Lambda-İstanbul'dan arkadaşlara…

 

Sevgili arkadaşlar,

Türkiye'de çok sıklıkla eşcinsellerin ister polisle ister başka kişilerle cinsel yönelimleri yüzünden başlarının derde girdiğini biliyoruz. Fakat ne yazık ki bunların çoğunluğu o yaşayan kişinin hayat tecrübesi olmaktan öteye gidemiyor ve hiçbirimiz haklarımızın peşine düşemiyoruz malum sebeplerden dolayı. Lambda İstanbul olarak bu olayların tümünü kayıtlara geçirmek, birer rapor haline getirmek istiyoruz. Böylece bu olayların sıradan tekil olaylar değil, sistemli bir şekilde yürütülen insan hakları ihlalleri olduğunu ispatlamak ve şu anda mecliste yeni yasa reformu üzerinde çalışan komisyona sunmak amacındayız. Bunun dışında bu raporlar Uluslararası Af Örgütü'ne de sunulacak. Sizden istediğimiz şu: Eminiz ki bir çoğunuzun başına eşcinsel olmanızdan dolayı kötü bir şey gelmiştir. Lütfen KAOS GL’deki bu formu doldurun, hatta fotokopiyle çoğaltıp arkadaşlarınıza dağıtın. Sokakta karşılaştığınız ufak bir sözlü saldırıdan görmüş olabileceğiniz ağır işkencelere kadar herşeyi kaydetmek istiyoruz. Gerçek isminizi vermek zorunda değilsiniz. Hatta sadece isminizin baş harflerini bile yazabilirsiniz. Ayrıca çok az zamanımız kaldı. Bu formları doldurup lütfen bir an önce P.K.103 Göztepe İstanbul adresine gönderin.

Lambda-İstanbul

LAMBDA İSTANBUL - İNSAN HAKLARI İHLALİ RAPORU

1.Tarih

:

2.Mağdurun ismi (Rumuz)

:

3.Cinsiyet

:

4.Olayın zamanı (tarih-saat)

:

5.Yeri

:

6.Yapan kişi-kişiler

:

7.Saldırının cinsi (fiziksel-sözle,vs.)

:

8.Kullanılan alet (kullanıldıysa)

:

9.Saldırganın gösterdiği sebep (gösterdiyse)

:

10.Şiddet ve işkenceyle karşılaşıldı mı?

:

11.Vücudunuza kalıcı zarar verildi mi? Açıklayın

:

12.Olayı kimler gördü?

:

13.Olaydan sonra hak aramasına gidildi mi?

:

14.Gidildiyse sonuç ne? Gidilmediyse sebebi nedir?

:

15.Doktor raporu alındı mı?

:

16.Kendi el yazınızla olayı ayrıntılı şekilde anlatınız :

 


 

Sevgili Uğur,

Dedikodularla, önyargılarla, yanlış bilgilenmelerle savaşa savaşa özellikle son ki yıldır Lambda-İstanbul ile KAOS GL arasındaki iletişimin artması, bizleri yalnızca mutlu etmektedir. Bu iletişimin, zaman içinde etkileşime, dayanışmaya ve işbirliğine evrilmesi için bir yöntemi sizce de olmamalı mı? Bizce bu, hem eşcinsel hareket için hem de her iki grup için gerekli ve zorunlu. Söz konusu yöntemi düşünmenin, birlikte düşünmenin bir gün mümkün olacağını umarak, KAOS GL olarak, sizden gelen herşeyi ilk sayıda yayınlamaya çalıştık. (En son hiçbir bilgimiz olmadığı halde, "Siyaset Meydanı'na çıkar mısınız?" çağrınızda olduğu gibi.) Ama bu kez, "İnsan Hakları İhlâl Raporu" ile ilgili çağrınız dolayısıyla bir iki söz söyleme gereği duyduk.

