üTOPistan
Uğur ALPER/İstanbul
Bilinmeyen bir zaman, bilinmeyen bir yer. Tüm değerler tersine dönmüş, homofobi toprağa gömülmüş. Ama her ucun bir alternatifi olduğu için yerine heterofobi gelmiş. İşte üTOPistan, heterofobinin ülkesi. Bu ülkede karşı cinsten hoşlanıyorsanız ikinci sınıfsınız, değersizsiniz. Çoğu zaman zaten yok sayılıyorsunuz. Siz t
oplumun yüz karasısınız.Yaşayanların yüzde doksanının eşcinsel olduğu bir ülke. Başkent Homolulu, en büyük şehir Mantibul. Tüm devlet sistemi, kanunlar, sosyal sistem, herşey eşcinseller için. Evlilikler aynı cinsler arasında mümkün. Akla gelen soru şu " Peki çocuklar?" üTOPistan`da büyük üreme fabrikaları var. Teknoloji herşeyin çaresini buluyor. Erkek çiftlerin ortak spermleriyle bu fabrikalarda çocuklar üretilebiliyor. Kadın çiftler ise her yerde satılan spermlerle kendileri çocuk sahibi olabiliyor
. Tabii cinsiyeti belirlemek de mümkün. İsteyene gay, isteyene lezbiyen.Akla gelen başka soru da bu çocukların yetişirken cinsel yönelimlerinde sorun olup olmadığı. Olmaz mı! Bazen ebeveynler çocuklarının karşı cinsten hoşlandığını farkedip panik içinde psikologa başvuruyorlar. Psikiyatristlerin çoğu çocuğa hemen hormon tedavisi uygulayıp kendi cinsinden hoşlanmasını sağlıyor. Bu tedavi şekli modern görüşlü bilim adamları tarafından desteklenmiyor ve heteroseksüelliğin normal olduğu savunuluyor.
Ahlaki Değerler Bakanlığı ise bu tür mide bulandırıcı iddiaların çok dayanaksız ve rejim düşmanı olduğunu söylüyor. Zaten Ahlaki Değerler Bakanı heteroseksüel azınlığın okyanusun ortasındaki ıssız bir adaya götürülüp bırakılması projesiyle oldukça tanınmıştı. Devlet
yetkililerine göre heteroseksüellik tedavi edilmesi gereken bir hastalık.Hazır devletten bahsetmişken, bu ülkenin iki tane First Lady`si var. Cumhurbaşkanı bir kadın ve tabii ki eşi de. Ama Başbakan bir erkek. Başbakan bu yaşına kadar evlenmediği için hakkında heteroseksüel söylentileri çıkmış olsa da başbakana yakın bazı çevreler başbakanlık konutunda uşak olarak çalışan genç çocuklardan biriyle uzun süreli bir beraberlik yaşadığını iddia ediyor.
Peki azınlıkta kalmış heteroseksüeller neler yapıyor? üTOPistan`ın en büyük şehri Mantibul`da gizli saklı gidilen birkaç hetero bar var. Bunlar arka caddelerde, izbe sokaklarda. Fazla alternatifleri olmadığı için de fiyatları çok pahalı. Ama zavallı heteroseksüeller buralara mahkum oldukları için ses çıkaramıyorl
ar. Zaten heteroseksüeller evlenip çoluk çocuğa karışamadıkları için para harcayacak fazla yerleri yok ve genelde iyi bir yaşam standardına sahipler.Biraz önce bahsettiğimiz bu hetero klüpler zaman zaman polis tarafından basılıyor ve yakalanan heterolar polis merkezlerinde saçları kesildikten sonra salıveriliyor. Bu uygulamaya ise bazı demokrat eşcinseller karşı çıkıyor. "Ahlaksız olsalar da, karşı cinsle yatsalar da onlar da insan" savunmasıyla toplum da az da olsa hetero haklarının olması gerektiğinden s
öz ediyorlar. Toplumun tutucu kesimlerinden ise her gün tepki ve tehdit telefonları alıyorlar.Peki heteroların çalışma hayatındaki yeri ne? Genelde çoğu hetero olduğunu açıklamıyor. Çünkü açıkladıkları an işlerini kaybedeceklerini biliyorlar. Zaten uzun süreli beraber oldukları birileri olmadığı için o kadar da zor olmuyor saklamaları. Heteroseksüel ilişkiler doğal olmadığı ve ahlaka aykırı olduğu için çiftler bunu pek sürdüremiyor.
Esasında eşcinsel gibi davrandıkları ve kimliklerini açıklamadıkları sürece heteroseksüellere büyük bir baskı uygulanmıyor. Bunlar cinselliklerini sakladıkları sürece eşcinseller için sorun yok. Örneğin ülkenin birkaç yıl önce ölen en ünlü sanatçısı gizli bir heteroseksüeldi. Herkes onun hetero olduğunu bilirdi ama en azılı hete
ro düşmanları bile ses çıkarmazdı. Bahane ise " Biz onun sanatını seviyoruz" idi. Zaten o da hiçbir zaman heteroseksüel olduğunu yani kadınlardan hoşlandığını açıklamadı.Heteroseksüeller toplumda baskı gördükleri için genelde kendilerini sanat alanında gösteriyorlar. üTOPistan`daki ressamların, tiyatrocuların ya da sinemacıların çoğu heteroseksüel. Karşı cinsten hoşlanmanın en çok kabul gördüğü ortamlar ise sanat çevreleri. Tabii bir de modacıları unutmamak lazım. Onların cinsel yönelimlerinden dolayı görd
üğü baskı da kendini sonsuz yaratıcılık olarak ortaya çıkarıyor. Erkek modacıların çoğu heteroseksüel ve sürekli kadınlarla çalışmaktan büyük zevk duyuyorlar. Birçok ünlü lezbiyen manken modacıların kendilerini taciz etmelerinden şikayetçi.Sosyal yapısından bahsetmeye çalıştığım üTOPistan'ı anlatmaya devam edeceğiz. Size üTOPistan`dan en son haberleri ulaştırmaya çalışacağız. Oranın vatandaşlarıyla röportajlar ve konuk yazarlar da sayfalarımızda yer alacak. üTOPistan`da görüşmek üzere.