"böyle GAZETECİLİK
olur mu?"Gay'e Efendisiz / ANKARA
Batı cephesinde yeni bir şey yok! "ABD... Başkanlık Seçimleri... Eşcinseller" yazısında da daha önce değindiğimiz gibi yapısal bir farkı gerektirmeyen ahlâk değersel konular, TIME'ın yazarı Margaret Carlson'ın da belirttiği gibi yaklaşan seçimler öncesinde, Amerika sağının politik manevraları olarak yeniden gündemde. Amerika sağının ve hıristiyan köktendincilerin, eşcinsellik
le ilgili yaklaşımlarının yeniden gündeme gelmesi, bunlarda yeni bir şeyler olduğu anlamına gelmiyor. Peki mass-medya'da bunca gürültü neden koparılıyor? Bunda da şaşacak bir durum bulunmuyor: Artık herkes biliyor! Medya, biz okur ve bakarları büyük bir aşkla enforme etmek için yayınladığı her türlü 'haber'i, her seferinde yeniymiş gibi, ilk defa oluyormuş gibi sunuyor. Bizler de her seferinde şok olduğumuzdan ha-ber diye sunulanın enfor-masyon mu yoksa des-enformasyon mu olduğu konusunda şok'un etki-siyle, en küçük bir kuşku duymaya bile fırsat bulamıyoruz.Hürriyet Gazetesi, "Eş-cinsellikten Kaçış"; Ra-dikal Gazetesi "Eşcinsel-liğe Veda Örgütü" baş-lıklarıyla dehşet saçmak için, neden Newsweek Dergisinin bu konuyu ka-pak yapmasını bekliyor? Hadi diyelim, KAOS GL Dergisinin, Temmuz 1996 tarihli 23. sayısını görmediler, okumadılar! Peki milyarlarca para verdikleri Washington ve New York muhabirleri, Newsweek'in yayınlan-dığı ülkede ne iş yaparlar? Doğrusu biz Türkiyeli eşcinseller i
çin pek de hayırlı işler yapmadıkları ortada. Bu arada Exodus denilen dinci gericilere geçme-den önce bir anımsatma: "ABD... Başkanlık Se-çimi..." başlıklı yazıda sözü edilen, eşcinsellerin evliliği meselesinde, Clinton, rakibi Bob Dole'un politik manevralarından olan ve eşcinsellerin evliliğinin federal hükümet tarafından tanınmamasını sağlayan yasayı, eşcinselleri savunduğu halde imzalamıştı. Zamanında aynı Newsweek, bu konuya da geniş yer ayırmıştı! Bu konu ile tartışmaların, 3 Haziran 1996 tarihli Newsweek'ten tam çevirisini Temmuz 1996 tarihli KAOS GL, 23. sayısında yayınlamıştı. Newsweek'in yaptığı ankette, %84'lük bir kesim gaylerin eşit iş olanakları elde etmesi gerektiğini söylerken, gayler arasında evlenmeyi destekleyenler yalnızca üçte bir oranında kalıyor. Bu işler güç dengeleri ile alakalıdır. Yani Clinton, zamanında ilgili yasayı onaylayıp eşcinsel evliliğini reddederken de, şimdi, işyerlerinde cinsel yöneliminden dolayı ayrımcılığa karşı eşcinselleri savunan yasayı imzalarken de ne yaptığını biliyor. Exodus denen dinci-gerici odağın, eşcinselliğin tedavi edilebilir bir hastalık yönündeki yaklaşımı Amerikan Psikoloji ve Psikiyatri Birliklerine rağmen bir yaklaşımdır. Hatırlayın, Eşcinsel Kurtuluş Hareketinin yükselmesiyle, kendilerini psikiyatri kliniklerinden kurtarıp, toplumsal bir realite olarak yaratan eşcinsellik, '70'lerin başından bu yana bu iki Birlik tarafından hastalık olarak görülmüyor. Cumhuriyetçi muhafazakârların destekçisi Exodus gibi dinci-gerici odakların pek orijinal(!) yaklaşımlarına, federal hükümet, iş yaşamındaki cinsel yönelimden kaynaklanan ayrımcılığa karşı kararı onaylayarak cevap vermiş oluyor.Hürriyet Gazetesi (12 Ağustos 1998), okurlarını bilgilendirmek bir yana, yalan, yanlış ve abartı ile "haber"i, bulvar gazeteleri gibi aktarıyor. Herşeye rağmen Radikal Gazetesi'nin (12 Ağustos 1998) ehveni şer sunuşu, ortada bir zihniyet sorunu olduğunu gösteriyor. Hürriyet'teki "haber"in her cümlesini, başlı başına çözümlemek mümkün. Fakat konu "Eşcinselliğe Veda Örgütü" (Radikal'i