Öncelikle belirtmek isteriz ki adı geçen konu, "Gay ve Lezbiyen Hakları, İnsan Haklarıdır"dan hareketle bizim de çok önemsediğimiz bir konu. Daha ilk sayımızda (Polis Kimliği ve Heteroseksist Terör, Eylül 1994) bu konuyu bir yönüyle ele aldık. Nisan 1995'le "Eşcinsellere Yönelik Şiddete Karşı Ne Yapmalı?"ya değindik. Ve de şimdiye kadar "rapor" edilebilecek onlarca tanıklık yayınladık. Fakat eşcinsellere yönelik suçlar, gaylerin polise ya da resmi kuruluşlara şikayette bulunarak haklarını isteyemeyeceği inancıyla desteklendiğinden ve de bu maalesef doğru olduğundan bu tanıklıklar dergi sayfalarında kaldı. (Belki ilerde bir kitapta toplanır.) Şimdi sizlerin benzer tanıklıklardan bir "dosya" oluşturma girişiminizi kutlarız.

'Peki o zaman, sorun ne'mi?

Sevgili arkadaşlar, lobicilik konusunda Kaos eşcinsellerinin ne düşündükleri ayrı konu; ayrıca yukarda da belirttiğimiz gibi insan hakları ihlâl rapor konusunda sizleri kesinlikle elimizden geldiğince destekleriz ama yanılmıyorsak unutulan pek çok şey yok mu?

İçinde bulunduğumuz dönemde, mecliste (herhalde aynı meclisten söz ediyoruzdur!) çalışan hem de yasa reformu üzerinde çalışan bir komisyon mu bulunuyor? Bu komisyon, hangi milletvekillerinden oluşuyor ve şimdiye kadar hangi yasaları ne şekilde reforme ettiler? Ayrıca hepimiz biliyoruz ki TBMM'de eşcinsel milletvekili bulunmuyor! "Eşcinsel dostu" vekillerden de vazgeçtik, en azından öteki için de demokrasi isteyen ve henüz ortaya çıkmamış milletvekilleri mi bulunuyor?

Hangi yasanın ne şekilde reforme edilmesini istiyorsunuz? Bildiğimiz kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti yasaları açısından, eşcinsellik, "yasal" da değil, "yasadışı" da dağil. IGLHRC ve ILGA'nın nitelemesiyle söyleyecek olursak anılmıyor. Yani eşcinsel edim Türkiye'de, (18 yaş üzerinde) suç değil. Bu durumda, ilgili yasalarda, cinsel ayrımcılık bizleri kapsamadığı için, ‘cinsel yönelimi farklı olanların’ uğradıkları ayrımcılığa karşı mı, bir madde isteniyor? En azından "form"u dolduracak insanlar bunları bilmek isteyebilirler.

Belirttiğiniz gibi gerçekten "çok az zaman" kaldı. Meclis, tatile gidecek mi, geceli gündüzlü çalışacak mı, henüz karar verilmedi. İyi de neden çok az zamanınız kaldı? Koşulları bildiğimiz için "şimdiye kadar neredeydiniz" diye sormayacağız. Ama yine de yangından mal mı kaçırılıyor diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz. Yoksa ilgili madde, sonraki dönemlerde, değiştirilmesi dahi önerilemeyecek maddeler kapsamına mı girecek?

Avrupa Konseyine girmek için bir adımları kalmış, Güney Kıbrıs'ın papazları ile muhafazakar milletvekilleri "Homoseksüelleri destekleyeceğinize, Kuzey'deki işgali durdurun" derken, Romanya'nın, yaklaşımı bize hiç de yabancı olmayan heteroseksist medyası "Avrupa Konseyine girmek için hepimizin ibne mi olması gerekiyor" derken, Türkiye’de ortada folun ya da yumurtanın olmadığı bir dönemde, hangi komisyondan hangi yasayı reforme etmesini bekliyorsunuz?

