“ŞAİBELİ AKTİVİSTLER” TARTIŞMASI DEVAM EDİYOR!

 

ŞAİBELİ AKTİVİSTLER ÜZERİNE THE KEZBAN’A

 

Öncelikle kendi ismini gizleyerek ‘saf, cahil’ anlamına gelen rümuzla insanların gerçek isimlerini verip “yüz kızartıcı” suçlar kapsamına giren çamurla eşcinsel harekete emeği geçenlere çok çirkin biçimde saldıran yazınızdan esef duydum. Hiç kimsenin avukatlığına soyunmadım. Fakat benim de tanıklık ettiğim bazı şeyleri anlatmak insanlık görevimdir.

Yazıda bahsi geçen insanlardan İbrahim’i, Güneş’i, Örümcek Kemal’i tanırım. Önce gelelim İbrahim Eren’e. 80’li yıllardan beri tanırım. Madalyonun bir yüzü; eşcinsel hareket için işkencede kaburga kemikleri kırılan ve aylarca cezaevinde yatan arkadaşımız İbrahim, tanıdığımdan beri yanında en az 10 kişiyi çalıştıran, hali vakti yerinde bir adamdır. (Osmanlı deyimiyle hanları, hamamları vardır.) Bahsi geçen para çok komik bir miktardır. İbrahim bana o parayı Demet’e ödediğini ve elinde yazılı kanıtı bulunduğunu söyledi. Yani bir yanıyla da onun eşcinsel hareket için yaptığı maddi fedakarlıklara bizzat tanık olduğum için yapılan haksızlığa gönlüm vicdanım razı olmadı.

Madalyonun bir yüzü: İbrahim Eren’le en çok sürtüşen, kavga edenlerden biri olan ben diyorum ki: İbrahim arkadaşımız zor bir insan olabilir. Bizim gibi düşünmeyebilir. Hatta gay hareket için hiç bir şey yapmayabilir. Fakat onu eleştirirken bu kadar aşağılamak hakkına sahip değiliz. Bugün bir eşcinsel hareket (Ne kadar cılız da olsa) varsa İbrahim’in ve benim kendimizi oklara hedef ederek yaptığımız mücadele sonucu temellerini attı. Çok kendiliğinden olduğu için bazı yanlışları da içerebilir. Lütfen dikkatli olalım.

Diğer şaibeli aktivistler(!) Güneş ve Kemal (Örümcek) için de söylenilen miktarlar çok küçük paralar. Örümceğin topladığı paraları çok aşan Çağrı Grubu broşürlerinin faturaları Çağrı’nın arşivlerinde yanılmıyorsam duruyor. Güneş’le ilgili bölüm ise çok daha net: Ben Güneş’in Lambda’dan aldığı söylenen paradan önce, iki sayıyı finanse edecek bir finansör bulmuştum. (Kitap Günlüğü ve Kitap Rehberi çalışanları) Yani Güneş istese aldığı parayla karşılaştırıldığında çok komik kaçacak masrafı önlerine koyabilirdi. Fakat Güneş ne beni ne onları aradı. Yardımı bir biçimiyle reddetti.

Son söz olarak: Sevgili Kezban, eskiden izlediğim bir yerli dizi vardı, Kezban’la başlar ve sırayla Kezban Roma’da, Kezban Paris’te ile devam ederdi. Yani Kezban entellektüel bir kadına dönüşürdü. Ben diyorum ki: Az gelişmiş ülkenin zavallı yoksul, üç kuruş için hırsızlık yapan eşcinseller imajı’nın hiç kimseye bir yararı olmadığı gibi tüm Türkiyeli aktivist eşcinselleri aşağılatıyorsun. Artık seni Romalı, Parisli Kezban olarak okuyalım. Selam ve Sevgiler. (1 Mayıs 1998)

Ali Kemal Yılmaz/İSTANBUL

 

……

ÖRÜMCEK KEMAL

Dava hakkı bende saklı kalmak üzere, derginizin 44’üncü sayısındaki “The Kezban” adıyla yayınlanmış olan, hakkımdaki “şaibeli aktivister” suçlamasına karşılık olarak ekteki tekzibi yayınlamanızı rica ediyorum. Derginizdeki yazılar anti-demokratik olup, kullandığınız çirkin dilden dolayı da siz çalışanları kınıyorum. Araştırma yapılmadan kimsenin böyle insanları karalamaya hakkı yok. İdealist biri olduğum için sizleri şu an mahkemeye vermiyorum.

