ULUDAĞDAKİ CEYLAN

ÖZGÜR OLMAK İSTİYOR MU?

 

METİN/İSTANBUL

 

Gece hayatının esrarengiz kişiliklerinden, 14-19-20 klüplerinin sahibi, bir kısım sosyete medyasının ilgi odaklarından, ulaşılamaz şahsiyet, enteresan fikirler adamı Ceylan Çaplı Uludağ'da 20-19-14 adında yeni bir klüp açmış. Basına göre Ceylan her türlü marjinaliteyi bu sefer Uludağ'a taşımış. Ne mutlu bu ülkenin insanlarına ki her istediklerini her yerde bulabiliyorlar. Eşcinsellere meraklı hetero sosyetemiz ne mutlu ki artık Uludağ'da da marjinalitelerden uzak kalmayacaklar.

 

Biliyorsunuz (bilmeyenler nasıl bilmez?) Ceylan daha önce de Maslak 2019'u açmış; bir süre kaymağını yedikten sonra devretmiş, sonra Radyo 2019'u açmış; yine kaymağını yedikten sonra onu da devretmiş, en son da Safran Restaurant'ı açmış fakat bu bir restoran olmasına rağmen burasını kaymak yiyemeden devretmişti. Şimdi diyorum ki şu Ceylan bir de Bodrum'a el atsa, orada da şöyle bir 19&14&20 versiyonlu bir yer açsa da şu üç rakamın tüm kombinasyonları tamamlanmış olsa. Böylece Bodrum sosyetesi de biraz marjinalite görse, gidip gidip hava atsa, rahatlasa. Çünkü Bodrum zenginlerinin Bodrum'daki kamyon ţoförleri ile dolu eţcinsel bara gitmeye çekindiklerini duymuţtum.

 

Ceylan'ın Club 14'ünü ilk defa 1990 yılında, Spartacus Int. Gay Guide'da görmüştüm maalesef. Maalesef diyorum çünkü o zaman İstanbul'da gidilebilecek başka bir yer olmadığından hafta içi, haftasonu demeden, yağmur çamur, kar kış demeden oraya gittim; götürüldüm, götürdüm, yerini gösterdim, tavsiye ettim, övdüm, hatta daha çok insan gitsin diye yeni bilgilerini spartacus'a yolladım vs... Bazen cebimdeki son parayı giriş ücreti olarak verdim, bazen vermeden girdim, bazen iki saatte sekiz votka içtim, bazen parasızlıktan dolayı içmeden çıktım, bazen de paramı biriktirip de gittim. Bir seferinde içeri alınmadım, akıllanmadım yine de gittim. Son bir yıldır, irade dışı bir kere gittim ve pişman oldum. İçeride ne bok var da gidiyorum. Bir iki dekor, bir iki müzik, bolca snobluk, parfüm kokusu ve yine yalnızlık yine yalnızlık. Allahtan 14 eski popülaritesini yitirdi de benim için bir çekim merkezi olmaktan çıktı.

Evet yıllar boyunca ben ve bir çok arkadaşım 14'e rutin bir şekilde devam ettik, zar zor kazandığımız paraları tereddüt etmeden verdik. Ceylan da yıllar boyunca rutin bir şekilde para kazandı. Ne kadar sıkıcı değil mi? Evet bu Ceylan için gerçekten sıkıcıydı herhalde ki o yüzden o yüzer kişilik göt kadar yerlerden kazandığı paralarla bir anda 5-6 bin kişilik Türkiye'nin en büyük diskosu olan Maslak 2019'u açtı, ardından radyo istasyonu kurdu vs. Şimdi size "acaba bunları nasıl becerdi?" gibi bir anaokulu sorusu yöneltiyorum. Cevap: "PARA İLE" Biraz daha zor bir soru: Parayı nereden buldu? Cevap: " Amerika'da bile üç dolara satılan içkiyi Türkiye'de sekiz dolara satarak." Tabi TL olarak. Giriş ücreti hikayesi ise ayrı bir vurgun, ondan hiç bahsetmeyeceğim.

 

Doğrusu adamı kutlamak lazım. Ülkede liberal ekonomi var, herkes istediği hizmeti istediği fiyata satabilir. Ceylan böylesine fahiş bir fiyata içki satarak klübünü doldurabildiği için diğer iş yeri sahipleri kendisini kıskanmalı.

 

Ayrıca kesinlikle es geçmememiz gereken bir şey var. Ceylan bu fahiş fiyatın karşılığında bizlere Avrupai marjinal bir sosyeteye üye olma hissini tattırdı. Bunu sakın küçümsemeyin, bu hissi İsviçre'de dahi yaşayamazsınız. Zaten yaşasanız İsviçre Switzerland olmaktan çıkar Swaziland (Güney Afrika'da bir ülke) olurdu.

