MEKTUP-LAR-DAN
Orhan Işık/Denizli
Merhaba KAOS GL ailesi
Ben 21 yaşında bir gencim. Çıkarmış olduğunuz KAOS GL isimli dergiyle Denizli’de oturan bir arkadaş sayesinde tanıştım. Yaklaşık 10 aydır derginizi takip ediyor ve alıyorum. Arkadaşım olmasaydı derginizle hiçbir zaman tanışamayacaktım ve böyle bir derginin çıktığından bile haberim olmayacaktı. B
u yüzden arkadaşıma çok teşekkür ediyorum.Doğruyu söylemek gerekirse böyle bir dergi olduğu için çok seviniyorum ve derginiz çok mükemmel, çok beğeniyorum. Her şeyi ile çok güzel ve doyurucu bir kitap ve insanı okurken çok rahatlatıyor.
İnanır mısınız derginizi ilk aldığım ve tanıştığım zaman o günkü duygularımı anlatamam. Eve geldim, hemen derginizi okumaya başladım ve kendimi öyle cesaretli ve güçlü hissettim ki sevinçten havalara uçuyordum. Şu anda çok cesaretli ve güçlüyüm. Bu dergiyi çıkarmakla birçok
eşcinsel arkadaşı cesaretlendirmiş ve güçlü olmasını sağlamışsınızdır.Ben Denizli’nin Sarayköy ilçesinde yaşıyorum. Bu ilçede kendimi çok yalnız ve mutsuz hissediyorum. Çünkü Sarayköy’de hiç eşcinsel arkadaşım yok ve bu yüzden arkadaşımın olmasını istiyorum. Benim sizlerden isteğim benim gibi arkadaşlarla tanıştırmanız, onlarla mektuplaşmak istiyorum. Eğer bunu sağlarsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz.
………./Cezaevi Mersin
Ben tutsak düşmüş, zindanda, Anarşist bir siyasi tutsağım.
Adresinizi Apolitika
’nın 5. sayısından aldım. Aslında Apolitika’nın 5. sayısı elime ulaştığında siz dostlara yazmayı düşünmüştüm. Ancak o zamandan beri, sürekli cezaevinden cezaevine sevk ve sürgünlerden dolayı (ki, bu bir senelik süreçte altı cezaevi dolaştım) bir türlü yazma ve KAOS GL’yi isteme fırsatım olmadı.Mersin cezaevine, yani buraya sevke gelir gelmez ilk işim, daha fazla zaman kaybetmeden hemen size yazmak oldu.
Siz KAOS GL‘yi çıkaran dostlarım şahsında tüm özgürlükçüleri, özgürlük ütopyamıza yakın dostları sevgiyle kucaklıyorum.
Ahmet/İstanbul
Merhaba KAOS GL ve okurları,
Yazılarınızı (özellikle Coşkun) beğenerek okuyor ve sizi kutluyorum. Sizlerle bir arkadaşım vasıtası ile tanıştım ve yazmak istedim. Son sayılarınızda yer alan Parisli Amca ile tanışmayı da isterdim. Ayrıca yine Nisan sayısında yazısı olan Ankara’dan yazan arkadaşın çekingenliğini bırakıp bana yazmasını istiyorum.
Yazılarınızda eşcinsel hareketi en güzel yönleri ile sunuyor, bizleri gerçekten kendimizle barışık bir ruh haline dönüştürüyorsunuz. Mesela ben üç-dört ay öncesinde sizi tanımazken, arkadaşımdan okuduğum dergileriniz sayesinde kendimi tanımaya başladım. Yıllarca bir hetero gibi yaşadım. Hamamda, otobüste içimi gıcıklayan erkekleri gördüğümde duygularıma öylesi gem vuruyordum ki evliliği bile düşünüyordum. Oysa ben bir eşcinselim ve erkeklerle sevişmek hoşuma gidiyor. Öylesine bir aşkı erkeklerle yaşamak, dizlerinde uyumak, ellerini okşamak ne güzel bir duygu! Bunu yaşamak öyle zor ki! fakat kendi aramızda da aşırı uyumsuzluk var. Geçenlerde yolda iki gay gördüm. Dönüp bakıştığımızda da “Ay! Kart abla!” diyerek gülmeleri ve aşırı femine halleri beni üzdü. Aşırı belli etmek mi gerekiyor? Bir erkek vücudunda kadın ruhu olamaz mı? Ayrıca birbirimizle bir araya geldiğimizde basit kıskançlıklara yer olmaması gerek.
Feminen tavırlar, aşırı açılmış ve belli eden davranışlar bizi ürkütüyor. Belki yanlış düşünüyorum, fakat bunu da belki sizler sayesinde aşacağız.
Bir de sizden ricam; Kaos’un daha geniş kitlelere yayılması için biraz daha reklam diyorum. Bu belki zor, fakat inanın tesadüfi öğreniyoruz çoğumuz. Derginizde mektuplaşmak isteyenlerin köşesini biraz daha genişletmenizi istiyoruz.