Bahsi geçen para 1000 DM değil, 15, 200 DM kadardı. Bu parayı bu bilgileri buraya gönderen Coşkun ve Yusuf ile beraber topladık. Toplanan paraları Coşkun arkadaşınız ile hep beraber saydık. Paranın diğer arkadaşlarda kalmasını teklif ettim, fakat para bende kaldı. 1.5-2 sene evvel oluşturulan çağrı grubu ile bir broşür çıkarıp tüm arkadaşlara dağıttık. Bu ikiyüz mark oraya harcandı, para yetmediği gibi üç dört misli parayı da cebimden harcadım. Burada tüm arkadaşlara bunu duyurmak istiyorum. Ayrıca buraya tüm arkadaşlar davet edildi, Lambda ve içinde yer alan diğer arkadaşlar. Çalışmaya katılmayı kabul etmedikleri için paranın bu broşürü çıkarılırken kullanıldığını öğrenemediler. Fakat çağrı grubundaki tüm arkadaşlara bu duyuruldu.

“İnsanların böyle karalanması çok kötü. Eğer arkadaşlar bu yazımla tatmin olmayacaksa, lütfen hep bir araya gelelim. Ben yapılacak bir işte hemen çıkarıp 1.000 DM vermeye hazırım. Bunu burdan tüm camiaya duyuruyorum.”

Şimdi sormak istiyorum kaybolan diğer paralar nerede? Bu yazıları buraya yollayan Coşkun arkadaşla telefonda konuştuk, bu çok ilginç konuşmayı aynen buraya aktarıyorum. Kendi içlerinden olan yani “Lambda” grubundan olan BÜLENT ATEŞ’in 50.000.000.-TL değil 7.000$ alarak kaybolduğunu söyledi. Bunun bundan tam 4 ay önce olduğunu ve bugüne kadar saklandığını söyledi. Ben ortadan yokolmadım, bahsi geçen diğer arkadaşların da adresleri ve telefonları bellidir. Onların da ortadan yok olduğunu hiç sanmıyorum. Topladığımız paranın nereye harcandığı belli olmasına rağmen, bahsedildiği gibi şaibe altında kalmamak için 1.000 DM hemen çıkarıp vermeye hazırım. Lambda grubundaki arkadaşların da şaibe altında kalmamaları için isimlerini vererek ortaya çıkıp, yurt dışından bugüne kadar ne kadar para gelmiş? Nereye ne kadar para harcanmış? Bunu delillerle ispatlamaları lazım. Aksi takdirde hayatları boyunca kendiler şaibe altında kalacaklar. Ayrıca ortadan yok oldu denilen 7.000$ sorumluları kendileridir. Kaybolan para 7.000$ yoksa 27.000$ mı kimse bilmemekte. Bu kadar parayı neden istemekteler? Sevgili Coşkun ve Yusuf şimdi sizin ortaya çıkıp, diğer arkadaşlarınızla birlikte “onların da adlarını açıklayarak” bu paraların hesabını vermeniz lazım.

Sevgili arkadaşlar inandığım bir çalışma uğruna evimi açtım. 6-7 kişi toplanıyorduk. Amacımız ciddi bir dergi çıkarmaktı. Bu çalışma içerisinde şimdiki Lambda grubundan olan Coşkun ve Yusuf’ta vardı. Bu arkadaşlar her zaman saklandılar, halen de öyle. O dönemler evim polisler tarafından basıldığı için, bu arkadaşlara da inanmadığım için yolumu ayırmak zorunda kaldım. Çünkü harekete inanmadıklarını her toplantıda dile getirdiler, halen de söylemekteler. Hal böyleyken ben ve diğer faydalı olmuş insanları isimlerimiz ile KAOS GL’ye gönderdikleri yazı ile sulamaktalar. Şimdi arkadaşlarımız madem bir tartışma başlattılar, ortaya çıkıp yok ettikleri paraların hesabını vermeliler. Bu güne kadar sadece Bülent Ateş mi para götürmüştür? Madem hepiniz saklanıyorsunuz, bu paraları kim nereye, ne kadar, kimin adına gönderiyor, biz de bilmek istiyoruz. Saygılarımla,

