ş a d a n a t i l a
PESTOPTİMİSTİN SEYİR DEFTERİNDEN
Sevgili site sakinleri,
Bugün ilk göz ağrım, biricik takımım Efes Pilsen çok önemli bir CSKA galibiyetinin altına mührünü bastı.
Sevinç naraları atmayacağımı bir iki yazımı okuyanlar anlayacaktır. Ben yine aksayan yönlere dikkat çekip
milletin gözüne çöp sokma kısmı ile ilgileneceğim. Başlıktan da anlayabileceğiniz gibi karamsar bir iyimserlikle
seyir defterimi açıyorum.
Apollon uzayın derinliklerinde ne yapar Kaptan Curk (seyretmezdim de diziyi bilmiyorum ki adı nasıl yazılır
idare ediverin) nereye yelken açmıştır bir şey bilmiyorum. Kaptan Mahmudi ve tayfasının seyir defteri bu.
Maça rezil rezalet başlayan Kaptan Mahmudi'nin tayfasını seyrederken içim cız etti. Bu işkence nereye
kadar derken sahneye ha patladı ha patlayacak diye Euroleague maçlarında göz bebeğinin ta içine
baktığımız Granger çıktı. Sonradan açılan bir Brown da ona eklenince yeme de yanında yat bir görüntü
ortaya çıktı.
İlk devre ribaund olarak iyi bir görüntü çizdik. Yani 4 tane çok iyi uzunu olan bir takım karşısında demek
istiyorum. Ribaundlarda farkı açtırmamamız ve asistlerde 8-3 gibi bir oran tutturmamız bize farkı getirdi.
Tabii ki Kerem'in 2. çeyrek sonlarına doğru soktuğu iki üçlüğün etkisini de unutmamak lazım.
Ribaundları anladık da asist ne ayak nasıl maçtan kopmama göstergesi diyenler varsa kısaca açıklayım.
Şöyle ki takım dengesinin bozulmadığının en önemli göstergesi o asistler. Çünkü iki skorerinizden biri ciddi
bir dut yemiş bülbül haline gelmiş diğeri de beklenen etkinlikten uzakken siz 8 asist yapıp takım oyununuzu
sahaya yansıtabiliyorsanız bu da rakibin çektiği ayak pek işlememiş anlamına geliyor.
Uzunlar Sınıfta Kaldı
   Bir parantezle uzunlardan başlayalım. Uzunların dördü de birbirinden kötü bir gece
geçirdi. Mr.Steps'in alışılageldik stepsini bir yana bırakıyorum da o kırılma noktasında Bashminov'a yaptığı
basket faulü affetmek imkan dahilinde değil. Mr. Mistake de son zamanlarda pek formunda maşallah. 25
dakikada 4 ribaund, 3 top kaybı, 2 sayı, 2 top çalma. Ben bir şey demiyorum. Son dakikalardaki top kaybı
eğer sayıya dönüşseydi, Barcelona maçını hatırlar mıydı sadece onu soracağım. Bir diğer nokta da eskiden
10 dakikada 4 ribaund alırken şimdi 25 dakikada kendini kasmaması. Savunmada gayretli olduğunu ya
Kambala'ya yardıma gelerek ya da ribaund alarak göstermeliydi. Songaila kendi bombasının ipini kendisi
çekmese (hakkını yemeyim şimdi bir hücum faul yaptırdı) daha neler olurdu merak ediyorum. Sözün özü
Kaya silkinsin kendine gelsin. Geçen ayki performansına da bir an önce geri dönsün. Kambala'ya gelince
zor bir gece geçirdiği her halinden belli oluyor. Alexander'ın cüssesi karşısında çabukluğunu kullanamadığı
gibi faul yapma korkusuyla adamın üstüne de gidemedi. Mutlak ve kat'i suretle Alexander'ın savunmasına
yardıma gelinmesi gerekiyor. Bunu da ayağı çabuk bir adam yapmalı ki top el değiştirdiğinde kendi adamını
bulabilsin. Yoksa Rusya'daki maçta adamın coşması işten bile değil. Bir olasılıkla da Kambala'nın hızını ve
kıvraklığını kullanacağı setler kurarsak ve hızlı oynarsak (ki hiç alışkın olmadığımız bir şey) Alexander,
Pashutin (gerçi bugün o da kendi ipini kendi çekti) gibi adamlardan çekmeyiz. Songaila, Khryapa gibi
gençler böylece daha sıkı savaşmak, çabuk oldukları için daha sağlıksız düşünmek ve olur olmaz fauller
yapmak zorunda kalır. Sadece bir öneri.