n başlığı) olunca, bu durum, ne derece gerekli bilemiyorum.Başlık bir felaket: "Eşcinsellikten Kaçış!" Toplumsal ve kültürel her türlü kanalla heteroseksüelliğin zorla dayatıldığı bir toplumda, bir "kaçış" olsa olsa eşcinsellik'ten değil, eşcinsellik"e olabilir. Ve de heteroseksist zulüm düzeninin eğitim çarkı yerine, yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun her bireye, özgürce kendi cinselliğini geliştirme ve bedenini araştırma hakkı ve olanağı sunulsa, cinsellikler arası geçişler olabilir ama bu, asla "kaçış" o
lmazdı."ABD'de homoseksüel ve lezbiyenler terapi gruplarının yardımıyla normal bir yaşama geri dönüyorlar" (Terapi tartışmalarıyla ilgili çeşitli yaklaşımlar için bakınız: Nanette Gartrell ile Charles W. Socarides'ın tartışmaları, KAOS GL, Sayı 14, 16, ayrıca Hrayr Terzian için sayı 17. Bu arada Socarides'in psikoterapisi, oğlunu eşcinsellikten kurtaramadı. BBC2'den aktarılan Aversion Therapy&Homosexsuality için sayı 31'e bakabilirsiniz). Din adamlarının yerini psikolog ve psikiyatrlar alalı beri, çeşitli
terapi teknikleri, eşcinseller üzerinde denendi. Elektro şok "tedavisi"ne kadar, bunlar biliniyor. "Normal yaşam" nitelemesi, daha başta heteroseksüelliğin dışındaki yönelimleri yadsır. Ayrıca farklı zaman dilimlerinde aynı toplumdaki "normal", farklılık gösterebildiği gibi; aynı zaman diliminde farklı toplumlarda da "normal" anlayışı farklı olabilir. Hürriyet Gazetesi eksik, yalan ve yanlış haberiyle, hem okurlarını desenforme ediyor hem de okurları arasındaki eşcinsellere hakaret ederek, onların yaşamlarına saygı göstermiyor. Hürriyet, Exodus'un gerici propagandasını gerçekmiş gibi sunuyor. Radikal Gazetesi ise 'eh olsun o kadarlık' bir farkla "iddia" olduğunu belirtme gereği duyuyor."Haber"i okumaya devam edelim: "Eşcinsellikten heteroseksüelliğe (cinsel tercihi karşı cins olan) dönüş gitgide yaygınlaşıyor." Eksik bilgi bile değil, tam bir yalan. Ortada kitlesel bir "kaçış" varmış gibi gösteriliyor. Sorumsuzca davranılıyor ve propaganda "haber"miş gibi sunuluyor. Oysa biliniyor ki tarihin her döneminde et
nik, dinsel, politik, seksüel "dönme"ler görülebiliyor. Bütün bunlar bir yana, cinsel yöneliminden ve sözkonusu yöneliminin şekillendirdiği kimlikten kuşku duyan ya da kuşku duymasa bile mevcut sosyo-kültürel koşullardan dolayı kendisiyle barışamayan insanların olmasından daha doğal ne olabilir. Üstelik "ruh hastası" bir eşcinselin ne kendine ne de diğer eşcinsellere faydası dokunur. Bu insanlar, özgüven eksikliğinin ve suçluluk duygusunun, heteroseksist toplumun bir "armağanı" olduğunu görmeyip "norm"al yaşama kaçıyorlarsa, yolları açık olsun. Ayrıca eşcinsel olduğunu sanıp da gerçekte eşcinsel olmayan insanlara, Exodus'un din bulamacı ile çeşitlendirilmiş terapilerinin yeni suçluluk duyguları yaratacağından, yarardan çok zararı olacağı, aklı başında insanlar için açıktır."Eski cinsel kimliğine dönerek, mutlu bir yuva kuranların sayısı da çoğalıyor". Ne demek şimdi bu? Sözkonusu insanlar, önce heteroseksüelken, sonra eşcinsel oluyorlar ve Exodus'un sayesinde tekrar heteroseksüel olarak "eski cinsel kimliklerine" mi dönüyorlar? Bu insanların, önceki cinsel durumları, hem de bir kimlik olarak şekillenmiş heteroseksüelken, nasıl eşcinsel olmuşlar? Yanılıp, şaşıp bir bataklığa saplanmışlar da daha sonra doğru yolu bulmuşlar mı, denmek isteniyor!