 

Neyse edebiyatı bırakıp konunun biraz özüne doğru girelim. 14'e giden bazı arkadaşlar bir kaç yıl öncesine kadar sürekli Ceylan'ın eşcinsellerin sırtından küpünü doldurduğunu fakat eşcinseller için hiçbir şey yapmadığından yakınırlardı. "Ne isterdiniz ki" diye sorduğumda "daha geniş, daha rahat dans edebileceğimiz bir gay disko" derlerdi. Avrupa'daki büyük diskoları görmüşler ya daha büyüğü, daha büyüğü, daha büyüğü! Peki başka ne beklerdiniz Ceylan 'dan diye sormuş olsaydım muhtemelen ţöyle diyeceklerdi: "dark room'u olan bir bar!"

 

Bazı arkadaşlar o sıralar daha büyük bir disko isterken bizler Lambda-İstanbul grubunun temellerini atacak olan liberasyon çalışmaları için finans arayışında idik. Allah Ceylan'ın açtığı klüpleri altın etsin, küplerinin sayısını arttırsın, o para arayışı sırasında bize klübünün kapılarını açtı ve müşterilerinden para toplamamıza göz yumdu. Yeterli parayı hiç bir zaman toplayamadığımızdan dolayı sık sık "acaba Ceylan da bu harekete katkıda bulunur mu" diye düşündük. Fakat her seferinde onu yakından tanıyan arkadaşlarımız bu alternatifi aklımızdan çıkarmamız gerektiğini çünkü onun böyle şeylere para verecek birisi olmadığını söylerlerdi. Tabi ki kendisinden şu ana dek böyle bir istekte bulunmadığımız için kendisinin bu isteğe nasıl karşılık vereceğini bilemeyiz. Fakat o sıralar paraya ihtiyaç duyduğumuzu bilmesine rağmen hiçbir teklifte bulunmaması sizlere bir fikir verebilir. Evet konu tamamen eşcinsel liberasyon hareketine maddi destek olayına gelmiş oldu. Bu tür çalışmalara katılmış olanlar bilirler ki toplantıların önemli bir kısmını finans konusu oluşturur. Çünkü ortaya somut bazı şeyler çıkartabilmek için çoğu zaman paraya ihtiyaç duyulur. Grup üyelerinin çoğunu öğrenci ve düşük gelir grubuna sahip eşcinsellerin oluşturduğunu düşünürsek para bulmak neredeyse en büyük sorun olarak karşımıza çıkar. Bizlerin bir çok kazanıma ulaşmasında parasızlık engel teşkil ediyor. Tabi ki bir alternatif olarak varlıklı olduğunu bildiğimiz eşcinsellerden yardım alma olasılıkları düşünülüyor. Bu varlıklı kişilerin başında da şu fakir ülkede eşcinsellerin sırtından zenginliğe ulaşmış olan, duyduğumuza göre sevgililerine araba hediye etmekten çekinmeyen Ceylan geliyor. Kafanızın içi bir anda milyonlarca sorularla, şüphelerle doluyor.

 

Acaba bu Ceylan ruhsuz mudur? İlgisiz midir? İnançsız mıdır? Homofobik midir? Egoist midir? Cimri midir? Kıskanç mıdır? Sadist midir? Yoksa bambaşka bir şeyler midir?

 

Türkiye'de bir eşcinsel hareketin kıpırdandığını duymaz mı, bilmez mi? Öğrenmek mi istemez? Yoksa gizli gizli takip eder de onları hasım mı görür?

 

Acaba bu Ceylan şu dergiyi eline alıp okumaz mı? Eline alır da şöyle bir bakıp okunmuş gazetelerin içine mi atar?

 

Acaba bu Ceylan Lambda nedir, Kaos nedir bilmez mi? Dertleri nedir, ne yaparlar,ne yer ne içerler, aç mıdırlar, tok mudurlar hiç merak etmiş midir?

 

Acaba üç dolarlık içkiyi 2900 GSMH'lik bir ülkenin eşcinsellerine sekiz dolara satarken klübünü dolduran hemcinslerine bakıp hiç onların cömertliğine şaşırmış, içi sızlamış, vicdan azabı hissetmiş midir?

 

Acaba ülkesinde bir fanus içerisinde yaşayan bu Ceylan daha özgür bir dünyada yaşamayı hiç istemiş midir?

 

Zannetmiyorum.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1