ANTAKYA
Özgürlük ve yürek dolusu sevgilerle…
Toplantılarımız ilkin rahat, ılımlı ve bol terapilerle geçti. Birbirimizin sorularını cevaplamaya, hoşgörü ve belli kurallar çerçevesinde paylaşmaya yönelikti. Dışardan bizi gözlemleyen ve bize katılmayan simaların varlığına inandık. Belki öyle de hissettik. Değişik düşüncelerin varlığına ve yargılara tanık olduk. Başta heyecan, telaş doluyduk, ama biz vardık. Orda
ydık. İlk toplantımız oldukça ütopikti. Başta kafedeki garsonların hareketleri hoşumuza gitmese de pembe karanfilin varlığı bir soru işareti yarattı.Çabam, şu anda yeni gelişmeler için. Arkadaşlarla sanırım birşeyi ortaya koyduk. İstersek oluşum yapabiliriz. Tabii koşullara ve kurallara uyarak. Şimdilik 3 kişiyiz. Gay özgürlüğü hareketsiz kalmamalı. Düşüncelerimiz ve düşlerimizin büyüklüğü kadar özgürüz. Sorunların görünmeyen yüzü maddesel kaynakların yokluğu, cinselliğin yaşam tarzı haline ge
lişi -ki bunların hepsi kendi yorumum-; cinsel hesapların getirdiği düşük seviyedeki kişilik ve kimlik oluşumlarıdır. Maalesef gay'lere gelen en büyük zarar yine gay'ler arasından. "Gay'in halinden ancak bir gay anlar" düşüncesine katılmıyorum. Sizi anlayabilecek tek kişi sizsiniz. Çözümünüz cinsel, ailevi, toplumsal kimlik arayışındadır. Bireysel farklılıklarımız çoğunlukta ama ortak yönümüz, eşcinselliğin toplumda insancıllığını yansıtmak, daha bir insanca yaşamak, kardeşçe, namusla ve sevgiyle.O yüzden;
1. Birbirimizin kuyusunu kazmaktan, kıskanmaktan vazgeçip en gerekli güven ortamlarını -düşlerini- bile sağlamak birbirimize kenetlenme, bilinçlenme ve bu duyarlılığı göstermenin zamanının geldiğine inanmalı.
2. Eşcinsellik, kişilik-vicdan hesapları arayışına girmeli. Temiz toplum, temiz kişilik ve temiz eşcinsellik anlayışına ulaşmalı.
3. Cinsel kimlik, roller arasında üst-alt basamaklandırmanın yanlışlığını ve her insanın eşit haklara sahip olduğunu, yaşam tercihlerinde özgür olduğunu anımsamalı.
4. Eleştiriden çok bol çözüm üretici somut düşünceler kurmalı.
5. Bilgiye, genel kültüre daha çok ağırlık veren yazılar olmalı Kaos'ta. Bireysel çatışmaların gereksiz olduğu anımsanmalı.
KAOS'un Haziran sayısında Coşkun'un yazılarının beğenilmesinin, bir nedeni de yaşamın içinden, gerekli yazıların yer alması. Sağlığına dikkat eden kaç eşcinsel var acaba! "Ayıptır söylemesi", hiç ayıp değil aslında.
6. Artık eşcinselliği, ayrımcılık, hastalık, cinsellikten çok bir yaşam felsefesi haline getirmeli… İnsan haklarından ve insani değerlerden yararlanmalı.
7. Okul, kütüphane, sinema, wc duvarlarına veya başka duvarlara Kaos'u ve eşcinselliği tanıtan yazılar yazılabilir. Tepkisiz kalmamalı.
8. Tanıdık olsun olmasın (hepimiz bir aileyiz) saldırıya maruz kalan eşcinsellere d
estek vermeli. Gay'ler birbirini ezmesin.Duy beni ANTAKYA!
Murat, P.K. 174, 31100, ANTAKYA-HATAY
ANTAKYA