Son olarak sakatlıktan saç uzatarak dönen Golemac gözüme çarpıyor. Sevmem yakıştıramıyorum hâlâ da takıma
ama sakatlıktan yeni çıkmış birine göre o toplara atlaması, aldığı hücum ribaundu ve attığı 4 sayı önemli noktalar.
Yani Golemac öyle ya da böyle bir katkı sağlasın, çok bir şey isteyen yok zaten.
Ufak Bir Coaching Hatası
Mevzuumuz oyun kurucu pozisyonu. Kerem Tunçeri böyle kritik bir maçta beklenmeyecek şekilde sahada varlığını gösteriyor.
Holden'i (ki kendisini üçlükleri ve oyun kurmada, asist yapmadaki ustalığı ile tanımayan yok) bir adım öteden gölgesi gibi takip ediyor.
Boşlukları süper görüp iyi asistler yapıyor, soğukkanlı oyun kuruyorken kenara geldi. Yoruldu dinlensin ikinci yarı başında girecek
dedik. Yaz geçti bahar geçti bekle dur Kerem girecek diye. Bu Sacramento maçının ikinci yarısında Hedo'yu arayan gözlerin
durumuna düştü direk. E haliyle o da oyuna girince adapte olamadı. Üçüncü çeyrekten itibaren Kerem'in oyuna sokulması
gerekirdi diyorum. Çünkü Kerem yakaladığı momentumu kenarda çok kaldığında unutmaya en meyilli adamımız.
Ender' e gelince böyle önemli bir gecede 0/4 ile üçlük denemesi bence büyük bir hataydı. Kaldı ki bunlardan ikisi çok sıcak
anlarda pota altındaki adam boşken atılmış şutlardı. Sahada kendini bilmez tavırlar sergilememesi hoş ancak bu şut sevdasından
önce takımı oynatsa seviniriz.
Maçın Adamları
Üç numaralı adam ödülü Marcus Brown'a. İvkovic gibi büyük bir coachu korkutacak kadar büyük bir yeteneğe sahip
olmamız doğrusu büyük şans. Daha ilk çeyrekte kendisine yanılmıyorsam 5 faul yaptırarak ve Pashutin'i 3 faulle kenara
yollayarak büyüklüğünü gösterdikten sonra attığı kritik sayılar (5 sayılık bir serisi vardı ki farkı açmamızı sağlamıştı) ve
yaptığı asistler bir kez daha büyüklüğünü gösterdi. Sağol Marcus…
İki numaralı adam ödülü Antonio Granger'ın. Kendileri maç başında alabora olan tekneyi tekrar düz çevirerek yolumuza
devam ettirdi. Ribaund açısından özürlü olduğumuz bir gecede çok önemli 5 hücum 6 savunma ribaundu (serbest atış
sonrası çemberin üstünden aldığı ribaund mesela) alarak yetmezmiş gibi 22 de sayı atarak ayık kalmamızı sağladı.
Bundan sonra hep böyle Granger.
