YİNE ERKEKLER VE KADINLAR DİYEREKTEN...

F. MERAL/İSTANBUL

Seyrettiniz mi bilmem ya da hatırlıyor musunuz 7 Kasım 1997 Cuma akşamı Star'daki haber hatlarından birinde ameliyatla erkek fiziğine bürünmüş biri vardı. Sunucunun konuğa sorduğu sorulardan biri de şuydu:

Neden erkekten dönen kadınlar daha çok görülüyor da, kadından dönen erkeğe az rastlanıyor? Cümle tam olarak böyle değilse bile soruya yakın ve aynı anlamdaydı. Bu çok daha önceden benim için de bir merak konusuydu ama yine de derinlemesine düşünmemiştim. Bu nedenle, ancak iyi bir araştırma yapıldıktan sonra, bu konuda tutarlı cevaplar üretilebileceğini düşünüyorum. Böyle düşünerekten bu konuda çok kapsamlı olmayan düşüncelerimi kağıda geçiriyor ve bu konuda düşüncesi olanların düşüncelerini paylaşmalarını ve dergiye aktarmalarını umuyorum. Belki böylelikle bir tartışma konusu da yaratmış oluruz.

Bilirsiniz, filmlerde, gazeteler ve televizyon programlarında "travesti" ya da "transeksüel" insanlar söz konusu olduğunda hep erkekten dönen ya da erkek bedeninde kadın ruhu taşıdığını söyleyen ya da davranışlarıyla bunu belli eden insanlara rastlarız, durumun bundan ibaret olduğunu düşünürüz. Geneli ele alırsak "dönme" deyince ilk aklımıza gelen erkekten dönmelerdir.

Heteroseksüel dünyada erkelerin kadınlardan toplumsal açıdan ön planda olduğunu, hiyerarşik bir sıralamanın söz konusu olduğunu hepimiz biliyoruz. Erkek egemen dünyadan farklısını da beklemiyoruz zaten. Eşcinsellerin dünyasına bakıldığında yine gaylerin lezbiyenlerden daha görünür olduğunu farkediyoruz. Türkiye'de çıkan (Kaos GL, Cins, Spartacus) üç eşcinsel derginin de gay ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Dikkat ederseniz hâlâ bir lezbiyen dergi mevcut değil (Ya da lezbiyen ağırlıklı bir gay ve lezbiyen dergisi). Yine bu açıdan baktığımızda oluşturulan gruplara göz attığınızda aynı durumla karşılaşırsınız. Ama benim burada değinmeye çalıştığım asıl nokta söz konusu durumun travesti ve transeksüllerin dünyasında da geçerliliğini koruduğu. Bu erkekler yüzünden böyledir diyerek erkekleri günah keçisi yapmıyorum. Yalnızca, kadınlar olarak ister hetero, ister lezbiyen, ister travesti, ister transeksüel vb. her alanda ezilmişliğimizden sıyrılamıyoruz bir türlü. Belki de erkeğe bakarak daha az sosyal olmanın sonuçlarıdır bunlar.

Yazımın başındaki haber programına dönmek istiyorum. Programı hatırlayanların dikkatini çekmiştir. Ameliyatla erkek bedenine kavuşan kişi sunucuyla sohbetini sırtını kameraya dönerek gerçekleştirdi. Kendince bir korunmaydı, anlayabiliyorum ama, örneğin Savaş Ay'ın programında yüzlerini ve isimlerini gizlemeyen travesti arkadaşları düşünmeden de edemiyor insan. Bu gizlenmenin heteroseksistlerin varolan önyargılarını desteklemekten, coming-out sürecindeki eşcinselleri de varlıklarının utanç verici olduğunu düşündürmekten başka hangi amaca hizmet ediyor sizce? Programa hiç katılmaması çok daha iyi olurdu belki de.

Programın sunucusu aklımda kaldığı kadarıyla şöyle demişti: Artık bir erkeksiniz. Ameliyattan sonra ne yapmayı istediniz ilk olarak, ya da ne yapmayı istiyorsunuz? Cevap şöyleydi:

"Dansöz oynatmak istiyorum" Bir zamanlar erkeklerin kendisine ve diğer kadınlara baktıklarını düşündüğü pencereden o da kafasını uzatmaya çalışıyor. Bunca süreçten sonra böyle bir bakış açısı! Pes doğrusu! Gerçekten pes! Helal olsun! Hiç bir ilerleme yok. Hep aynı mankafa... Siz böyle düşündükten sonra heteroseksist dünya ne düşünmez? Keşke kadın bedeninde kalsaydınız. Umuyorum bunlar değişmiş bedeninizi henüz hazmedememiş ve yanlış da olsa geç kalmış olduğunuzu düşündüğünüz ve alelacele, aç bir ruhla yaşamak istediğiniz gelenekselleşmiş geçici istek ve heyecanlardır. Öyle bile olsa hiç ama hiç hoş değildi. Bizler bu ve benzeri düşünceler yüzünden beziyoruz canımızdan ve ben ne olursa olsun, kadınlara hâlâ heteroseksist erkek gözüyle bakan kadından dönme erkekler olacağına ve onların hanesine bir sakat bilinçli daha ekleneceğine, bu düşünce içinde olabilen erkek ve kadın transeksüellerin "dönmemelerini" dilerim. En azından kimseye zarar veremez, sorunlarınızla haşır ve de neşir olursunuz. (Belki de ona böylesi gerekliydi.) Kadın bedeninden kurtulmakta biraz acele ettiğini düşünüyorum. Biraz daha hapsolsaydı ve bir kaç aç gözlü, şehvetten gözü dönmüş, ağzından salya akan azmanların önünde kadın bedeniyle raksedip kıvırsaydı (çünkü başka türlü anlayabileceğini sanmıyorum!) sunucunun sorduğu "Ne yapmak istiyorsunuz" sorusuna herhalde öyle bir cevap veremezdi. Ama belli de olmaz, kimbilir belkide geçmişte ona yaşatılanların acısını şimdi de o çıkartmak istiyordur. Söyler misiniz yollarımızı biz de kaparsak kim hangi güç açabilir onları bir daha ???!

Hosted by www.Geocities.ws

1