s a h a k l o l o
Unutulmayan Maçlar Serisi - 1
ANILAAAAR , ŞİMDİ GÖZÜMDE CANLANDILAAAAR...
   Yazın sıcağıyla kavrulduğumuz şu günlerde hazır sezon da tatile girmişken bir değişiklik yapıp nostalji takılmaya karar verdim.
Zaten transferde acayip günler yaşıyoruz, neredeyse tüm oyuncularımızla yollarımızı ayırdık. Gençlik hamlemiz böylece 2 sezonda sona erdi ve
açıkça benim canım da bu olaya çok sıkıldı. Bu yüzden transferler ve kadroyla ilgili yazıyı sonraya bırakıp biraz keyiflenmek için geçmişe kısa bir
yolculuk yapayım dedim. Geçen yazıda bahsettiğim sürpriz de işte buydu. Beşiktaşlı bir arkadaşın yazdığı bir yazı çok hoşuma gitmişti ve kendisinden
onay da aldıktan sonra yazdığı yazıyı diğer Beşiktaşlılarla paylaşmak ve kötü giden transfer dönemini biraz olsun unutup şampiyon Tofaş'ı deplasmanda
yendiğimiz o unutulmaz maçı hatırlatmak istedim. İşte CİHAN GÜNGÖR'ün aklında kalanlarla Tofaş-Beşiktaş maçı:
"Yanlış hatırlamıyorsam 99-00 sezonuydu. Beşiktaş Play-Off çeyrek finalinde Tofaş ile karşılaşıyor ve seri 1 - 1 başlıyordu. Maç Bursa'daydı.
O sezon Andre Woolridge ve Kevin Thompson aniden ülkelerine kaçmışlardı. Tek yabancımız (bu sene Ülker'de oynayan) Virginius Praskevicius'du. Uzun lafın kısası işte ilk beşler:
TOFAŞ BEŞİKTAŞ
David Rivers Levent Topsakal
Slaven Rimac Rüçhan Tamsöz
Şemsettin Baş Turabi Genç
Mehmet Okur Faruk Beşok
Rashard Griffith Virginius Praskevicius
   Ben bu beşleri ekranda görünce açıkçası dedim ki, eğer bu maçı yenersek bu unutulmaz bir maç olur. Öyle de oldu.
   Tofaş'ın beşini her basketbolsever tanır. Anlatmama hiç gerek yok. Onların yedeklerde Asım Pars, Murat Konuk, Alper Yılmaz, Cüneyt Erden,
Serkan Erdoğan var. Biz de Onur Aydın, Nedim Yücel ve Volkan Başaran var. (Dİğer ikisi aklımda değil)
   Maç hızlı başladı. Tofaş saldırıyor. Bizimkiler canla başla savunuyor. İlk yarı (O zaman periyod yoktu) öyle direniyoruz ki bir ben kazanacağımıza
inanıyorum, bir de takım ve coach Kandemir, hatta bir de spiker Barbaros Çıdal. Cümle alem çözüleceğimize inanıyor.
   İkinci yarının inanın her saniyesini hatırlıyorum. Turabi Abi harika savunma yapıyor Rivers'a ve yardımına Levent koşuyor. Praskevicius hem Griffith'i hem
Mehmet'i içerde susturuyor. Rüçhan Abi ile Faruk Kaptan'ı o maçtan sonra bir daha savunma yaparken görmedim Çünkü o gün ölümüne oynadılar.
   Levent, Rivers'ın yanından akıl almaz bir ters turnike attı. Rivers gibi efsane bir oyuncu maçtan sonra Levent'e sarılıp tebrik ediyordu. Faruk Beşok öyle bir
üçlük attı ki yani abartmıyorum havada iki feyk attıktan sonra üçlüğü soktu. Barbaros Çıdal ise bu arada çıldırdıkça çıldırıyor, Beşiktaş'ın mücadelesine inanamayıp avazı çıktığı
kadar bağırıyor. Ben de evdeTV ile burun burunayım. Kaptan, sonra bir hızlı hücumda sol dip çizgiden en az Levent kadar harika bir ters turnike attı. Attıktan sonra Rimac'a bir
bakışı, bir gülüşü var, "Sen misin Avrupa Sayı Kralı" der gibi. İnanın ondan sonra aynı hareketi Rimac üç kez denedi, 2 steps yapıp bir blok yedi ezik Ya daha anlatamayacağım ne
anlar yaşandı. Anlatamayacağım, çünkü anlatacak kelime yok.
Maçın bir önemli notu da hiç değişiklik yapmadık. Evet o 10 kişilik dream team'e karşı 5 kişi ölümüne Beşiktaş aşkıyla direndikçe direndik. Sadece son saniyelerde 5 faul aldı Virginius,
onun yerine Onur Abi girdi hepsi o. Spiker Barbaros o maçta o kadar bağırdı ki bir daha orda başka maçlar anlatırken hep saldırıya uğradı.
Maçı 88 - 85 kazandık. O maçı kazanmak imkansızdı. Ama Beşiktaş'lı olmak yeterliydi. Ben açıkçası o zaman anladım Beşiktaş aşkı her şeyin üstünde."
Umarım yazıyı beğenmişsinizdir, eğer sizin de aklınızda bunun gibi unutamadığınız Beşiktaş maçları varsa bir mail ile yollamanız yeterli.
Görüşmek üzere...
s a h a k l o l o
2 1 t e m m u z 2 0 0 3 p a z a r t e s i
[email protected]
|