Bir numaralı adam Alpeeeeeeeeeerrrrrrrrrr Yılmaaaaaaaazzzzzzz. Attığı o üçlükle ben direk Koraç' ı aldığımız yıllara
gittim. O günleri hatırlamak bile güzelken tekrar yaşama şansı yakaladıysak bunda Alper'in çaldığı toplar ve attığı o
üçlük her zaman önemli bir yere sahip olacak. En büyük alkış sana Kelepçe…
Mahmudi' ye Genel Bakış
İki haftadır büyük coachlar karşısında küçük bütçelerle büyük sınavlar veren Mahmudi, Maljkovic'in takımından sonra
İvkovic'in takımını da tüm olumsuzluklara rağmen alt etti. Kerem'i kenarda unutması hariç çok büyük bir hatası gözüme
çarpmadı. Bir ara Golemac- Asım ikilisini bir arada oynatmak istedi ama Allah'tan hatadan çabuk döndü.
En çok korktuğum şey spikerin 38 saniye kala 'Kaya oyuna girmek için kenara geldi' demesi ile gerçek oluyor sandım.
Ama sanırım Mahmudi de benim gibi Barcelona maçında kaçan o iki atışı hatırladı ki onu oyuna almayarak hepsi de iyi
faul atan Granger, Alper, Brown, Kambala ile devam etti. Takımın da son pozisyonda ısrarla faulü Brown'a yaptırması
bizi oldukça iyi bir konumda serbest atış çizgisine getirdi. Tecrübe bu olsa gerek.
Hakemlik Bu Mudur?
Domates salatalık
Hakemlik bu mudur a alık
Dememek için hiçbir sebep yok. Hakemlerin ülkelerine baktığımda Hırvat hakem görünce biraz midem bulanmıştı. Granger'ın
bloğuna çalınan faul, Alper'e son anda çalınan ve 3 serbest atış verilen faul, CSKA potası altında güreş yapılırken Alexander'a
verilmeyen bilimum fauller de beni haklı çıkardı. Hakem özellikle Granger' ın pozisyonunda faul çalmasaydı uçardık coşardık
meselesine katılmamakla beraber en azından bu kadar çekinip savunmada geride kalmazdık diyebilirim. Sonuçta 2x2=4 ne
kadar açıksa son çeyrek CSKA'nın asılacağı da o kadar açıktı. Neyse ki hakem rezaleti olmadan bu maçı atlattık.
Bizi Neler Bekliyor?
İki deplasman bir iç saha maçımız kaldı. Cibona deplasmanı ile başlıyoruz. Oldukça zor geçecek. İlk turda 12 sayı
fark yerken özellikle pota altında sıkıntı çekmiştir. Granger o maçta da böyle oynayıp uzunların açığını kapatacak
Kerem de bugün ilk yarıda gösterdiği performansı gösterecek. Bu da yetmez Kambala ne kadar sıkıştırılırsa sıkıştırılsın
en azından potaya yaklaşıp savaşacak bugün yaptığı gibi çemberi üç günlük mesafeden seyretmeyecek. Kaya da
uyansa fena olmaz, ayrıca Alper de üzerine düşeni yapar zaten.
CSKA deplasmanında yapmamız gereken kanımızın son damlasına kadar savaşmak. Olmaz diye bir şey yok.
Kambala- Brown- Granger el ele verirlerse neden olmasın?
Evimizde Unicaga maçı ile kapatacağız. Kendi sahamızda oynayacağımız için diğer iki maça oranla rahat geçeceğini
düşünüyorum. Umarım zaferimizi kutlayıp Barcelona biletini alacağımız maç olur.
Bizim zuzay gemisinden bu gecelik bu kadar. Kaptan Mahmudi'nin seyir defterinde 3 galibiyet sırasını bekliyor.
Gerçekleşirse büyük bir heyecana hazır olun. Elinden geleni ardına koymayan bir Efes elinde olmayan sebeplerle
havlu atsa da gönüllerdeki yeri hep bâki.
Hoş kalın…
ş a d a n a t i l a
20 m A r T 2 0 0 3 P e R ş E m B e
[email protected]
 |