UYUŞTURUCUNUN DİĞER ADI: ÖLÜM
Duygu ZAFER /
İstanbulEtraf karanlık, soğuk, ürkütücü. Hayat anlamsız. Midemde ağrı, başımda ağırlık. Nefessiz kalıyorum. Az önce senin yanından geldim. Güzel ellerine çok sevdiğin, sevginin çiçeği olan kırmızı gül tutuşturdum. Bir daha sordum, neden? Neden?
Evet, küçük sevgili, bugün ölümünün ikinci yılı. Kendime kızgınlığımın ikinci yılı. Hep kendime acaba diyorum, acaba biraz daha uğraşsaydım herşey farklı olur muydu. Yoksa artık kabullenmeli miyim benim yaptıklarımın daha fazlasının mümkün olmadığını, uyuşturucunun sonunun her zaman (çoğunlukla) ölüm old
uğunu. Evet, küçük sevgilim bugün ölümünün, altın vuruşla intiharının ikinci yılı.Hatırlar mısın, sevgin beni kurtaracak demiştin. Sevgim seni kurtaramadı. Sevgimiz bizi kurtaramadı. Biz sevgimizi kurtaramadık.
Sen yanımda dahası hayatta yoksun. Ben, birlikte geçirdiğimiz günleri düşünüyorum. Her zaman sanki herşeyi planlamışçasına benden sonra da seveceksin derdin. Doğru senden sonra da sevdim, sevildim ama senin böylesine erkenden gitmeni, bu şekilde gitmeni kabullenemiyorum. Daha çok küçüktün, güzel kar
a gözlerin daha çok bakacaktı dünyanın güzelliklerine, aydınlık beynin daha çok düşünecekti ve daha çok kitaplar okuyacaktın.Biz seninle sevginin bir başka boyutunu, hüznün ve acının egemen olduğu bir boyutunu yaşamıştık. Uyuşturucunun ellerinden hep kurtarmaya çalıştım seni. Sense bana her zaman iyi olduğunda geliyordun. Bak ben iyiyim diyordun. Oysa çok kötü günler geçirdiğini biliyordum. Sırf benim üzülmemem için kriz anlarını ve hasta olduğun zamanları hep saklıyordun, göstermiyordun. Ben sana mutsuzlu
ktan başka bir şey veremem deyip bir ay ortadan kaybolmuştun. Sonra geldin ve bana, güzel dudaklarının öpüşlerini özledim dedin. Öylesine çok mutlu olmuştum ki. Hep sen beni buluyordun. Bana telefon numarası ve adres vermedin. İstemedin nerede nasıl yaşadığını bilmemi. Evet, araştırmadım da, çünkü, sana verilmiş sözüm vardı. Senin için en önemli şey verilmiş sözlerin yerine gelmesi ve güvendi. Güvenini sarsamazdım.Senin ilk kadınındım ve son oldum. Bir kadınla hayat ne güzel derdin, seninle hayat ne güzel. Güzel olması yetmedi küçüğüm yetmedi. Seninle ilişkimize 1-0 yenik başladık zaten. İçimde geleceğe dair birşeylerin yeşermesine izin vermedin. Olumlu yönde senden hiçbir elektrik alamadım. Bir umut seni tedaviye ikna ettiğimde belirmişti içimde. Ama, teda
viye başlamadan gittin. Beni sensiz en önemlisi kendini sensiz bıraktın.Hayat senin yanından öylesine hızla geçiyordu ki yetişemiyordun. Üniversiteyi bıraktın, uyuşturucu kullandığın öğrenildiği için işten çıkarıldın. Günlük yapman gerekenleri bile yapamıyordun. Yüzün her zaman yorgun, soluk, göz altların morarmış bir haldeydi. Düşüncelerin, konuştukların ve yaptıkların hep çelişki içindeydi. Hep bıkkınlık vardı üzerinde. Hatırlar mısın seni hep ben yıkardım, saçlarını tarardım, tırnaklarını keserdim. Tüyl
erini bile ben temizlerdim. Nasılda utanmıştın vajinanın tüylerini ilk kez temizlediğimde. Her şeyinle ilgilenirdim. Çünkü senin bunlarla uğraşacak beden ve zihin durumun yoktu. Hayatında sevişmenin bile yeri yoktu çoğunlukla. On bir aylık ilişkimizde sayılabilecek kadar az sevişmişizdir. Bundan hiçbir zaman şikayetçi olmadım, çünkü isteksizliğinin elinde olmadığını biliyordum. Eroin duygularını, düşüncelerini ve bedenini elinden aldığı gibi cinselliğini de almıştı. Sonunda da tüm yaşamını aldı.Evet, bugün
gözlerinin sonsuza dek kapanışının ikinci yılı. Ben uyuşturucuya, bunu meydana getirenlere, ticaretini yapanlara ve seni alıştıranlara lanet olsun diyorum.Herkesi uyuşturucu konusunda duyarlı olmaya çağırıyorum. Hiçbir şey uyuşturucuya başlamak için sebep değildir. Bir kere denemekten bir şey olmaz demek, ben alışmam diye düşünmek sonun başlangıcıdır. Büyük bir şanssızlıkla bu kötü maddenin eline düşen insanlara da, iyileşmek için ellerinden gelen herşeyi yapmaları konusunda, çok sevdiğim birinin ölümünü
görmüş bir insan olarak yalvarıyorum. Ve çevrelerindeki insanlardan da, onlara sevgi, ilgi ve sabır göstermelerini diliyorum. Lütfen.Küçük sevgilim, bu yazımı sana ithafen yazdım. Şunu bil ki seni çok özlüyorum. Bana verdiğin küçük pembe ayıcığı senmişsin gibi okşuyorum. Bir kez daha elveda kara gözlüm.