MEKANLARDA EŞCİNSELLİK
Burada eşcinsel mekan demiyorum, çünkü eşcinselleri bir çok mekanda görmek mümkün. Bunlara örnek olarak hamamlar, sinemalar, parklar ve barlar. Bilinen üç beş mekanın haricindeki mekanlara takılan eşcinsellerin çok büyük bir bölümü gizli takılıyor. Bilinen mekanlarda ise genelde genç eşcinseller rahat takılabiliyorlar.
Mekanlara takılan eşcinsellerin düşünceleri veya kendileri hakkında ne biliyorlar?
Bazıları işin kolayına kaçıp ben aktifim diyor. Bazıları ise bir mekana yıllarca takılıyor ama hiç kimseyle diyalog kurmuyor. Kimileri ise “bu iş” diyorlar, eşcinsellik demiyorlar. Bu mekanlara takıldıkları halde bunun bir ruhsal bozukluk, sapıklık olduğunu veya bir psikologa gidilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Bazıları kendilerini kabul ettikleri halde ailemizin yüzünü kara çıkarmayalım veya biz bilinirsek toplum bizi mutlaka dışlar düşüncesindeler. Bazıları da bu bizim kader
imiz, ne yapalım; gizli kapaklı yürütelim diyorlar. (Ben bu insanları doğrudan tanıdım. Ben onlara bu işin hastalık, sapıklık olmadığını, eşcinselliğin gayet normal olduğunu söylediğimde samimiyetle söylüyorum ağızları açık kalanlar oluyor.)Mekanların eşci
nseller üzerindeki olumlu yönleri:Kendini kabul etmemiş eşcinseller genelde ya ortamı izleyip gidiyorlar ya da gizli kapaklı şeyler yapıp çıkıyorlar. Ve daha sonra da toplumun içine girince eziklik duyuyorlar. Mekanlarda kendilerini kabul etmiş eşcinseller ise seksin dışında kendi kimlikleri altında kendilerini geliştirme fırsatı buluyorlar. Kendi kendilerini sevmesini öğreniyorlar ve birbirleriyle arkadaş olabiliyorlar.
Olumsuz yönleri:
Olumsuz yönlerinden bütün eşcinseller paylarını alıyorlar. Hem saldırıya uğruyorlar, hakaret işitebiliyorlar. Çünkü bir eşcinselin psikolojik olarak pasif olduğunun herkes farkında. Çünkü eşcinsellerin eşcinselliğinden dolayı kendini savunma hakkının olmadığı herkesin kafasında yer etmiş. Biz eşcinseller o kadar köşeye sıkıştırılmışız ki, sokakta heteroseksüel konumdayken yüzüne tükürmediğimiz faşist ruhlu pislikler eşcinsellere rahatça hem sözlü hem fiziksel saldırıya geçebiliyorlar. O kadar rahatlar ki, belki de en rahat kötü duygularını eşcinseller üzerinde uygulamaya ça
lışıyorlar. Başka bir örnek ise, bu mekanlarda eşcinsellere pembe görünüp mekan dışına götürenler de var. Zannediyorum bu parklarda daha yoğun. Götürdükleri yerde ya bıçak ya da daha farklı zarar verici aletlerle istediklerini yaptırabiliyorlar. Veya gittikleri yerlerde mekanın içinde ve dışında gizli grup oluşturanlar da var. Bunlara çok dikkat edilmesi gerekiyor. Önerilebilecek tedbirler; eşcinsellerin mekanları terk etmek yerine mücadele etmesi gerekiyor. Çünkü biz gitmesek de diğer eşcinseller veya yeni eşcinseller onların tuzağına düşecektir. Bu yüzden terk etmek yerine bu mekanlarda eşcinseller birlik olup, herkes kendi olumlu olumsuz tecrübelerini birbirlerine aktarırlarsa birlikte hareket ederlerse bu durumların en asgari düzeye ineceğini düşünüyorum.Yıllardır toplumun eşcinsellere yönelik genel olarak aşağılayıcı sözleri artık doğrudan hedef olunacaktır. Pis ibne! Erkeklerin yüzkarası, top, diyecekler. Bu saldırıların bizleri zayıflatmak yerine güç vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizler mücadele diyoruz. Mücadele ne laçoların similyasında, ne de içki kadehlerinde. Mücadele diyorsanız artık kıyıdan köşeden kendi kimliğimizle ortaya çıkmanın zamanı gelmedi mi? İster trans ister gay, ister lezbiyen ister lubunya, laço ne olursan ol, herkes bu müc
adelede birleşsin. Çünkü bu mücadele kendi cinselliğini ortaya koyamayanların mücadelesi.