entelektüel maskelerin örttüğü çirkef:
HETEROSEKSİST SALDIRGANLIK
Gay'e EFENDİSİZ /
Ankara
Tunca Arslan (Papirüs), Kemal Kenan Ergen (L-Manyak) ve Doğu Perinçek'in ardından eşcinsellere küfredenler kervanına Leman yazarı Nihat Genç de katıldı. Heteroseksist çirkefi örtmekte zorlanan entelektüel maskeler bir bir düşerken, daha kimlerle karşılaşacağımızı önümüzdeki süreçte birlikte göreceğiz.
Nihat Genç, Eylül 1994'ten bu yana çıkan ve "Engürü"ye iki adımlık mesafedeki Dost Kitabevinde ilk sayısından bu yana satılan Kaos GL Dergisini nihayet 53. sayısında keşfediyor. Genç eşcinsellerin mâruz kaldığı heteroseksüel toplumsallaştırma ile ilgili ön kapağı, Irak'ın bombalanmasıyla ilgili arka kapağı, değişik konulardaki 17 yazıyı geçiyor ve aradığını Mektup-lar-dan bölümünde buluyor: Leman Dergisindeki homofobik ve cinsiyetçi karikatürler
az gelmiş olmalıki Kangal'dan gelen bir mektuptan yaptığı iki cümlelik bir alıntıyla biz eşcinsellerin aslında ne kadar "ibne" olduğumuzu şıp diye yakalıyor ve eşcinsellerin bütün pisliklerini ortaya seriyor. Ortaya seriyor ki vatanını seven milletimizin gözünden kaçmasın!Sayın Nihat Genç, gay'i tırnak içine alıyor. Kaos GL'yi geçelim, tırnak içine aldığı sadece bir terim değil, biz eşcinsellerin hayatı, varlığıdır. Nihat Genç bunu bilmez mi? Onca kurumu eleştirdiği halde aynı heteroseksist düzenden beslenen Nihat Genç anlaşılan bunda bir sakınca görmüyor. Yıllar önce Alman milliyetçileri de, Alman eşcinsel kardeşlerimizi aynı zihniyetle tırnak içine almışlar ve toplama kamplarına yollamışlardı. Vatanını seven Nihat Genç'in kürtler konusunda ne kadar samim
i olduğunu insan, gerçekten merak ediyor. Onca zulme, işkenceye, katliama rağmen ayakta kalmasalardı onları da mı tırnak içine alacaktı? Bir entelektüelin yaklaşımını ne zamandır güç dengeleri belirliyor?Sayın Nihat Genç, Kangal'dan yazan Mesut'un da, bizlerin de saklısı gizlisi bulunmuyor. Neyi deşifre ediyorsunuz? Beş yıldır bu dergiyi, her şeyi ama her şeyi tartışmak, bağımsız eşcinsel varoluşumuzu yaratmak için çıkarıyoruz. Yaşadığımız cinselliğimiz mideni mi bulandırıyor? (Bu ülkenin eşcinselleri keşk
e sandığınız gibi cinselliklerini yaşayabilseler!) Peki sizin gibilerin midesinin bulanmaması için cinselliğimizi nasıl yaşayacağımızı da öğretmeyi düşünüyor musunuz?"Pislik Tutucular (Dokunulmazlar)" başlıklı yazınızda pek çok kuruma çok haklı eleştiriler getirmişsiniz. Bir paragrafla eşcinselliği de aradan çıkarma becerinize hayran kaldım! Sayın Genç, mesele "ibnelik" ise eşcinseller arasındaki ibnelerin sayısı, heteroseksüellerin arasındaki ibnelerin sayısından bir kişi fazla değildir. Aynı şekilde eşci
nsel dünyadaki pislik, sizin de dahil olduğunuz heteroseksüel dünyadaki pislikten bir gram daha fazla değildir.Sayın Nihat Genç, bu ülkenin eşcinselleri "pislik tutucu" olmadıkları gibi dokunulmaz da değildirler. Bunu size anlatmanın bir anlamının olmadığının farkındayım. Oysa biraz insaf, biraz dürüstlük bunu anlamanıza yeterdi. Bu ülkenin eşcinselleri sizin de rantını yediğiniz heteroseksizmin gasp ettiği özgüven ve onurlarını geri almak için mücadele ediyorlar.
Sayın Nihat Genç, yanılıyorsunuz, yalan söylüyorsunuz, şark kurnazlığı yapıyorsunuz, sol gösterip sağ vuruyorsunuz… Yazmaktan bıktığınızı yazıyorsunuz, biz eşcinseller de inan senin gibilerden bıktık… Leman çevresinin yıllardır sonu gelmeyen karı-kız-ibne muhabbetinden de bıktık…
Sayın Nihat Genç, küfrünüze gerekçe hazırlamak için eşcinselliği "dokunulmazlar" listenize alıyorsunuz ama vatanını seven milletinizden, entelektüel maskeli sahtekârlara kadar insaf için söyleyin, eşcinsellere dokunmayan bir kurum mu var bu ülkede? Eşcinsel olduğu halde he
teroseksist düzenden beslenenlerden hareketle homofobinize kılıf hazırlamayın. O kadar işbirlikçi her kesimden çıkar ve bunu siz de bilirsiniz.12 Eylül zulmüyle yaşanan toplumsal deformasyon sürecinde at izinin it izine karışması beraberinde sahte geçişimleri getirmişti. Safların yeniden netleşmesi kaçınılmazdır ve er geç yaşanacaktır. Pisliği üretenler, gerektiğinde kurumları eleştirip, gerektiğinde o kurumların yeniden ürettiği egemen ideolojiden beslenmekte sakınca görmeyenlerdir. Eşcinsel kurtuluş müca
delemiz yükseldiğinde, bizim içimizdeki pislikler zaten kendiliğinden ortaya çıkacaktır; ya sizler suratlarınızdan akan çirkefi, entelektüel maskelerinizle daha ne zamana kadar gizleyebilirsiniz?