s a h a k l o l o
SEZON BİTER SAHAK GİDER
   Yok ya atlamayın hemen bir yere gittiğim yok, sadece kafiye olsun diye yazdım. Öyle kolay kurtulabileceğinizi
mi sandınız benden, hehe. Neyse fazla saçmalamadan sezonun son yazısına girişelim bakalım.
   Futbol takımımızın şampiyonluk coşkusuyla klavyenin başına oturduğum şu dakikalarda basketbol yazmak biraz zor olacak. Bu
yüzden ilk bölümü futbola ayırmaya karar verdim.
   Sezon başından beri "Bu sene şampiyon görelim sizi" diye ortalığı inlettik ve sağolsunlar futbolcu ağabeylerimiz bizi mahçup etmediler
ve bileklerinin hakkıyla şampiyon olarak bizi 100. yılımızda şampiyonluğa taşıdılar. Şampiyonluğun coşkusunu doyasıya yaşadık, turlar
attık, marşlar söyledik ve 100.yılında şampiyonluk yaşayan dünyanın tek klübü olmanın gururunu yaşadık. Artık ne diyelim darısı basketbol
takımımızın başına, inşallah ilerleyen senelerde basketbola daha fazla bütçe ayrılır da potada da şampiyonluğa oynarız.
POTADA NELER OLDU?
   Artık basketbola da geçebiliriz; Beşiktaşımız geçtiğimiz ayı playoff mücadelesi vererek geçirdi.
Daha önceki yazımda da tahmin ettiğim (hemen de böbürleneyim) gibi Darüşşafaka'yı eledik.
Ama bir taraflarımız da uçuklamadı değil. Seriyi 2-0 a getirdikten sonra birden rüzgar tersine döndü ve Daçka 2-2 ile bizi yakaladı.
Hatta son maçı da alabilirlerdi ama 2. yarı Beşiktaş sezonun en iyi oyunlarından birini çıkardı ve 3-2 ile son 5 sezonda olduğu gibi
yine playoffta tur atlamayı başardı.
   Maçları çok kısa incelersek;
İlk maçı 83-75 kazandık. Bu maçı sitenin büyükleriyle basketbol maçı yaptığımdan izleyemedim, kardeşimin anlattığı kadarıyla son periyoda
kadar kontrolü elimizde tutmuşuz, fakat son bölümde Daçka farkı bayağı indirmiş, yine de taktik faullerle maçı almışız. Kaptan 22 sayıyla gemisini
yüzdürürken Tufan da ona 14 sayıyla katkı yapmış.
   2.maça böylece 2-0 önde girdik ve tur atlama hevesiyle Süleyman Seba'nın yolunu tuttuk. Maça Daçka çok hızlı girdi, Goodrich daha
ilk yarıda 19 sayı bulurken, Cücü ona eşlik etti. 2. periyotta toparlanıp öne geçmeyi başardık. 2. yarıda maçı koparma fırsatı 2 kez elimize
geçti ama Cücü o gün çok sıcaktı, 31 sayıyla bizi yıktı 87-89. Faruk 24, İnanç 17, Tufi 17 sayı yaparken Nedim de 16 sayı 17 ribaundluk
inanılmaz bir maç oynadı tüm bu istatistiklere rağmen seri tekrar Ayhan
Şahenk'e gitti.
   3. Maçta ise bozguna uğradık. Daçka 3. periyotta sadece 4 sayı atmamıza izin verince maçı kopardı ve skoru 2-2 yaptı.
   Son maç yine kendi sahamızdaydı. Goodrich ilk yarı yine coştu ama onu 2. yarıda tuttuk ve Tufan'ın isabetli (5/7) üçlükleriyle 75-61 galip
geldik. Nedim 18 sayıyla yine kendi sahamızdaki bir maçta iyi oynadı. Tınay da 11 sayı 6 ribaund ve 6 asist yaptı. Seriyi böylece 3-2
kazanarak çeyrek finalde Efes ile eşleştik.
   Efes serisinin favorisi bizdik aslında , ama nasıl olduysa elendik, hayret!
Şaka bir yana ikinci maçın ilk devresi hariç (33-33) Efes'e rakip bile olamadık ve 3-0 la tatile çıkmaya hak kazandık. 
