m u r a t y ü c e
Durumlar Vahim, Çalış Kenar Yönetim!
   Uzun denilebilecek bir aradan sonra tekrardan merhaba... Bu arada ne yaptığımı sormayın, direkt konuya balıklama dalalım...
   Ülker çok kötü 2-3 haftalık bir dönem geçirdi. Bayram günü Partizan galibiyeti ile yaşanan sevinç, hafta sonu Kerem'in kolunu
kırması ile yerini meraklı bir bekleyişe bırakmıştı. Nasıl bırakmasın ki; sonuçta takımın bu sene en büyük sorunu, 4 numarada
VP'nin ribaundlardaki etkisizliği olarak göze çarpıyordu. Kerem oyuna girdiği her dönemde ribaund sorununa ilaç gibi geliyordu.
   Bu tablo ile çıktığımız
CSKA maçı ne yazık ki büyük koç Ivkovic ile baş edemeyen Tolga
Öngören'in yaptığı büyük hatalar ile farklı şekilde kaybedildi. Kaybetmeye söyleyecek çok fazla bir şey yok ama sene başından
beri dediğimiz yanlışlar aynen sürüyor. Özellikle oyuncu süre dağılımındaki adaletsizlik, bazı oyuncuların gerektiğinden fazla efor
sarfedip maçın sonunda oyundan düşmelerine neden oluyor. Kerem'in yokluğunun bu maçta yarattığı sorunlara değinmeye bile
gerek duymuyorum. Bence Kerem'i daha çok arayacağız.
   Bir diğer maçımız Olympiakos ile idi.
Doğal olarak galibiyet tek beklentimizdi. Sonuçta elimizde deplasmanda kazanılmış bir maç
vardı. Fakat ne yazık ki maç başından itibaren Ülker hücumda ve savunmada çok başarısız
bir oyun sergiledi. Ülker'in hücum silahları
Booker, Blair ve VP etkisiz hale getirildi. Özellikle Ülker'in hücum sisteminin bu oyuncular üstüne kurulu olduğu düşünülürse, Yunan
ekibinin ne kadar doğru bir savunma mantığı ile oynadığı daha iyi anlaşılabilir (Şu dönemde aynı savunma mantığı ile hareket eden
her takım iyi de hücum edebilirse Ülker'i yenebilir. Ne yazık ki gerçekler çok acı...). Bunun yanında Ülker kurulduğundan beri,
basketbol kimliğinin temel taşı olan fast breaklere karşı gerektiğinde faul yapmayı öngören bir taktik ile engel olundu. Rakip sadece
savunmada değil hücumda da çok büyük bir çeşitlilik gösterdi. Ülkerli oyuncuların moral bozukluğu da bu tabloya eklenince zoru
kolay yaptılar ve farklı bir şekilde maçı almayı bildiler. Ülker kenar yönetimi tıkanan bir oyuna ve aynı oyunculara fazlasıyla tahammül etti.
   Ülker'in kaybettiği maçları inceleyince özellikle karşımıza çıkan tablo hep aynı oluyor. VP, Blair ve
Booker üçlüsü ne zamanki 45 sayı ve altında kaldı mı Ülker'in maç kazanması mucizelere kalıyor. Bu soruna bir çare bulunamaz ise
gidilebilecek nokta TOP 16'den ötesi olamaz. Bunun yanında bahsettiğimiz üçlüye kötü oynadıkları dönemlerde dahi sahada kalmak
üzere 35 dakika ve üzeri süreler tüm Euroleague maçlarında sağlanıyor. Tolga Hocanın artık bu tür rotasyonu kısıtlı basketbolün
devrinin bittiğini anlaması gerekiyor. Yaşanabilecek yeni sakatlıklara karşı acil tedbirler alınması gerekiyor. Sene başında maazallah
bir uzun sakatlanırsa ne yapacağız derken, kaderin sillesi araya girdi ve olmaması istenen kehaneti gerçekleştirdi. Bu sakatlık umarız
ki kenar yönetime, yaptığı yanlışlardan dönmesi için bir işaret olur. Yok eğer bu işaretin manası algılanamaz ise, bu sene sadece
Euroleague'de değil, TBL'de de hüsran o kadar uzakta durmuyor...
Tekrar görüşmek üzere...
m u r a t y ü c e
27 a R a L ı K 2 0 0 2 C u M a
[email protected]
http://batug.muyu61.org
|