Kemal/İstanbul

NOT: Kırmızıyla tırnak içine aldığım ve işaretlediğim 1000DM yayınlanacak olan yazıda dikkat çekici olmasını rica ediyorum. Bu yazı aynen yayınlanmadığı taktirde derginizi ve bu yazıyı gönderen arkadaşları mahkemeye vereceğimi bilmenizi isterim.(Kemal)

 

………

LAMBDA İSTANBUL’DAN DUYURU

Bilindiği üzere, İstanbul’da yaklaşık 10 yıldır süre gelen eşcinsel hareket, çoğunluğu öğrencilerden oluşan bir sivil inisiyatif grubu olarak, bütün olanaksızlıklara, bütün maddi sıkıntılara ve kesintilere rağmen, bugüne kadar toplumun her kesiminden yüzlerce eşcinselin kendisiyle barışmasında büyük bir katkı sağlamış; öte yandan seminer, broşür, dergi, stand, radyo programı aracılığıyla toplumun eşcinsellik konusunda bilgilenmesinde ve eşcinselliğe karşı olan önyargıların yıkılmasında büyük bir gayreti olmuştur.

Bu yönüyle Lambda-İstanbul’un, hiçbir maddi ve manevi karşılık beklemeksizin, çok değerli zamanını, emeğini ve cebindeki üç-beş kuruşluk okul harçlığını dahi ortaya koyabilen gönüllü çalışanlarının her biri, eşcinsel tarihinde birer sivil kahraman olarak anılacaklardır.

Yine bilindiği üzere, demokratik bir yapıya sahip olan Lambda*-İstanbul, “esas olan insan sevgisidir” düşüncesiyle, Pazar toplantılarının kapılarını cinsel kimlik, meslek, statü, politik ayrımcılık yapmaksızın herkese açmıştır. Ancak bu hümanist yaklaşımın elbette bazı sakıncaları da, zamanla görülmüştür. Öyle ki, gruba katılımdaki bu serbestiyet sayesinde, yüzlerine hümanist, aktivist, hatta devrimci maskesi takmış bazı kötü niyetli, hatta dolandırıcı insanlar grup içine sızabilmişlerdir.

Tertemiz, gönüllü-çalışan insanlardan oluşan Lambda-İstanbul grubuna katılan bu demokrat insan kılığına girmiş bir kaç sahtekar, grubun çalışmalarını sabote etmek suretiyle, hem grubun adını kötüye çıkarmakta; hem de eşcinsel hareketi kesintiye uğratmak suretiyle, eşcinsel topluma büyük zarar vermektedirler.

Eşcinsel hareketin böylesi büyük zararlara uğramasına sebep olan kişi veya kişilerin yine eşcinsel olmaları ise çok daha acı ve düşündürücüdür.

1998 yılı içerisinde Lambda İstanbul, eşcinsellerin rahatça faydalanabileceği, Türkiye’de ilk İNTERNET-GAY CAFÉ projesini gerçekleştirmek suretiyle, bir büyük ilk’e daha imzasını atacaktı. Ama olmadı. Çünkü bağrımızda barındırdığımız bir yılan, yine bizleri bağrımızdan vurdu.

SHP, CHP ve ÖDP’de görev yapmış, büyük demokrat, büyük devrimci olara geçinen ve kendisini bir dürüstlük abidesi olarak tanımlayan sigortacı, eşcinsel BÜLENT ATEŞ, Lambda-İstanbul’un muhasebesini dolandırmak suretiyle 7 BİN DOLAR'’mızı çalmış ve kaçmıştır.

Böylece, kutsal değerlerden yarattığı maskesi düşmüş olan BÜLENT ATEŞ’in, gerçekte ne büyük bir hırsız, dolandırıcı ve bir alçak olduğu gün ışığına çıkmıştır.

Cumhurbaşkanının, başbakanların dolandırıldığı bu memlekette; kapılarını herkese açık tutan ve hayat tecrübeleri fazla olmayan gençlerden oluşan bir inisiyatif grubunun da dolandırılmış olması, belki izah edilebilir ama bunun, bağrımızda barındırdığımız, sonsuz güven duyduğumuz, insan haklarını ve demokrasiyi dilinden düşürmeyen bir eşcinsel tarafından yapılmış olması çok acıdır.

