"Biz", "Ben"e Dönüşünce;
BİZ GL
'Yİ KURTLAR YEDİ!Özellikle Kaos GL, kısmen de Lambda İstanbul'dan aldığınız destekle 7 Aralık 1997 tarihinden itibaren İzmir İskenderiye Kütüphanesinde almaya başladığmız Biz GL toplantıları, yeni bir hareketlenmeye kadar noktalanmış durumda..
Oysa herşey ne de güzel başlamıştı. Daha dördüncü toplantıda sayımız altmışa ulaşmış, komisyonlar kurulmuş, görevli arkadaşlar belirlenmişti. Ağırlıklı olarak tiyatroya yönelinmesine karar verilmiş, en kısa sürede bir tüzel kişilik kazanılarak Biz GL’ye özgü bir mekan açılması hedeflenmişti. Öyle güzel projeler vardı ki… Evsiz eşcinsellere
hizmet eden bir pansiyon açmak, işsiz eşcinsellere iş bulma ve maddi katkı sağlama şeklinde yardımda bulunmak. “Bir Milyon Oy” kampanyasıyla bütün eşcinsel hareketleri bir araya getirmek, vs. Bütün bu tozpembe atmosfer içinde zaman geçti ve birşeyler yolunda gitmemeye başladı. Öncelikle daha önce biribirinden kopuk küçük gruplar halinde olan eşcinseller, bir araya toplanınca araya pek çok özel ilişki girdi; bu durum da dedikoduya, kıskançlığa, küskünlüğe ve hizipleşmeye yol açtı. Yine toplantılar zamanla bir düzene sokulup kağıt üstünde yapılan işbölümü yaşamın gerçeğine geçirilemeyince pek çoğu 39. sayıda bahsettiğim X gibi bilinçsiz ve kaygısız olan katılımcılar, bu durumdan sıkılmaya başladı. Çoğunluğun sıkılıp gitmesine fırsat kalmadan da hızla yayılan bir polis baskını söylentisiyle toplantılara ara verildi. Bu söylentinin gerçekliği hiçbir zaman kanıtlanamadı, ancak söylenti güvenlik güçlerinin baskınından bile daha etkili olarak Biz GL'nin çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmasına neden oldu.İzmirli eşcinsellerin üzerine gece gibi çöken birkaç haftalık sessizlik ortamından sonra, Biz GL'ye sözcü olarak seçtiğimiz arkadaştan gelen telefonla ortalama onbeş seçilmiş insan, bir mankenlik ajansında gizlice biraraya geldik. Altmış civarında eşcinselin onbeşe (gelmeyenlerle birlikte yirmi yirmiiki kişi) düşürülmesindeki kriterlerin alabildiğine subjektif ve iktidar merkezli olduğunun anlaşılması Biz GL için sonun başlangıcı olmuştu bir anlamda.. İkinci toplantıda ben ve bir arkadaşım, toplantıya çağrılma kri
terlerini eleştirerek gruptan ayrıldık. Gruba bir başka eleştirimiz de, bütün eşcinselleri “potansiyel ajan” yerine koyarak ikiyüzlülüğü bile makul bulan ‘gizlilik’ ilkesiydi. Bizim ayrılışımızdan sonra Biz GL, bir ay kadar daha toplantılara devam etti. Ancak sözcü olan kişinin özel nedenlerle birkaç toplantıya katılmaması sonucu giderek azalan katılımcı sayısı, en sonunda hiçliğe kadar düşmüştü. Bu arada ben ve altı arkadaşım da ömrü birkaç hafta süren bir Terapi Grubu kurduk ve bir lezbiyen psikolog arkadaş öncülüğünde terapi seansları düzenledik.İzmir'den bir Biz GL fırtınası geldi, geçti. “Biz”in, “ben”leştiği noktada örgütlenme bitti; "ben” merkezli bir hiyerarşi kuruldu. Bu da gerçek bir kollektivizmin yokoluşu demekti. Biz GL'den bazı dostlar, sadece bir ara verdiklerini söyleseler de, İzmir'de şu anda bir eşcinsel hareket yok. Başlarsa o mutlaka yeni bir hareket olacak: Kendisini yokeden ben merkezcilikten, kişisellikle örgütlülüğü birbirine karıştıran bilinçsizlikten, hiyerarşiye çanak tutan liderli
k tavrından ve ikiyüzlülükten arınmış, hedeflerini saptamış ve bu hedeflere ulaşmasını sağlayacak yöntemleri belirlemiş yeni bir hareket. Başka deyişle Biz GL'de, özellikle gizli toplanılan dönemde eksik olan ne varsa, o özellikleri taşıyan bir hareket…Umu
yorum ki o hareket hiç de uzakta değil!Hakan K.
/İzmir (04.05.1998)