   Evet işte bir sezon daha böyle bitti ve olan Efes'e oldu. Niye mi? Çünkü son iki sezondur bizi eleyen takımlar finalde kaybediyordu, bu
mantıkla Ülker bu sene Efes'i yener de ondan. 
   Yine de biz geyiği bırakıp biz kendi işimize bakalım:
Bu sezonun artı ve eksilerini incelersek;
   Bence sezonun en büyük eksisi yabancı transferleri oldu. Geçen sezonki takım kimyası bir anda bozulurken sezon içinde takıma
giren-çıkan o kadar yabancı oldu ki bunun takımı olumsuz etkilememesi imkansızdı. Diğer bir eksimiz deplasmanda maalesef inanılmaz derecede başarısız
sonuçlar almamız. Sahamızda nispeten iyi takımları yenerken, neredeyse her dış saha maçını kaybettik. Geçen senelerden süren hastalığımız serbest
atışlara da yanmamak elde değil. Ülker'i sadece serbest atış sokamadık diye yenemedik inanabiliyor musunuz? Tabii bir de istikrar sorunu var.
Artılara gelirsek;
   Aslında istikrarlı bir artı gelmedi aklıma. Zaman zaman bazı oyuncularımız parladı ama istikrar pek yoktu.
Tek istikrarlı oyuncumuz Nedim'di (ama sadece kendi evimizde). Onun dışında son maçlarda Tufan'ın yükselen bir formu göze
çarptı. Yine Onur Aydın zaman zaman güzel maçlar çıkardı. Umut Tınay çok inişli-çıkışlı bir grafik çizdi. Yabancı guard varken kötü,
ilk beş çıkarken daha iyi maçlar oynadı. Asist ortalamamız takımın yardımlaşması açısından önemli bir artı. Yine aynı şekilde Nedim ve
Onur'un katkılarıyla ribaundlarda da bir problemimiz olmadı. Sahamızda çok iyi oynadığımız maçlar da önemli artımız oldu
(Daçka, Ksk, Fb, Telekom ). Bunlar benim ilk aklıma gelenler.
Bunların dışında sezonun en şanssız takımlarından biriydik sanırım, bir çok oyuncumuz sezon içinde sakatlık yaşadı; İsmail,
Volkan, Onur, Nedim, İnanç gibi, hatta sezonda 48% üçlük atan Umut Görür'den playoffta hiç yararlanamadık, belki o olsa Efes'i elerdik.
Seneye büyük ihtimalle kadroda önemli bir değişikli olmayacak. Ama 2 tane yabancı almamız şart ki daha yukarılara oynayalım.
Bir yabancı muhakkak pivot mevkiine alınmalı. Lindeman gibi olmasın aman, zamanında Thompson ve Eley gibi 2 MVP çıkarmıştık.
O tipte pota altında sayı-ribaundda etkili bir pivotla çok daha başarılı oluruz. Diğer mevkilerde pek bir problem yok. Onur, Nedim ve
Umut Görür uzun forvet pozisyonunu hallederler. Faruk, İsmail ve İnanç kısa forvet pozisyonundaki oyuncularımız, o da tamamdır. 2
numarada Tufan var, ki ben ondan seneye çok şeyler bekliyorum, inanılmaz bir skor potansiyeli var ama habire üçlük kullanarak
pozisyon harcıyor yine de seneye patlama yapabilir (bu seneki Barış Özcan gibi 20 sayı civarı oynayabilecek bir oyuncu). Guardda
ise Umut Tınay var, şut yüzdesi bu sene de kötüydü bazı maçlar iyi oynadı ve onun iyi olduğu maçları genelde kazandık. Alacağımız
diğer yabancı da 1-2 numara oynayabilen biri olmalı ki Umut-Tufan ile birlikte iyi bir back court'a sahip olalım.
* Geçen soruya TAMER ve LEVENT doğru cevabını
SERDAR ALTIOK abimiz gönderdi, onu da unutmadan ekleyeyim.
* Beşiktaş 100. yıl CD'si çıktı, tüm Beşiktaşlılar'a tavsiye ederim.
* Ölü sezonda maçlar olmadığından pek yazacağımı sanmıyorum ama eğer ayarlayabilirsem ölü sezon için güzel bir sürprizim olacak.
Hoşçakalın...
Y a z ı c ı d a n Ç ı k a r t
s a h a k l o l o
1 1 h a z i r a n 2 0 0 3 ç a r ş a m b a
[email protected]
|