Birbirimizi görüp, tanışıp iyi bir dost, belki de partner olabilmemiz mümkün. Yeter ki dürüstlük ve samimiyet dolu olsun. Neden kenetlenip birbirimize sevgi sunmuyoruz. Bilinir ki sevgi herşeyi güzelleştiren ilk unsur! Bu duyguları paylaşabileceğimiz dostlarla yazışmak isteriz. Benim ve arkadaşımın bu isteğini cevaplamak isteyenler lütfen yazsın. Geçen sayılarınızda arkadaşımın çağrısına sadece 2 mektup gelmiş. Düşünün, demek ki dilde birleşiyor, savaşıyoruz, fakat duygularımızı paylaşmıyoruz. Bu çekingenliğe son vermek gerekir. Bireyden başlayan bir başkaldırı, ikili ilişkilerde ki iç barışıklık, unutmayalım ki bu, direnişi, kitlelere taşıyacaktı! Kaos’a başarılar diliyor, teşekkür ediyorum.
Mektuplaşmak isteyenler bana yazabilirler. Hoşçakalın.
Ahmet, PK 90 Üsküdar/İSTANBUL
İlhan/Ezine
DÜZMEDİM, GÖRMEDİM, ETMEDİM
Peki bana kim yalvardı, o kadar dil döktü; seni istiyorum, çok arzuluyorum, seninle olmak çok hoşuma gidiyor… Kaç kişi getirdin sırf benimle yatmak için, kaç defa ben olmaz dedikçe telefon açtın bana. Ben de sana güvendim, tamam, dedim. Beraber olalım, sen de memnun ol, ben de. Sonra seninle güzel dakikalar geçirdik ve bana dönüp ben seni düzmedim, görmedim, etmedim. Peki beni kim düzdü. Senin ikiz kardeşin mi, yoksa baban mı? Biz seninle oraya gitmedik, hatta görüşmedik bile, ben seni tanımıyorum, sen beni tanımıyorsun. Seninle hiç konuşmadık bile ben olmadım mı arkandan ibne, göt….. küçümseme, kötüleme. Benim yanıma gelince tam tersi, bu ne ikiyüzlülük bu ne sahtekarlık, bu ne döneklik……
Duygu Çelik/İstanbul
KAOS GL’de gerçekleştirmiş olduğunuz bu olanaktan dolayı çok teşekkür ederim.
Ben otuz yaşında hayatı ve insanları seven bir lezbiyenim. Bu mektubu yazmaktaki amacım benim gibi lezbiyen olan arkadaşlarla yazışarak görüşme isteğimdir. Onların varolan dertlerine ve sevinçlerine ortak olmak istiyorum. İstanbul ve Türkiye’nin tüm illerinden gelebilecek cevaplara açığım.
Bir Okuyucu/ANKARA
Dört sayıdır derginizi (dergimizi) satır satır okuyorum ve kafamda bir çok planlar kuruyorum.
-Vakıf toplantılarına katılmak,
-Varlıklarını dergiden öğrendiğim Nüans veya Grafiti Bar’a/Cep veya Efes sinemalarına gitmek,
-Gü
ven Park veya Gençlik Parkında dolaşmak, oturmak gibi.Bu son şıkkı belli aralıklarla yerine getiriyorum. Ama kimseyle tanışamadığımı hemen söylemeliyim. Geçen Pazar, Vakıf’taki toplantılara katılmayı düşündüm ve binanın girişinden merdivenleri çıkmaya başladım. Ama yukarılarda bir yerde konuşma sesleri duydum ve hemen geri döndüm. Sonra tekrar aynı şeyi yaptım. Sonuç: Yine geri döndüm. Size ne kadar cesaretsiz olduğumu söylemiştim.
Barlara veya sinemalara ise yerlerini bilmediğim için gidemedim. Barları bi
lemiyorum ama sinemaya rahatça gidebilirdim.Artık aklıma tek bir seçenek geliyor: Size bir adres verip orada sizlerden biriyle buluşmak… Ama nerede ve nasıl? Bana bir şekilde yardımcı olabilir misiniz bilmiyorum?
Başka türlü, bir arkadaşım/arkadaşlarım olamayacak sanıyorum.
Şarmut A. İkarus/Ankara
Mart sayısında sayfa 21-22’de yer alan Coşkun/İstanbul imzalı yazının içeriğine yürekten katılıyorum. Elbette, canımız hep genç, yapılı erkekleri çekebilir, ama insan aşık olunca –gay yürek de öyle- her zaman adale aramayabilir. Coşkun’un önerdiği türden gay yaşam tarzı hakkında fikir veren ve gay aşkı, birlikteliği ön plana çıkaran resimler ya da yazılar gay’ler ya da lezbiyenlerin kendi aralarındaki önyargıları (Ankara’dan Savaş’ın “Hâlâ mı? Evet Hâlâ’”da sözünü ettiği türden) giderecektir ve gay kolektif belleği de yine bu önyargılarla yanlış şekillenmeyecektir. Bir çok gay’in açılamamasının temel nedenlerinden biri ataerkil, bağnaz, feodal toplum yapısı olduğu kadar, gay ortamlarda bile kabul görmeyen, bir gay tarafından “pick” edilmeyesi bir bedene sahip olduğu endişesidir, ya da öğretilmiş inancıdır. Tutucu, ortodoks ya da yargılama eğilimi; önyargıların beslenmemesiyle ve gay kültürde de bir popüler imaj ya da kültür oluşturma yanılgısına düşmemekle giderilebilir.