s e r k a n g ö k m e n e r


UMUTLAR 2.YARIYA

Merhaba Değerli Basketbolseverler...

   Uzun bir aradan sonra yeniden beraberiz. Eğer "Kemal Dinçer" yazısını saymazsak neredeyse 2 aydır yazı yazmamışım. Bundan dolayı da Superbasket.net müdavimlerinden özür dilerim. Ayrıca bu kadar uzun süredir yazmama rağmen benim ders mevzumu anlayışla karşılayan Umut Abi'ye de teşekkürlerimi borç bilirim. Bugünlerde aklım çok dağınık. Yazı da biraz dağınık olursa, lütfen kusura bakmayın.

   Öfff!!! Yazmayalı ne kadar uzun vakit olmuş. Dumur oldum valla. Ben yazmaya ara verdiğimden beri, Fener yükselişe geçmiş ve uzun süredir hiç görmediğim bir seri yakalamıştı. Tam istikrar sağladık, 3-4 maç daha kazanırsak zirveye oynayarak favori sıfatına girebiliriz derken, bir anda 2 maç kaybedip 8.sıraya inerek bir anda folloş (Not: Kimse folloş sıfatını yanlış anlamasın, sadece mecazi anlamda kullandım) sıfatına düştük malesef.

   Nerde kalmıştım? Yemekten geldim de... Yemekte de ıspanak vardı, çok severim yoğurtlu yoğurtlu. Nedense çocuklar ıspanağı hiç sevemez, ama ben nedense çok severim. (Ben ise semizotunu tercih ederim - umut)

   Superbasket de giderek büyüyor. Türkiye'nin en iyisi olma yolunda emin adımlarla yürüyoruz. Birkaç yıl sonra geriye baktığımızda kendimizle ve Superbasket.net ile gurur duyacağız; çünkü Superbasket.net o zaman Türkiye'nin en iyisi olacak ve bunda bizimde küçük de olsa bir payımız olacak. Bu sitenin kuruluşunda Batug.com Forumu'nda büyük bir payı vardır. Sitenin birçok yazarı forumdan çıktı. Bunun yanı sıra sitenin kuruluş fikri de forumla da bağlantılıdır.

NELER YAPTIK YAZMAYALI...

   Gelelim bizim çocuklara... Yazı yazmadığım zamandan beri ilk önce Pınar Karşıyaka ve Efes Pilsen'e yenildik. Pınar Karşıyaka maçı 95-68 bitti. Bizim çocuklar kötü oynadılar ve sonucunda bu 27 sayılık bir fark olmuş. Ben bu maç için "Dewayne Jefferson'u durdurursak alırız" demiştim. Ama bırakın durdurmayı, herif bize 40 sayı atmış, hem de sadece 3 çeyrekte... Biz de bir tek harbi delikanlı Mark Dickel direnebilmiş (23 sayı). Zaza Enden de 15 ribaund çekmiş. Efes maçında ise bizim çocuklar yine yenildi; ama en azından bu maçta ki oyun benim için umut vericiydi. Efes'e karşı nadiren görünen bir durum ile başa baş götürdük maçı. Ama son çeyrekte batırdık. Dickel bu maçta 12 sayı atmış. Kızmayın adama, hasta hasta çıkmış maça... Ayıp oluyor ama!!!

   Sonraki maçlarda sırasıyla Göztepe, Beşiktaş ve TED'i yendik. Bu maçlar beni inanılmaz umutlandırmışdı; çünkü 5.sıraya kadar yükselmiştik. Göztepe'yi 85-77 yendik. Bu maçta Dickel 20 sayı attı, Zaza ise all-round oynadı (16 sayı, 6 ribaund, 6 asist). Davenport ise pota altını domine etmeye devam ediyor, tosunum 17 sayı, 11 ribaund ve 4 blok yapmış (Yarasın tosunuma). Pınar Karşıyaka, Efes Pilsen, Göztepe ve Beşiktaş maçlarını televizyon verdi. Ama ben de enayi gibi maç saatlerini bilmediğim için maçların sadece 2.yarısını izleyebildim. Bir de odamdaki televizyon bozuldu; böylece kepenk kapadım dükkan da... Ay! Pardon,şey... Odamda demek istemiştim...

   Bir de odamın kapısına "TRT Burda Var" tabelası yerine "Restorasyon çalışmalarından dolayı kapalıyız" tabelası koymak zorunda kaldım. Allah'dan bu hafta tamir edildi de televizyon, izleyebiliyorum artık. Bugün de astım tabelayı: "Ekonomik Krize rağmen ayaktayız..."

   Bu kadar kopmak yeter! Bir sonraki hafta ise Beşiktaş ile oynadık. Bu maçı da: "Burada TRT var" tabelası yazılı bir cafede izledik. Maçtan sonra da sokaklara döküldük. Bütün Kadıköy'ü inlettik. Çünkü 98-88 yendik. Bu galibiyette en önemli etken de, BJK'nin kilit oyuncularının erken faul problemine girmesi idi. Dickel 24 sayı, 8 asist ile oynadı bu maçta. Lou Kelly 16 sayı ve 7 ribaund, Davenport ise 21 sayı üretti.

   Öff be!!! Sıcak bastı, ben kafama bir sürahi su döküp geliyom.

   Nerede kalmıştık? Heh, buldum. Ted Koleji'ni burada 93-74 yendik. Dickel 11 sayı, 9 asist ile oynadı. Davenport 21 sayı, 5 blok, 5 ribaund üretti. Erdal Bibo da 16 sayı ile oynadı. Bu maçtan sonra artık bayağı umutlandık. Bir de fikstüre baktık ve aha İTÜ maçı var. Kesin yeneceğiz dedik; ama 76-72 yenildik. Maçtan sonra Müslüm Baba kaseti aldık ve efkar dağıttık. Dickel 11 sayı, 6 asist; Lou Kelly 16 sayı ile oynadı. Ayrıca bu maçta İTÜ'nün 24 saniye süresi bittikten sonra attığı bir basket'de İTÜ'nün kaptanı Orhun Ene, hemen hakemlerin yanına gidip "ben gördüm, süreden sonra attık." dedi. Bu hareket gerçekten çok centilmence. Kendisini hep takdir ederdim ki, şimdi daha da fazla ediyorum.

   Son maçta da 89-81 yenildik Daçka'ya. İlk yarı önde götürdük; fakat 2.yarı da dökülmüşüz. Ama gerçekten çok heyecanlı bir maçtı. Hele bloklar müthişti. Bir pozisyonda Zaza, bloğu yapabilmek için nerdeyse ömrünün yarısını verdi... Neyse ilk yarıyı da bu maçla ve yenilgiyle kapamış olduk.

   Evet bir Fenerbahçe yazısının daha sonunda geldik. Nice yazılarda görüşmek üzere. Bütün Superbasket.net müdavimlerinin ve Batug.com camiasının ve okurlarının yeni yılını kutlar; büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.

Hadi eywallah.

s e r k a n g ö k m e n e r
20 o C a K 2 0 0 3 P a Z a R t E s İ
[email protected]

Hosted by www.Geocities.ws

1