Eşcinsel çifter "mutlu bir yuva" kuramazlar mı? Heteroseksüel çiftlerin yuvalarının hepsi mutlu mu? Hürriyet Gazetesi, aynı grupta yer alan Radikal Gazetesi kadar bile sorumlu davranmıyor. Bu arada ayrı bir konu ama o "mutlu yuva" masalının gerçekte ne olduğunu kadınlar v
e çocuklar çok iyi bilirler."Heteroseksüel olmak isteyen eşcinsellere yardım eden hayır kurumlarından Exodus International..." Heteroseksist politik ve toplumsal bir diktatörlükte, eşcinsel bir birey olarak kendini yaratmak ve var olmak zordur. Anlaşılır bir durum. Farklı zaman ve
toplumlarda, keşke "beyaz" olsaydım, keşke "erkek" olsaydım, keşke "yahudi" olmasaydım... diyenlerin olabildiği gibi keşke eşcinsel olmasaydım diyenler de olabiliyor. Bu matah bir durum olmadığı gibi ilgili toplumda "öyle" yaşamanın zorluğunu anlatır. Geçiyorum. Peki "hayır kurumlarından Exodus" ne demek oluyor? Türkiye'de hangi vakfın, göründüğü gibi olmadığını, irticayı destekleyip, kaynak sağladığını "şıp" diye anlayan medya, kilise için çalışan, hıristiyan köktendinci Exodus'
u, "hayır kurumu" olarak sunuyor! Peki, bizdeki "hayır kurumları"nın ne günahları var da çifte standarda maruz kalıyorlar? Maksat bağcıyı/eşcinseli dövmek olduktan sonra, eksik bilgiden, sorumsuzluktan ne çıkar? Nasıl olsa bu ülkede eşcinsel hakları, insan haklarından sayılmıyor; nasıl olsa, bu ülkede bir tek eşcinsel gazeteci bulunmuyor; nasıl olsa Hürriyet okurları arasında hiç eşcinsel bulunmuyor!.."Eskiden süslü püslü kıyafetler giyen, tıpkı bir kadın gibi hareket eden John"! Çünkü John, bir "drag queen" idi! Eksik bilgi ve gelsin beraberinde yanlış yönlendirme: Sorumsuzluk. Ameliyatla kadın olduktan sonra lezbiyenliği seçen transeksüeller ve çeşitli örnekler bir yana, "tıpkı bir kadın gibi hareket eden John" ve hemen arkasından gelen "erkeksi tavırlar
sergileyen Anne" "haber"i, bizim toplumumuza hiç de yabancı olmayan tipik eşcinsel imajını yeniden üretiyor."Exodus International, heteroseksüel olmak isteyen eşcinsellere yardım eden hayır kurumlarından sadece biri." Cümlenin içeriğini geçiyorum ama nihayet Hürriyet doğru bir bilgi veriyor! KAOS GL'nin geçen sayısında, International Herald Tribune Gazetesinden aktarılan haberden öğrendiğimize göre Exodus gibi, eşcinselliğe saldıran ve koordinasyon oluşturan 15 dinci grup daha bulunuyor!
'68 kalkışmasının yenilmesiyle, Amerikalı eşcinsel kardeşlerimizin çoğunluğu da kapitalist toplumun yeni tüketicileri olarak düzene entegre oldular; bu biliniyor. Bununla birlikte Amerikalı eşcinsel kardeşlerimiz bugün sahip oldukları her hakkı, mücadele ederek, bedel ödeye
rek kazandılar. Türkiyeli eşcinseller olarak bizlerin de hatırlaması gereken budur. Exodus gibi "hayır kurumları" her zaman, her toplumda değişik kılıklarla ortaya çıkacaktır. Daim olan özgürlük mücadelesi ve Türkiyeli eşcinseller olarak kendi bağımsız medyamızı yaratmak ve geliştirmek olmalı. Unutmadan, "böyle gazetecilik olmaz!"