medya… haberler…

“Amerika’da her azınlığın kendi düşmanı vardır, ama çoğunlukla Yahudi, Asyalı, Latin Kökenli ve Siyahların düşmanı etkili figürler oluşturmazlar; çoğunlukla eğitimsizlerdir. Örneğin Ku Klux Klan bir çok yerde etkilidir, ama onların gerici düşünceleri önemli bir gazetenin ön sayfalarında kendine yer bulamaz. Sinagoglar bombalanır örneğin, ama hiç bir Kongre üyesi Yahudilere “gentile” olmasını önermez. Latin kökenliler ve Asyalılar pek hoş karşılanmasa da televizyonda kendileriyle dalga geçilmez. Lezbiyen ve gaylerin ikilemi düşmanlarının çok güçlü olmasıdır: Doktorlar, rahipler, papazlar, askeri liderler, hakimler, politikacılar, hükümet görevlileri ve yayımcılar. Amerikan yaşamının en önde gelen konularını kontrol eden insanlarca kendine karşı konulan her grup, varolma hakkını korumak için bir harekete gerek duyar.

Newsweek’in kapak konusu “Amerika’daki Gayler” (12 Mart 1990), elele tutuşan iki erkeğin resminin altına “hoşgörünün sınırlarını sınamak” alt başlığını koymuştur. Gay ve lezbiyen hareketini yalnızca erkeklere atfetme yanılgısının yanında, bu kapak, ayrıca yalnızca heteroseksüellerin hoşgörüsünün önemli olduğunu ima etmesi açısından da karşı çıkılabilir niteliktedir. Newsweek editörlerine göre gayler Amerika’da marjinalize olmuştur, can sıkmaktadır. Eğer fazla ileri giderlerse “hoşgörünün sınırlarını sınamak” başlığının işaret ettiği gibi, hadleri bildirilecektir.” (Gay Lezbiyen Özgürlük Hareketi, Margaret Cruikshank, KAOS GL, Temmuz 1996, Sayı 23)

 

DİNCİ SAĞDAN EŞCİNSELLERE KARŞI YENİ HAÇLI SEFERİ

 

Muhafazakâr ve dinci gruplardan oluşan geniş bir koalisyon ABD’de eşcinselliğin terapi ve tavsiye yoluyla iyileştirilebilecek bir hastalık olduğunu savunduğu kapsamlı bir kampanya başlattı. Hıristiyan gruplar kampanyalarını gazetelere tam sayfa ilanlar vererek, lobi çalışmaları yaparak eşcinselliğe karşı verdikleri uzatmalı mücadelelerine hız verdiler. Ancak bu seferki kampanya sıradışı bir birlik ve koordinasyonla yürütülüyor.

Koalisyon üyeleri Senato çoğunluk lideri Trent Lott’un kısa süre önce eşcinselleri alkolik ve seks bağımlılarına benzettiği deme-cinden ilham aldıklarını söy-lüyorlar. Lott’un sözleri Beyaz Saray ve gay gruplarının sert tepkisine yol açtı. Dinci gruplar eşcinsellerden iyileştirilebilir has-talar olarak söz etmekle konuyu tüm ülkede gündeme oturtmayı hedefliyorlar. Bu grupları cesa-retlendiren ve harekete geçiren olay yakın zaman önce yapılan bir ankette Amerikalıların çoğunlu-ğunun eşcinselliğin yanlış ol-duğunu düşündüklerinin ortaya çıkması.

Gay gruplar ise dinci gruplara hızla gazetelerde kendi tam sayfa ilanlarını vererek misillemede bulundular. ABD’nin en büyük gay organizasyonu The Human Rights Campaign’in politik direktörü Winnie Stachelberg şunları söyledi: “Şunu açıkça ifade etmek istiyoruz. Eşcinsellik normaldir ve eşcinsel insanların onları seven anne ve babaları vardır ve hatta eşcinseller inanç sahibi insanlar da olabilirler.”

