g ö k h a n ö z ş a h i n
TBF'YE SİTEM ETTİM
   Sitem, sitem etmek, günlük hayatımızda sıkça kullandığımız bir fiil. Anlamı nedir? TDK'ya göre
"Bir kimseye üzüldüğünü veya kırıldığını öfkelenmeden belli etmek". Konumuzla ve Tekel ile ne ilgisi var peki? Anlatayım;
    Türkiye kupası grup maçlarının bir ayağı da (arka ayağı, ön ayağı ıyk) Antalya'da, yani benim
de içinde dahil olduğum ilde gerçekleşti. Bu grupta Ülkerspor, İ.T.Ü, Beşiktaş ve Tekelspor maçları yer alıyordu. Ben
de yeni yetme Tekelspor yazarı olduğumdan "işte bulunmaz fırsat" demiştim. Hem Tekelspor'u canlı ve yakından,
dibinden izleyebilecek hem de uzun zamandır hasret kaldığım "Spor salonunda maç izleme keyfi"ne nail olacaktım.
-dım, -dim diyorum çünkü benim hesaba katmadığım bir şey vardı. TBF (bilinen diğer adıyla Türkiye Basketbolden
Nefret Ettirme Federasyonu) maç saatleri ve yerlerini bilinmeyen bir sebepten dolayı kafasına göre düzenlemişti.
Antalya'ya hiç gelmediklerini bile düşünmeye başladım zira maç Stadyum'un yanındaki Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda
değil, daha yeni yapılmış hatta hala bir kısmı inşaat halinde olan Dilek Sabancı Spor Salonu'nda oynanıyordu. (Bu salon
Dünya -ya da Avrupa tam hatırlamıyorum- Halter Şampiyonası'na da ev sahipliği yaptı) Bu salonun tercih edilmesindeki
sebebi bulana yerimi devredebilirim çünkü salon ne Atatürk Spor Salonu kadar geniş ne de onun kadar merkezî bir
yerdeydi. Daha önce gitmediğim için "Bir gidelim bakalım nedir durumu" dedim içimden ama o da ne? Maç saatleri saat
3 ve 5'te gözüküyordu. Bu federasyonun bir şakası olmalıydı, o saatte öğrencilerin okulda, çalışanların işyerinde
olduklarını hesaba katmamış mıydı bu yüce kurum? Hayır katmamıştı, Cuma günü ile hafta sonunu karıştırmışlardı,
maçı izlemeye gelecekleri hesap etmemiş, tabir-i caizse işi gücü olmayan boşta gezenlerin maçı izlemesini sağlamışlardı.
Nitekim düşündüğüm gibi de oldu, basketbol seven insanlar işlerini güçlerini bırakıp gidememiş, maça da, ya okulu kırıp
yapacak işi olmayan öğrenciler ya da boş gezen tayfa gitmişti. Salona saat 6 civarı gidebildim, ben gittiğimde
Ülkerspor - Tekelspor maçı sona ermişti (e haliyle), Beşiktaş - İ.T.Ü maçının da son dakikaları oynanıyordu, salonun
küçük olabileceğini tahmin ediyordum ama bu kadar küçük olacağını hiç düşünmemiştim, Atatürk Spor Salonu'nun neredeyse 1/3'ü kadardı. Diyeceksiniz ki salon büyük olsa ne olurdu? Hiç bir şey olmazdı çünkü o küçük
salon bile bomboştu, saati ve yeri kafasına göre hazırlayan federasyon aynı zamanda bu maçlar ile ilgili hiçbir bilgi vermedi,
şehirde en küçük bir afiş, pankart, yazı yoktu. Antalya, basketbolün gelişmesini sağlayacak gençlerle dolu bir şehir ama bundan
faydalanmayı bilmiyorlar. Federasyon, maçı Atatürk Spor Salonu'na verseydi eminim ki zaten orada sürekli minikler-gençler
maçlarını takip edenler gelebilirdi. (Bu arada Ülkerspor'u ve Beşiktaş'ı da tebrik ederim)
   Sitemim bu fiyasko dolu organizasyonu başaran (!) federasyona. Maçları kimse izlemesin diyorlarsa herhangi bir okul salonunda
seyircisiz oynatsınlar kimseye de haber vermesinler. Sürekli "Federasyon'a laf atılıyor" diyeceklerine yaptıkları işlere baksınlar,
bizleri TBL'den uzaklaştırıp NBA'e yöneltmesinler. Yazıyı da kendi bildiğim gibi sonlandırıyorum. Saygılarımla...
Portakal soyulur mu?
Tadına doyulur mu?
Federasyona laf soksam
Oradan duyulur mu?
g ö k h a n ö z ş a h i n
24 m A r T 2 0 0 3 P a Z a R t E s İ
[email protected]
 |