ARNAVUTLUK’A ASKERİ MÜDAHALE

 

 

Geçtiğimiz ay, sekiz yüzü aşkın Türk deniz piyadesinin de içinde yer aldığı bir BM gücü, bankerler skandalından sonra halk ayaklanmasına tanık olan Arnavutluk’a müdahale etti. BM müdahale güçleri, amaçlarının Arnavutluk’a “istikrar getirmek” olduğunu açıkladılar.

 

Tuhaf şey! Türkiye de dahil, dünyanın çeşitli ülkelerinde devlet güçleri jenoside girişir, insanları kitleler halinde katleder, idam eder, kelle keser, ülkeyi olmadık kargaşalıkların içine sürükler, ama BM’nin aklına bu ülkelere müdahale etmek gelmez. Ne zaman ki, Arnavutluk’ta olduğu gibi, bir halk soyguncu ve baskıcı bir hükümete karşı ayaklanır ve onu alaşağı eder, kendilerini baskı altında tutmaya yarayan silahları ele geçirir, o zaman üstelik ortada yanlışlıkla vurulmuş az sayıda insanın dışında önemli bir ölüm vakası olmadığı halde, birden bire BM’nin aklına o ülkenin istikrarını korumak gelir. Hem de kiminle? Kendi ülkelerinde istikrarsızlığın başlıca kaynaklarından olan baskıcı ordulardan devşirilme güçlerle.

 

Durum açıkça ortada. BM, hükümetlerin cinayetlerine karşı değil. O sadece ve sadece halkların inisiyatifi ele geçirmesine karşı. Bu tür “kötü örneklerin” yayılmasını istemiyor. Cezaevlerini yıkarak, Arnavutluk’u dünyanın en özgür ülkesi haline getiren Arnavutluk halkına karşı harekete geçmelerinin nedeni budur.

 

--------------------------------o----------------------------------

 

Muhafazakarlar, Liberal Demokratlar ve İşçi Partililer fiyat konusunda birbirleriyle bayağı çekişen manifestolar yayınladılar seçim öncesi. The Sun’a göre Muhafazakarların program broşürleri 1992’dekinden pek de farklı değil, kapağı hariç.

Bu üç grubun programlarını lezbiyen ve gay hakları konusunda gözden geçirdiğimizde farklı şeylerle karşılaşıyoruz. Muhafazakarlar manifestolarında cinselliğe hiç yer vermemişler, varsa yoksa aile. İşçi Partililer ise “aileyi güçlendireceklerini” söylüyorlar bir karı kocanın parkta çocuklarını gezdirirkenki modern fotoğrafının altında. Gözlemcilere göre bu “siz istediğiniz kadar gürültü patırtı çıkarın, biz düzenin kayığına dokunmayacağız” anlamına geliyor. Yani toplumsal istikrarla değişimi bir arada götürmeyi planlıyorlar. Liberal demokratlar ise lezbiyen ve gay hakları konusunda yasal eşitlik sağlayacaklarını iddia ediyorlar. Her türlü ayrımcılığa karşı savaşacaklarını ve polis kuvvetlerinin homofobik saldırılarla daha etkili bir şekilde mücadele vereceğini söylüyorlar. Verdikleri sözler arasında 28. Maddenin kaldırılması ve gaylerin askeri kuvvetlere alınması da var.

Seçimleri kazanan ve iktidara gelen İşçi Partisi’nden açık eşcinsel bir milletvekili bakanlık’a getirildi.

(The Pink Paper, 11 Nisan 1997-)