Okul günleri...

Philip Reay Smith

Çev: KEREM / Ankara

Pink Paper

… pek çoğumuzun hayatının en güzel günleri olabilir. Ama bunu eşcinsel öğrencilere söylerseniz, büyük olasılıkla sizi yalancılıkla suçlayacaklardır. Çünkü, bugün birçok eşcinsel öğrenci için okul yaşamı dalga geçilmek, morarmış gözler ve çürüklerle eşanlamlı.

Gerçekten çok zorluk çekilmekte; öğretmenlerin bu kötü muameleye seyirci kalması, hele hele katılması, herşeyi cehenneme dönüştürebilmekte. Toplumun eşcinsel insanları kabul etmeye doğru gidiyor olması, birçok eşcinsel gence, daha 15-16 yaşlarında, okul bitirme sınavlarına bile girmemişken, cinsel yönelimleriyle ilgili açık olma cesaretini veriyor. Ama hâlâ İngiltere'nin orta öğretim kurumlarında çalışan pek çok öğretmen değişen topluma ayak uydurabilecek altyapıya sahip değil. Ve onlar buna sahip oluncaya kadar, bu konularda hassas gençler, birçok homofobik gerginlik yaşamış olan Darren Steele örneğinde de olduğu gibi, intiharı seçiyorlar.

Darren, geçen Mart ayında kendini aşmış, 15 yaşında Staffordshire'dan bir genç. Durumu öğrendikten sonra Pink Paper "Ders Al" (Learnd the Lesson) adlı bir çağrı yaptı; önerilen, yarının erişkinleri üzerindeki baskıyı biraz olsun hafifletebilmek için okuyucuların mezun oldukları okullara yazıp, gay olduklarını bildirmeleriydi. Böylece öğretmenlere, kendileri farketmeseler de sınıflarında birçok eşcinsel öğrenci olabileceği hatırlatılacaktı. Birçok insan okullarına yazdılar; aynı zamanda Pink Paper'la da ilişkiye geçip okulda yaşadıkları olumsuz ve nadiren olumlu anılarını aktardılar. Ama Pink Paper'a hâlâ öğrenci olan okurlarından ulaşanlar öğretmenlerin kendilerinin eğitime ihtiyaçları olduğunu kanıtlıyor.

James 16 yaşına girdiği gün, düzenlenmiş olan doğumgünü partisinde açıldı. Kaldığı yerin büyükçe bir salonundaki partide, sahneye çıkıp eşcinsel olduğunu açıklama cesaretini gösterdi.

"Biraz içkiliydim, ama uzun zamandır planladığım birşeydi. Önce en yakın arkadaşıma söyledim, sonra çıkıp olayı bitirdim. İlk tepkiler gerçekten çok iyiydi."

James, doğumgünü partisinde doğru olanı yapmış gibi görünüyordu: eşcinsel ve heteroseksüel arkadaşları çevresini sarmış, onu öpüp ona sarılıyor, cesareti için onu kutluyorlardı. Ama okulda, hemen rahatsız edilmeye başladı. Özellikle soyunma odasında uğradığı hakaretler fazla gelmeye başlamıştı. Beden eğitiminden sorumlu öğretmene durumu iletince, ona okulun diğer tarafındaki, artık kullanılmayan diğer bir soyunma odasını kullanabileceğini söyledi. İki hafta boyunca burayı kullandıktan sonra, beden eğitiminden tümden vazgeçmek zorunda kaldı.

"Komik bir çözümdü. Gerçekten bayağı bir zorluk çektim, ama bu yaz, sınavlardan sonra zaten okul bitiyor."

Lincolnshire'dan Marc ise birkaç arkadaşı tarafından sevgilisini öperken görülmüş. Bundan sonra hem sınıfın içinde hem de dışarıda onunla dalga geçilmiş:

"Onları görmezden gelmeye çalıştıysam da, oldukça rahatsız ediciydiler. Bir keresinde, Fransızca sözlü sınavım sırasında dosyalarımı çöp kutusuna attılar. Konuşabileceğim birkaç öğretmen vardı, ama zaten birçok durumda öğretmenlerin bazılarının olup bitenin farkında olduğunu ve ellerinden bir şey gelmediğini biliyordum."

Sorunun önemli bir kısmı da öğrencilerin kişisel sorunlarını hemen yanıbaşlarındaki öğretmenlere aktarmak istememeleri. Eşcinselliği yüzünden acı çeken birçok öğrencinin çevresindeki öğretmenler, konunun cinsellikle ilgili olduğunu bile bilmiyor. Bu öğrencilerin akranlarından aldıkları tepkiler ve ailelerinin herşeyi öğrenmesinden duydukları korku göz önüne alınırsa, bu, o kadar da anlaşılmaz bir şey değil.

Tom Curtis, Newquay/Cornwall'daki Tretherras Lisesi'ne girdiğinde sadece 11 yaşındaydı. Girdiği gibi de akranlarıyla sorunlar yaşamaya başladı. Ona lakaplar takıyor ve onunla kavga ediyorlardı. Öğretmenlerin çoğuyla başı beladaydı, sıklıkla dersten atılıyordu. Bir keresinde 3 aylık bir dönem için, sınıftan uzak bir köşede, birisinin gözetimi altında bitirmesi gereken ödevler verildi.

"Neredeyse çenemi kırıyorlardı. Genellikle dövülüyordum ve eve gitmek zorunda kalıyordum."

Tom sonunda okula gitmemeye başladı. O, ailesi ve okul yönetimi bölgedeki başka bir okula nakledilirse herşeyin daha iyi olacağına karar verdiler.

Tom'un okulunun müdiresi, Delia Paveling, onun okulda çok sorun yaşadığının farkında olduğunu, ama hiçbir zaman eşcinsel olduğundan bahsedilmediğini söylüyor. "Onunla elimizden gelenin en iyisini yaptık" diyor.

"Onunla ve ailesiyle, neyin yanlış olduğunu anlamak için sayısız toplantılar yaptık. Hiç cinsellikten bahsedilmemişti."

İngiltere'de birçok iyi öğretmen de var. Bunların bir kısmı da eşcinsel. Öğrencilerine kişisel ve sosyal konularda kaliteli bir eğitim verebiliyor ve cinsellik gibi rahatsız edici bulunan konulardan korkmuyorlar. Homofobik aşağılamalar da dahil olmak üzere, dalga geçilmesine müdahale edip, başa çıkabiliyorlar.

Örnek olarak öncülük yapmak durumu iyileştirmenin tek yolu. Böylece okul günleri daha birçok eşcinsel öğrenci için hayatlarının en güzel günleri olabilir, Darren Steele'inki gibi intiharların da önüne geçilebilir.

Hosted by www.Geocities.ws

1