EŞCİNSELLİK VE ASKERLİK ÜZERİNE SÖYLENMEDİK BİRŞEY KALMASIN.
Dinçer ARSLAN
/İstanbulEşcinsel bireyin sistemle ciddi olarak birebir ilk karşılaşması askerlik olgusudur. Çünkü varolan sistem (gerek Avrupa gerekse Türkiye'de) eşcinsellerin askere alınmalarına karşıdır bu durum çoğu zaman hoşumuza giden askerlikten kurtulmak için cinsel tercihimizi kullanırız sonra da alınca vay efendim devlet bizi sapık olarak görüyor da bizleri erkek olarak kabul etmiyor da hem üzümü yeriz hem de bağcıyı döveriz. Bencil bir yaklaşım örneği bir başka türlüsü askerliği cennet olarak görür. Orada yaşayacağımız Fantezi hayalleriyle askere gideriz başımıza olmadık işler açarız, başka bir bencillik örneği, veya iki üçümüz biraraya gelince vay efendim askerlik kaldırılsın da yok efendim vicdani red hakkı tanınsın da söylemleriyle mangalda kül bırakmayız. Habire sistemden devletten şikayet ederiz söyleniriz. Ama birde madalyonun öbür yüzü var biraz da onu görelim.
TBMM de Milli Savunma Komisyonunda oybirliğiyle alınan kararla alenen "Eşcinsel olanlar askerlik yapamazlar" hükmü kabul edilmiştir. Bundan şunu anlamayalım ordu eşcinselleri sapık veya hasta olarak kabul etmemektedir. Bunu hiçbir yerde göremezsiniz ve verilen raporlarda "Homosexsüalite" "Transexsualite" terimleri kullanılır rahatsızlık bozukluk sapıklık terimini kullanılmaz yani ordu muayeneye gelenleri eşcinsel misin değil misin diye sorgulamaz ama, "hayır efendim ben eşcinselim rapor istiyorum" derseniz kendi kuralları uyarınca muayenesini yapmak zorundadır. Bunu eleştirme hakkına sahip değiliz. Eşcinsel olup da askerlik yapan bir sürü insan var. Onlar kesinlikle ordu tarafından rahatsız edilmemişlerdir. "Kendilerini açıklamadıkları sürece". Hem ben askerlik yapmama hakkımı kullanıp rapor istiyorum, deyip, ama livata muayenesi istenince kabul etmemek, pişkinlikten başka birşey olamaz.
Ordu içerisinde bir heteroseksüel de seks yaparken yakalanınca ceza alır, homoseksüel de ceza alır. Ordu kendi içindeki disiplini sağlamak için eşcinselliklerini açıkça beyan edenleri kabullenmez. Yoksa eşcinselleri sapık olarak gördükleri için kabul etmeme gibi bir yaklaşımı yoktur.
Homoseksüel veya heteroseksüel ne olursak olalım bizim dediğimiz ülkemizde yaşarken şunu unutmamalıyız, hoşumuza gider gitmez, devlet kendini belli kurumlarıyla ve kurallarıyla korumak zorundadır. Devletin demokratik olup olmaması insan haklarına ne derece özen gösterdiği bireyler arası eşitlik ilkelerini ne derece koruyup kolladığını tartışalım, gerekirse beğenmediğimiz yönleri demokratik yöntemlerle değiştirelim.
Ama ikide bir eşcinsellere özgürlük nidasıyla sistem çürümüş değiştirelim sloganları atmak karşınızdakileri aptal yerine koymak olur.
Bodrumdaki barlarda eğlenip yakışıklı erkeklerle bakışırken, Taksim parkında veya Güven parkta partner ararken veya Telvede Gay partilere katılırken şunu unutmayalım, azda olsa bu özgürlüğü bize veren ve onu koruyan beğenmediğimiz sistemdir. Daha iyisi için savaşalım ama sistemi yıkmaya değil işletmeye çalışalım.
Eğer istiyorsak askere gitmeyelim ama bunun gereklerine katlanırken sızlanmayalım eğer istiyorsak ordu eşcinselleri de kabul eder.
Bu güzel ülkede eşcinsel yada değil askerlik yaparak veya yapmadan hep beraber ülkemiz ve kendimiz için daha iyisi için çabalayalım.
Bilinçlenelim bilinçlendikçe istediğimiz herşeyi alabilmesini birilerinin ucuz söylemlerine alet olmadan özgürleşmeyi başarabiliriz. Saygılarımla.
Bütün Bilinçli Eşcinselleri Seviyorum.
Dinçer Arslan'a,
14.06.1998, saat sabahın beşbuçuğu; İstanbul'dan Dinçer Arslan, "Eşcinsellik ve Askerlik Üzerine Söylenmedik Bir şey Kalmasın" başlıklı yazınızı ilk elime aldığımda uykum dağıldı, kendime geldim. Ama daha ilk cümleyi okuyunca uykum kaçtı, kendimi kaybettim. İlk cümlenizde bir "olgu" olarak sunduğunuz tespitiniz doğru olsaydı neler olurdu bilmiyorum ama Kaos GL dergisi olmazdı, bundan emi
nim. Sistemle "ciddi olarak birebir ilk" karşılaşmanızın askerlikte olduğunu düşününce,eşcinsel bireyin, nasıl, ailede, okulda, işyerinde, sokakta varolma-olamama sorunu yaşadığını sizinle tartışabilmem için sizinle aynı "sistem"de yaşıyor olduğumuzdan da emin olmam gerek. Amacım "bu kadar da olmaz ki" dedirten yanılgılarınıza dikkat çekmek ve yanlış bilgilendirmenizin altını çizmek. Sırf size duyduğum tepkiyi dile getirmek için yazmıyorum. Örneğin, "ne yani lezbiyenler askere gitmediğine göre sistemle cid
di olarak birebir hiç karşılaşmıyorlar mı" demiyorum. Ne mi diyorum?…"Vicdani Red" tanınması talep edilen bir hak değildir. Vicdani Redçi taşıdığı "bilinç"le bu hakkını kullanır ve sizinkini bilmem ama bizim sistemde mangalları devirip bedelini öder.
TBMM'
de Milli Savunma Komisyonu diye bir komisyonun varlığından emin misiniz? Diyelim ki bu adla bir komisyon var ama neden varlığını iddia ettiğiniz bu komisyonun kararını "ordu eşcinselleri hasta ya da sapık olarak kabul etmemektedir" diyerek yanlış yorumluyorsunuz? Yoksa siz ordunun verdiği raporda, "ileri derecede psikoseksüel bozukluk: Homoseksüalite -veya- Transvestizm -veya- Transseksüalite" yazdığını bilmiyor musunuz?Kaos GL'nin iktidar hedefli bir perspektifi olmadığı için "… birilerinin ucuz söylemlerine alet olmadan özgürleşmeyi başarabiliriz." şeklinde dile getirdiğiniz uyarınızı size iade ediyorum. Umarım bu mektubunuzda altını çizdiğiniz, devletinize ve ülkenize olan sevginizi "Ya sev ya terket" söylemine alet etmezsiniz.
Ali FERHAT
/Ankara