KAOS GL, ilk önce Yunanistan, Sırbistan gibi ülkelerin eşcinselleriyle iletişim kurmaya çalışırken, Lambda-İstanbul yönünü hep Kuzey Amerika'ya ve Batı Avrupaya döndü. (Elbette ki bunda bir yanlış bulunmuyor.) Dolayısıyla Batı'daki formel işleyişi iyi biliyorsunuz ve biz bunu teslim ediyoruz. Bununla birlikte bilinmesi gereken bir şey var ki Batıdaki formellik sadece 'form'-dan ibaret olmasa gerek. Batı'daki formelliğin arkasında, zamanında koskoca bir Eşcinsel Kurtuluş Hareketinin kendi mücadelesi ve gücüyle yarattığı sosyal, kültürel ve ekonomik zemin olmasıydı onun form'u olabilir miydi? Hele ki Türkiye gibi günlük, toplumsal hayat bir yana, resmi hayatı bile formel olandan daha çok informel olanın belirlediği bir ülkede, sosyal kültürel ve ekonomik zemini olmayan tek başına bir "form" ne işe yarar? (Üstelik, bir yasanın tanımladığı hak, kullanıcılar tarafından hayat içinde mücadele edilerek kazanılmadıkça bir anlam taşımadığı, örneğin bu ülkenin feministleri tarafından çok iyi bilinmekte. Fakat işin bu aşamasına burda girmek yersiz olacak.)

Sevgili arkadaşlar, bizler aşağıdaki çağrıyı (Biz eşcinsellerin maruz kaldığı ayrımcılık, taciz ve tecavüzler dergimizde, TANIKLIK bölümünde birebir yaşayan insanlar tarafından kaleme alınıyor biliyorsunuz. Bu bölüme daha fazla işlerlik kazandırmak amacıyla, arkadaşlarımıza, yaşadıklarını yazarak bize yollamalarını ve bu konuda tembellik etmemelerini öneriyoruz. Yurttan, işten, vs. atılma, dayak, adli ayrımcılık, tecavüz vb. zulümleri tarih ve şehir ismi belirterek-kişi ismi saklı kalmak koşuluyla gönderirseniz, birbirimizin sessizliğine ses oluruz. Adresimiz...) Kaos GL'de hep tekrarladık. Bunu siz de biliyorsunuz. Fakat gelen cevap ikiyi üçü geçmedi. Oysa hepimiz biliyoruz ki tam tersi, bu toplumda başına birşey gelmeyen eşcinsel sayısı üçü beşi geçmez! En azından tecrübe alışverişi olur diye çok önemsediğimiz "Yaşamın İçinden Kartpostallar" bölümüne en yakın arkadaşlarımızdan bile tanınırız diye yazmayanlar çıkıyor. (Kim, nerden tanıyacaksa.)

Sözlü ya da fiziki saldırıya uğrayan eşcinsellerin pek çoğu en yakın arkadaşından dahi bunu gizliyor. Bırakalım yazmayı çizmeyi, şurda şuna, burda buna dikkat edin, hazırlıklı olun, diye uyarmıyorlar bile. Geçen süre içinde bilmediğimiz ne değişti ki insanlar bu formları doldurup geri göndersinler?

Sevgili Uğur, sevgili arkadaşlar, umalım ki kaygımızı ve derdimizi anlatabilmişizdir. Heyecanımız bitmesin, ne güzel, ama geç kalmışlık sendromundan kurtulalım artık. Çünkü bu sendrom, bir iş sonuçsuz kaldığnda ya da sekteye uğradığında zincirleme reaksiyona giriyor ve 'bu ülkede bir bok değişmez, böyle gelmiş böyle gider'e kadar sıçrayabiliyor. Onun için tamam hayallerimizden vazgeçmeyelim ama nereye bastığını bildikten sonra ağır adımlarla da hedefe varılır. İmkansızı isterken gerçekçi olmayı unutmayalım.

KAOS GL


Türkiye’nin dört bir yanındaki gayler!

Hazırladığımız Türkiye Rehberi için sizlerden hiçbir bilgi gelmedi, lütfen her türlü adres ve detayları ile birlikte bar, birahane, hamam, park-bahçe… ne varsa, gaylerin gittikleri mekanları bize bildirin. Siz de yazmazsanız işimiz zor.

LAMBDA-İSTANBUL

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1