızda bir sürü problemler çıktı. Düşüncelerde çatışmalar, zevk anlayışlarımızda farklılıklar, derken zaten seneler geçti. Kıskançlık, kavga, tartışma… Tabii arada aşk da var, sevgi de. Onlar olmasa zaten bunların hiçbirisine dayanamazdık. Zaman her şeyin ilacı derler ya
, bizde de öyle oldu. Biraz ben, biraz o ödün verince birbirimizi dinlemeyi öğrendiğimizde, birbirimizi anlamaya çalıştığımızda, kısacası aynı dalgada olduğumuzda her şeyin rayına oturduğunu gördük. Küçük ayrılıklar, kavgalar yaşamadık mı? Yaşadık ama, şimdi daha iyi anlıyorum ki bunları iyi ki yaşadık. Çünkü temel sağlam oturdu. Herşeyde olduğu gibi biraz anlayış herşeyi çözüyor. Hataları biraz kapatıcı olmak lazım. Şu an böyle bir ilişkim olduğundan çok mutluyum. İyiki de eşcinselim.Gelecekte ne yapmayı düşünüyorsun? Korkuların var mı?
Şu an işsizim. İlk önce sürekli çalışabileceğim bir işe girmek istiyorum ve bunun için girişimlere başladım. İlişkimin aynı güzellikte devam etmesi için üzerime düşen her şeyi yapacağım sanırım. Sevgilimle daha güzel günler geçirmek için bazı planlarım var. Korkularıma gelince, tek bir korkum var: Yaşlanınca yalnız kalmak. Bunun olmasını hiç istemiyorum.
Bir eşcinsel nasıl olmalı?
Herkes benim gibi düşünemez. Bu da en doğal şey. Ama bence hepimiz bir dayanışma içinde olmalı birlik olmalıyız. Birbirimizi çok sudan şeyler yüzünden kırmamalı ve yaptığımız her şeyde bizleri dışlayan insanlara kendimizi kanıtlamamız gerekiyor. Onların bizi yanlış tanıdığı yönlerimizin onların bildiği gibi olmadığını göstermemiz gerekiyor. Herhalde
anlatmak istediğime kendim bile gülüyorum.Türkiye'de eşcinsel olmak nasıl bir şey? Neler değişmeli?
Türkiye'de eşcinsel olmak kolay demek herhalde mümkün değil. Aslında hepimiz zorlukların neler olduğunu ve nelerin değişmesi gerektiğini biliyoruz. Ama bunların da zaman alacağını ve zor olduğunu da biliyoruz sanırım.