Haberler
Eşcinsellik ve Çalışma Hayatı
İlk kez yapılan "Sendikalar, Eşcinsellik ve Çalışma Hayatı" konulu uluslararası konferans Temmuz'un sonunda Hollanda'nın Amsterdam şehrinde 200 kadar delegenin katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansın başlıca odak noktası gay ve lezbiyenlerin işyerinde ayrımcılığa maruz kaldığı, bu yüzden cinsel yönelimin de sendikaları ilgilendiren bir konu olduğuydu. Tacize uğruyor, sözel ve fiziksel olarak aşağılanıyor, işten atılıyor ya da terfi ettirilmiyorlar. Diğer çalışanların eşlerinden kaynaklanan avantajlar onlara sağlanmıyor. Üç gün boyunca gay ve lezbiyen sendika aktivistleri bir dakikayı bile boşa geçirmeyen b
ilgi, tecrübe ve fikir alışverişinde bulundular. Gerçekleştiğinde yıkıcı olan birçok olay, ortak bakış açısının yarattığı atmosfer içinde coşkulu bir hava yaratıyordu.PSI
(Uluslararası Kamu Emekçileri Sendikaları Federasyonu) yetkilisi Ros Harvey, sendikal hareketin bu konferansın sosyal adalet için yapılan savaşıma sağlayabileceklerinin, değerlendirilmemesinin büyük bir kayıp olacağını vurgulayıp, cinselliğini nasıl yaşamayı seçtiğine aldırmadan her çalışanın eşit olma hakkının savunulmasının getirdiği enerji ve hırsa dikkat çekti. Ros Harvey konferansta "kamu sektörü" konulu bir workshop düzenlemişti.Hollanda'dan katılan AbvaKaba, Dünya'da eşcinsellikle ilgili en özgürlükçü yasal düzenlemelere sahip olduğu düşünülen Hollanda'daki lezbiyen ve gay çalışanların işyerlerinde heteroseksüel meslektaşlarına göre daha çok olumsuz tecrübeleri olduğunu gösteren çalışmasını sundu. Bu, daha baskıcı yasalara ve toplumsal eğilimlere sahip olan toplumlarda durumun çok daha kötü olmasının beklenebileceğini düşündürtüyor.
Birçok katılımcı lezbiyen ve gay sorunlarını gündeme getirme konusunda çaba gösterdiyse de, genelde konular gelişmiş ülkeler çerçevesinde görüşüldü.
Uluslararası Kamu Emekçileri Sendikaları Federasyonunun politikası sendikaların çalışma hayatında ayrımcılığa -ama her türlüsüne- karşı mücadele vermesi gerektiği yönünde. Ve PSI konferansta görüşülenlerin gerçekliğe dönüşmesini istiyor. (FOCUS, on the Public services 3/98)
Brezilya'da Polisler Travestilerin Canına Kastetti.
Grupo Gay da Bahia'dan 4 Ağustos'ta bildirdiğine göre Salvador şehrinde 4 askeri polis, 2 travesti seks işçisini aşağılayıp, işkence yaptıktan sonra denize atlamak zorunda bıraktılar. Travestilerden biri, Luana boğuldu, cesedi üç gün sonra çürümek üzereyken bulundu. Olayın tanığı olmuş diğe
r bir travesti, Joyce ve Salvador Travestiler Birliği başkanı Lena Oxxa yaşamlarından kaygı duyuyorlar; bu yüzden insan hakları organizasyonlarının koruması altındalar şu anda.Grupo Gay da Bahia ve Salvador Travestiler Birliği'nin askeri polis kışlası önünde yaptıkları yürüyüş, katil zanlısı dört polisin meslekten uzaklaştırılıp tutuklanmasına yol açtı. Dava görülene kadar polisler hapiste kalacak. Karakolun sorumlusu olan teğmen ise hâlâ serbest.