Hıristiyan Koalisyonu (Christian Coalition)ve Aile Araştırma Kon-seyi (Family Research Council) gibi tanınmış organizasyonların da yer aldığı 15 dinci grubun eşcinselliğe saldırmak için bir-birlerinden ayrı gerekçeleri var. Bazıları seçimlerde aday olacak politikacıların bu konudaki konum-larını açıkça belli etmelerini hedef-lerken diğerleri ise kampanyayı etkili bir bağış toplama yöntemi olarak kullanıyorlar. Family Research Council’dan Robert Knight, artık bu konuyu tekellerine alan eşcinsel aktivistlere karşı sesimizi yükseltmenin zamanı gelmişti, diyor.

Dinci grupların gazetelere verdikleri ilanlarda İsa’nın gösterdiği yolda heteroseksüelliğe geçen eski gaylerden örnekler veriliyor. Diğer gruplarsa Beyaz Saraya yoğunlaşıp kanun ko-yucuların kendilerinin eşcinselliğe olan muhalefetlerini göz önünde tutmalarını istiyorlar. Bu gruplar aylardır Başkan Clinton tarafından Lüksemburg büyükelçisi olarak seçilen James Hormel’in atan-masını eşcinsel olması nedeniyle engellediler

Cumhuriyetçi Partiden politik stratejistler ise bu kampanyanın geri tepebileceğini belirtip kamu-oyuna egemen olan kanının eşcinseller için özel ayrıcalıklar ya da hakların olmaması ama aynı zamanda da bu insanların sokak-larda dövülmemesi gerektiği şeklinde biçimleniyor.

Kaynak: International Herald Tribune

16 Temmuz 1998

***

International Herald Tribune’den çevirdiğimiz yukarıdaki haberde bahsi geçen dinci gruplardan Exodus’un iddiaları Newsweek Dergisi’nde konu oldu. 12 Ağustos 1998 tarihli Radikal (“Eşcinselliğe Veda Örgütü”) ile Hürriyet (“Eşcinsellikten Kaçış”) gazeteleri ilgili haberi Newsweek Dergisinden aktardılar. Newsweek’teki bu haberi önümüzdeki sayıda yayınlayacağız.

İNGİLTERE’DE AVAMIN DEĞİL LORDLARIN SÖZÜ GEÇİYOR!

Geçen sayımızda İngiltere’de erkekler arasında yasal seks yaşının 18’den 16’ya düşürülerek heteroseksüellerle eşcinseller arasında yasal eşitlik sağlandığını duyurmuştuk. Fakat Avam Kamarası’nın seçilmiş milletvekillerinin bu kararı Lordlar Kamarası’nda veto edildi. Kararı protesto eden eşcinseller tartışmayı gündemde tutmak için mücadele ediyorlar.

***

12 Ağustos 1998 tarihli Hürriyet’te “İki Türk Eşcinsel Hollanda’ya Sığındı” başlıklı bir haber yer aldı. Uluslararası Eşcinsel Oyunları Haftası’nda Amsterdam’a giden ve Türkiye’de “Müslüman Eşcinseller Birliği” adı altında bir derneğin yöneticileri olduklarını iddia eden bu şark kurnazı soytarıların, Doğu’yu kendilerinden daha çok tanıdığına emin olduğumuz Hollanda hükümetini kandırıp kandıramadıklarını bilemiyoruz. Haberde yeterli bilgi bulunmuyordu.

***

18 Ağustos 1998 tarihli Radikal Gazetesi’nin spor sayfasında Attilla Erdemli adlı spor yazarının “Eşcinsel Oyunları” başlıklı bir yazısı yer aldı. Laf ola beri gele türünden olan bu yazının yazarının heteroseksist olmasa da fena halde homofobik olduğu fazlasıyla sırıtıyordu.

