anneme EŞCİNSEL olduğumu
söyleyebilirsiniz artık!
H. KANDOK / Denizli
'98 en kapsamlı ve en önemli, eşcinselliğimi açık-lama yılım oldu. Daha önceleri de eşcinselliğimi açıkladığım çevremden kişiler oluyordu, ama ge-nellikle beraber olduğum kişiler ve sosyal iletişim içinde bulunmayacağım kişiler biliyorlardı eşcin-selliğimi.
Bu yıl, şu anda sosyal ilişkiler içinde bulunduğum ortamdakiler dahil, şimdi ara-sıra görüştüğüm eski tanıdıklarıma kadar eşcinselliğimi açıkladım. Benim için en önemlisi olan anneme de açıklamamdı.
Annem beni olduğum gibi kabul etti, alt kültürden biri olmasına rağmen. Ben onun oğluydum ve mutlu olabileceğim şekilde yaşamamın hakkım olduğunun bilincindeydi. Hiç kızmadı, inanılmaz derecede hoşgörüyle karşıladı. Üzülmedi desem yalan olur ama belli etmemeye çalıştı. Belki de üzülmedi gerçekten. Çünkü yıllardır üzülüyordu zaten,
neden evlenmediğim için. Şimdi de üzülürse benim daha çok üzüleceğimi biliyordu. Eşcinsel-liğimi öğrenmesi bana olan davranışlarında ve gündelik yaşamımızda hiçbir değişiklik yaratmadı.O akşam annemle eşcinsel arkadaşlarımı tanıştırdım. Onlar, annemin beni daha iyi anlamasına neden oldu. Ama şaşıran ve üzülen eşcinsel arkadaşlarımdı; nasıl bir anne oğlunun eşcinselliğini normal karşılayabilirdi, neden bizim böyle bir anne babamız yoktu.
Annemin eşcinselliğimi kabul etmesinin nedenleri, onun oğlu olmam ve yapısından kaynaklanan hoşgörüsü olabilir ama bana olumsuz tepki verseydi bile ben buna izin vermezdim. Çünkü eşcinselliğimi yaşama hakkımın varolduğunun bilincindeydim. Gerçekleri kabul etmemekle de kendini aldatacaktı annem ve üzülen gene kendisi olacaktı
. Annem bana değil, ben anneme doktora gidelim, dedim. "Belki benim ağzımdan eşcinselliğin doğal olduğuna inanmıyorsan, bir doktordan eşcinselliğin gerçekliğini daha inandırıcı bulursun" diye. Ama buna gerek kalmadı. Çünkü eşcinselliğimi kabul etmişti gönlü ne kadar heteroseksüel cinselliğe dönmemde olsa da.O akşam annem ilk defa öpüşen iki erkeğin fotoğrafını görüyordu KAOS GL'yi ona gösterdiğimde. Sadece oğlunun eşcinsel olmadığını da biliyordu. Utanmamam ve çok rahat olmam onu mutlu ediyordu. Ben toplumu kafaya takmıyordum, o da takmayacaktı.
Peki nasıl mı açıkladım anneme eşcinselliğimi; akşam yemeğinden sonra düşünceliydi. Neden düşünüyorsun, benim için mi üzülüyorsun dedim, neden evlenmediğimi kastederek. Evet, dedi. Hiçbir zaman evlenmeyeceğimi ve beni olduğum gibi kabul etmesini söyledim. Nedenini sordu her zamanki gibi. Halimden memnun olduğumu, ama mutsuz da olduğumu ve beni anlayamayacağını söyledim. Sen hele bir anlat derdini, ben anlamaya çalışırım, demesi bana cesaret verdi. Aslında hiç aklımda
yoktu bu akşam veya başka bir zaman ona eşcinselliğimi söylemek istediğim halde söylemeyi. Önce kadınlardan duygusal ve cinsel olarak hoşlanmadığımı söyledim. Evlenirsem hoşlan-abileceğimi söyledi. Duygularımın değişemeye-ceğini söyledim. Kimlerden hoşlandığımı neden sormuyorsun, dedim. Sordu. Erkeklerden hoş-lanıyorum, dedim. Erkek sevgilim gerçeğini de kabul etti.Anneme eşcinselliğimi açıkladıktan sonra üzerimden ağır bir yük falan kalkmadı. İnsan kendisi eşcinselliğini kabul ettikten sonra olumlu veya olumsuz dış tepkilerin önemi kalmıyor. Olumsuz tepkiye hazırlıklı değil miyiz zaten. Onu açıklamadan önce açıklayacağım en önemli kişi o diye düşünüyordum. Belki de onun hoşgörüsü sıradanlaştırdı ona olan açılımımı. Hatta bu yazıyı bile yazmayacaktım. Açılımın zor olmadığını göstermek istedim herhalde.
Bence siz de deneyin. Herkesin ki o kadar kolay olmayabilir ama ailem öğrenirse dışlanır mıyım baskısından-korkusundan kurtulmak için olumsuz tep-kileri göze al-malıyız. Çok geç kalarak pişman olma-yalım bunca yıl kendimizi boş yere üze-rek korkularımız-dan dolayı duygularımızı bastırdığımız için.