Grupo Gay da Bahia 1980'den 1998'e kadar 1600 eşcinselin öldürüldüğünü, bunların sadece %5'inin dava konusu olduğunu bildiriyor. (IGLHRC)
Almanya'nın
Quellendorf kasabası Belediye Başkanı Horbert Lindner, cinsiyet değiştiriyor. Mühendis olan Lindner'in, 18 ve 24 yaşlarında 2 kızı var. Hormon tedavisi gören Lindner ameliyatla fiziken de tamamen kadın olacak. Partisi PDS (Demokratik Sosyalizm Partisi) ve halk da onu destekliyor. Ancak Başkan Yardımcısı, Lindner'in azlini istiyor. Seçmenler 26 Kasım'da başkanın azledilip azledilmeyeceğine karar verecek. Transeksüel başkan görevden alınırsa, partisi PDS'nin üyeleri, cinsiyet ayrımcılığı yapıldığı gerekçesiyle üst mahkemeye başvuracak.Bir Transeksüel Belediye Başkanı da Yeni Zelanda'dan.
Yeni Zelandalı transeksüel belediye başkanı Georgina Beyer, gelecek yıl başbakan adayı olacağını açıkladı. Sabah Gazetesi, Yeni Zelanda'da Beyer'e "Bay mı yoksa Bayan Başbakan mı" deneceğinin tartışıldığını iddia ediyor. Ama biz bu homofobiyi de, transfobiyi de gayet iyi biliyoruz!
"Eşcinsel Bakan İngiltere'yi Sarsıyor", "Basın Özel Yaşama Müdahale Etmesin!", "BBC, Özel Yaşama Müdahale Ettiği İçin 'Özür' Diledi"
İngiliz İşçi Partisi hükümetinin Galler Bakanı olan Ron Davies istifa etti. İstifasının ardından bir basın toplantısı düzenleyen Davies, gazetecilerin niçin istifa ettiği sorularını yanıtlamak istememesi üzerine "eşcinsellik" tanımlamasıyla karşılaşmıştı. Tony Blair'in hükümetinde açık eşcinsel milletvekili ve bakanlar olduğu halde Ron Davies'in kendini gizlemek için kariyerinden bile vazgeçerken, İngiliz medyası onu rahat
bırakmıyor. İngiliz resmi yayın kuruluşu BBC'de yayınlanan bir program sırasında katılımcılardan birisinin Galler Bakanın cinsel yönelimini suçlama gerekçesi yapması, medyanın özel yaşamlara müdahale edebilme hakkını yeniden tartışma gündemine getirdi. Farklı cinsel yönelimi olan kişileri teşhir ederek, onları "aşağılama" furyası sonrasında BBC yönetimi çalışanlarını bir genelgeyle uyardı ve ayrıca yine aynı televizyonda eşcinsel olarak tanımlanan Ticaret Bakanı Peter Mandelson'dan, özel yaşamına müdahale edildiği gerekçesiyle özür dilendi.İngiliz The Guardian Gazetesi özel yaşamların medyaya malzeme olmasının halk tarafından nasıl karşılandığına dair bir araştırma yaptırdı. Araştırmaya yanıt verenlerin %56'sı eşcinselliğin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirtirken yakın bir oran olan %52si de eşcinsel yönelimleri olan bir kişinin hükümette bakan olarak görev almasının abes olmadığını, tam tersine konumuyla uyumlu olabileceğini belirtti.
Medyanın karşısına çıkan İngiltere Başbakanı Blair, eşcinsellikleri eleştirilen 3 kabine arkadaşını sahiplenerek "cinsel yönelimleri ne olursa olsun, özel yaşamlarının ayrıntılarını gizlemeleri koşuluyla bulundukları koltukta kalabilecekleri ve görevlerini sürdürebileceklerini" söyledi.
URUGUAY
Bir Latin Amerika ülkesi
olan Uruguay'da, "Cooperativa Bancaria" çalışanları, tarihi bir karara yol açarak, toplu sözleşme pazarlığında sağlık ve diğer açılardan evli çiftlere tanınan avantajların eşcinsel çiftleri kapsayacak şekilde, evli olmayan çiftere de sağlanmasını kabul ettiler. (IGLHRC)