***

TRANSEKSÜEL BAŞÇAVUŞ

İngiliz ordusunda bir başçavuş cinsiyet değiştirmeye karar vermiş. Bosna’daki Barış Gücü’nde görev yapan 37 yaşındaki Joe Rushton, ameliyat sonrası ‘Joanne’ adını alacakmış. Bu haber 6 Ağustos 1998 tarihli Radikal’de yer aldı. Aynı haber, aynı tarihte Ateş Gazetesi’nde de yer aldı. Ayrıca Ateş Gazetesi’nde haberi, biri askeri üniformalı bir erkek, diğeri tipik bir kadın olan iki resim süslüyordu. Kadının gerçekte başçavuşun makyajlı ve kadın giysili hali mi olduğu, yoksa bulvar gazetelerinin tipik marifetlerinden biri mi olduğunu bilemiyoruz (ve hatta şüpheliyiz!).

***

GELİN DAMADI SAĞDIÇLA BASTI

15 Ağustos 1998 tarihli Hürriyet’te yer alan bu haber, Girit adasında (Yunanistan) ya zorla ya da toplumsal koşulların baskısıyla evlenen bir gencin gerçekten de dramını anlatıyor. Gelin tarafını asıl kızdıran ise damat adayının, gelinin henüz giymediği gelinliği giyerek sağdıçla birlikte olmasıymış.

***

GAZETELERİN DERT KÖŞELERİ…

Eski toprak Güzin Abla, “sevdiğim genci ağabeyimle yakaladım” diye dert yanan 18 yaşında, üniversite öğrencisi genç kıza köhnemiş cinsellik bilgilerinin takviyesiyle hayat dersi veriyor: “Kızım, bu durumu büyüklerinle konuşmalısın. Özellikle annen ve baban, ağabeyinin durumunu bilmeliler. Ağabeyin de çok genç. Henüz bir cinsel kimlik arayışı içinde olabilir. Zaman zaman bu gibi durumlarda bir psikiyatristin yardımıyla gençler bu yanlış yoldan geri dönebiliyorlar. Ancak burada seninle çıkan gencin durumu çok farklı. Sanırım o aktif homoseksüel denen rolde. Hem seni, hem de ağabeyini idare eder durumda. Bence bu gençle hemen ilişkini kes. Onunla bir daha görüşme. Böyle bir insanın ne sana, ne başkasına yararı olamaz. Ondan hemen vazgeçmelisin kızım. Umarım aradan geçen zaman içinde herşey düzene girmiştir.”

***

Asuman Aydın’ın “Derdini Söyle” (Ateş Gazetesi) köşesinde, İstanbul’dan “Çaresizim” rumuzuyla yazan 21 yaşındaki gence verdiği cevap “cinsel tercihi genler belirliyor” başlığını taşıyor. Bu gencimiz erkeklere ilgi duyduğu gibi aşık olup bağlanıyormuş da. Asuman Aydın sorunu, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Cinsel Sorunlar Tedavi Merkezi Başkanı Prof. Engin Eker’e anlatmış. Prof. Eker, “Kalıtımın cinsel tercihlerde önemli rol oynadığını, tıbbın bu durumu bir hastalık olarak görmediğini” söylemiş. Gencin bu durumdan rahatsız olması ise henüz eğilimini cinsel tercih olarak görmediğini gösteriyormuş. Bu nedenle Prof. Eker, gencin psikoterapi ile düzelebileceğini belirtmiş. Bu tür sorunlar için ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Cinsel Tedavi Merkezi’nin telefonu (0.212.529 99 35) verilmiş. Biz de Prof. Eker’in neyi düzelteceğini merak ediyoruz. Eğilimiyle henüz barışmamış sözkonusu gencin kendisiyle barışmasını mı sağlayacak yoksa hazır daha kendisiyle barışmadığı için bu eğiliminden vaz mı geçirecek?

 

***

Turkish Daily News

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1