Cebindeki okul harçlığını, çay ve simit paralarını, eşcinsel harekete katkı olsun diye, gruba bağışlamış olan eşcinsel kardeşlerimizin nezdinde, Dolandırıcı Devrimci, Hırsız Lubinya BÜLENT ATEŞ’i lanetliyoruz.

Ancak, “öldürmeyen darbe güçlendirir” inancıyla Lambda-İstanbul olarak daha da güçlenerek eşcinsel harekete devam edeceğiz. Bülent ATEŞ’i, çaldığı paranın bir bölümüne karşılık elimizde bulunan senediyle, savcılığa “dolandırıcılık” suçundan bildirmiş durumdayız.

Son olarak, hiçbir maddi beklentisi olmadan siz eşcinsellere ve eşcinsel harekete hizmet etmek amacındaki Lambda-İstanbul gönüllülerinin bu büyük hayal kırıklığına ve üzüntüsüne, bilinç ve sorumluluk duygusu olan sizlerin de paylaşmanızı temenni ediyoruz.

Ve diyoruz ki; Dolandırıcı, Hırsız Bülent ATEŞ’i herhangi bir yerde görürseniz, kendi haklarına sahip çıkan bireyler olarak ondan hesap sorun. Onun bulunduğu yeri Lambda’ya ve polise bildirin. Maskesi düşmüş olan yüzüne tükürün. Ama hiç bir şey yapamazsanız, en azından, gururlu bakışlarınızla onu aşağılayın.

LAMBDA-İSTANBUL

 

KAOS 44. SAYIDAKİ “ŞAİBELİ AKTİVİSTLER” YAZISIYLA İLGİLİ DÜZELTMELER:

    1. Lezbiyen Güneş Lambda’da 90 milyon TL değil, 500$ almıştır.
    2. Venüs’lü lezbiyenler (Nilüfer, Ela, Deniz) yurtdışından 4 bin değil, 5 bin dolar almışlardır. Bu para Venüslü lezbiyenlere, Aylin gruptan ayrıldıktan sonra gelmiştir ve bu para halen Nilüfer, Ela, Deniz’in adlarına açılmış hesapta durmaktadır. “Venüs’ün Kızkardeşleri” adlı grubu dağıldığına ve hiçbir çalışma yapılmadığına göre, bu para neden geri yollanmıyor veya eşcinsellik konusunda çalışmalar yapan diğer gruplara verilmiyor? Bu para şahıslara mı yollandı, yoksa, eşcinsel harekete katkı olsun diye mi vs. sorulara cevap verilmiyor. Bu tip olaylar, gelecekte gerçekten çalışma yapacak olan iyi niyetli grupların batıdan parasal destek almalarına engel olacaktır. Oysa hiçkimsenin, eşcinsellerin adlarını kullanarak ve Türkiyeli eşcinsellerin istikballerini ipotek altına alarak cebine dolarları doldurmaya hakkı yoktur.

THE KEZBAN/İstanbul

 

…………..

“Şaibeli Aktivistler” tartışmasındaki kişisel çekişmeler ve doğru ya da yanlış dile getirilen ithamlar bizler için de ilginç bir gelişme oldu. KAOS GL olarak bu tartışmada doğrudan taraf olmasak da bu topraklarda yaratmaya çalıştığımız eşcinsel hareket açısından her şey gibi sözkonusu tartışma da bizi çok ilgilendiriyor. İthamlar ne kadar ağır olursa olsun adı geçen ya da geçmeyen herkesin öncelikle sakin olmasında fayda olduğuna inanıyoruz. Eşcinsel mücadele hiçkimsenin tekelinde olmadığı gibi, eşcinsel mücadelenin önünü kesen, ya da sekteye uğratan her kim olursa olsun ettikleri sözlerin ve yaptıkları hareketlerin sorumluluğunu da taşımak zorundadır.

Bu tartışmayla ilgili kendi yaklaşımımızı önümüzdeki sayıda daha ayrıntılı yazacağız.

KAOS GL

Hosted by www.Geocities.ws

1