NASIL BİR EŞCİNSEL HAREKET

  

Halil Seyhan

 

Duygu yüklü bir kervanın,

Meçhule giden en asi yolcusuyum.

Tüm yorgunluğum omuzlarımda.

Durmadan düşünmeden yürüyorum,

Kervanın en arkasında.

Pusulam günbatımını gösteriyor

Selam karanlık.

 

Karanlık dedimde, gördükleri her ışığı karartmaya çalışan milyonlarca karanlık insan ve bu milyonlarca karanlık insanla uğraşan bir avuç aydın ve bu bir avuç aydının içerisinde farklı bir grup - biz, Kaos grubu - Kaos grubu farklıdır, Kaos’cu olmak ayrıcalıktır. Kaos yaratmak daha ayrıcalıktır. Evet tüm aydınlar gibi bizde özgürlük mücadelesi veriyoruz. Fark mı ? Fark, biz sınırsız özgürlüğün mücadelesini veriyoruz. Şimdilik KAOS GL ile içimizdeki çığlığı haykırabiliyoruz. Gün gelecek bu çığlığı onların suratlarına haykıracağız. “Biz eşcinsel gettoları değil, şehrin tamamını da değil, biz doğayı istiyoruz. Çünkü acundaki dirimsel enerji kaynağı biziz”. Evet gün, gün gelecek bu haykırışı onların suratlarına şaplak gibi vuracağız. Onlar mı ? Onlar kendilerini bilirler -”!! bilebilirler mi acaba? Bunu başarabilirler mi?”- Evet KAOS GL ile şimdilik avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz. KAOS GL bizim her şeyimiz. Hani derler ya “zalimin zulmü varsa sevenin......” bizim de KAOS GL’miz var. Türkiye gibi yönetim şekli belirsiz yoz bir ülkede bir KAOS GL’miz olması büyük şans. Artı ; toplantılarımız, seminerlerimiz, radyo programımız - yerel de olsa -.... Uzun süredir böyle bir yazı tasarlıyordum. Özellikle Atilla A’nın Nisan 1997 sayısındaki “Nasıl bir eşcinsel hareket” yazısından beri. O yazıdan grubumuz içerisinde bir takım sorunlar çıktığını anladım. KAOS GL grubu cinsel özgürlük mücadelesi veren bir GL örgütlenmesidir. Örgütlenmeyi tersyüz eden en büyük etken, grup - örgütlenme - içerisindeki gruplaşma mantığıdır. Kaos grubu apolitik bir örgütlenmedir. Bizim örgütlenmemiz ekonomik çıkarlara değil sınırsız özgürlüğe dayanır. Sorun güya “tahakküm ediliyor” muş. Bence bu sorun değil. Sorumsuzluk artı sorunsuzluk. Gerçi Atilla bunun cevabını yazısında vermiş ama.... “kendilerini kendilerine ispatlayamamış insanların kendini ispatlama sevdası”. Hani özgürlük deyince aklına kuş gelen kuş beyinlinin “kuşlar devrime uçar” deyip, devrim nedir dendiğinde sloganlar atması gibi. Kısacası önce kendimizi sonra başkalarını sorgulamalıyız. Bunu yaparsak , o, tahakküm ediyor dediğimiz insanların sorumluluk hissettiklerini ve bu sorumlulukla mücadeleye kendilerini daha çok verdiklerini göreceğiz. Kaç yıldır düzenli olarak çıkan dergi onların sorumluluk hislerinin göstergesidir. Sorun, cinsel özgürlük sorunudur - ben buna kimlik sorunu olarak bakmıyorum -. İnsanın kimliği insandır. Sormadan dinini yazdıkları bir kimlik var zaten. Kimlik devletçi sistemin bir dayatmasıdır. Olmayan sorunlar çıkartmak yerine, olan sorunların üzerine gidelim. Olan sorunları sorun olmaktan çıkartmak Kaosdur. Mesela bilgisayar sorunu. Hoşca kalın, dostça kalın, kaos yaratın.

 

Sizleri seviyorum.