![]() Merhaba Ey Okuyucu! Sana layık olmaya çalışan tembel bir yazar müsvettesinin son yazısına hoş geldin ! Ülker gibi müstesna bir kulübümüzün müstesna taraftarları olaraktan her şeyin en iyisine layık bir taraftar kitlesi olmanıza rağmen benden çok çekeceğiniz var :) Yani ne demek istediğimi anlamak isterseniz batug.com'da benim yazılarımın tarihlerini incelemenizi öneririm... Hala tatmin olmadıysanız Efes Pilsen yazarımız Şadan bacımıza sorabilirsiniz :) Öyle garip yazarımdır ki dergiye yaz derler "İlk sağdan sola dön, dümdüz git karşına çıkacak" diyerekten yazar tarif ederim :) Yani anlayacağınız yazmaktan pek haz etmeyen daha çok tartışmayı yada karşılıklı konuşma formatında geçen yazı türlerini pek bir severim. Böyle diyerekten bu andan itibaren soru cevap formatındaki yazılarıma başlıyorum. Yok Hıncal'dan özendi, yok Köyün Delisine özendi demekte serbestsiniz amma velakin ben yazılarımı zaten kendime sorduğum sorulara cevaplar vererekten yazıyorum. Neyse uzatmadan sorulara girelim. Fakat girmeden bir hatırlatma soruları bana müstesna şahsiyet Marco Paşa soracak. Kimdir bu nedir bu diye sormayın ayıp edersiniz :)
MuYu: Efendim beklentiden kasıt ile benim beklentilerim ise ben kolay tatmin olmam diyorum. Sene başında ilk etapta hedef olarak kafamda 7-0 gibi bir sonuç var idi. Sonuç ortada bir tane kendi sahamızda bir tane de deplasmanda rezil mağlubiyetler alarak su an için 4-2 vaziyetlerindeyiz. Efendim gene de iyi diyebilirsiniz ama bence değildir. Bu gruba bakınca belki en kolay Euroleague grubuna düştük diyebiliriz. Fakat 6-0 olması varken 4-2'ye tamah ne diye... Anlayamıyorum yani? İlk etapın son maçı haftaya Abdi İpekçi'de Partizan ile tahminim şudur ki bu maçı rahat alırız. Salondaki şovlar ve bol fast break ile eğlenmek isteyenlere birebir... Yemekten sonra tv başında veya iş-okul dönüşü bir adet seyir herkese tavsiye ediyorum.
Muyu: Tabii ki final four uzun vadeli beklentim olarak kasa da saklı... Fakat kısa vadede çok zor olmayan bu gruptan mümkün olduğu kadar çok maç kazanarak çıkmak en önemli beklentim. Mesela şimdi sıra ile oynayacağımı Partizan(E), CSKA(D), Olympiakos(E), Asvel(D), Real Madrid(E), Virtus(D), Slask(E) ve Partizan(D) maçları var. Açıkça söyleyeyim bu takımların hiçbirinin ne kimyası ne de kadro derinliği Ülker'den çok da iyi değil. Ben bu maçlardan kaybetmemiz muhtemel olanlarını CSKA ve Virtus deplasmanları olarak görüyorum. Bunun dışında bir kayba tahammülüm yok. Zaten bu iki kaybın da iyi yönetim olursa olmayacağını düşünüyorum. Gruptan birinci sırada çıkma ve mükemmel bir seri yakalama şansı varken bunu harcayacaklarını sanmıyorum. Bunu başarmalarının muhtemel olmasının bence türlü türlü sebepleri var ama en önemlisi; kulübün, oyuncuların ve kenar yönetimin "başarıya aç olması"dır. Yani bence yolları sonuna kadar açık...
Muyu: Sezon başında forma giyebilen Türk oyuncu sayısı ile yabancı oyuncu sayısı nerdeyse eşit durumda idi. Bu derece kısıtlı bir rotasyon ile Ülker sezona giriş yaptı. Görende sanki kadroları derin değil gibi bir hisse kapılıyordu. Fakat bu hususta da bende zaman tanımak gerek diyenlerin tarafına geçmiş bulunuyorum. Serkan çok istikrarsız bir giriş yaptı. Kimi zaman çok iyi kimi zamanda çok kötü oyunlar çıkarıyor.
Harun, Haluk ve Kerem'e çok değinmeye gerek yok. Özellikle Kerem'in performansı fırsat buldukça artacaktır. Fatih ve Mustafa fırsat bulamıyorlar ama özellikle Mustafa ligde fırsat bulduğunda ben bu takımda oynarım sinyalleri veriyor.
Muyu: Efendim çok sıkıcı ile çok iyi arasında orta halli ve inişli-çıkışlı bir ligimiz var. Çok şükür henüz bir mağlubiyet yok. Herşey iyi gidiyor. İzmir'de KSK( Jefferson SK da diyebiliriz ) biraz zorlasa da kazanmasını bildik. Fazla lafa gerek yok. Play-off'lara kadar yürür tempoda oynayacağımıza göre Tutku, Mustafa, Goljovic, Kerem ve Zaza şeklinde bir beş sıradan maçlarda rotasyona dahil edilmek için çokça denenmelidir... Bunun yanında Ozan Şişli hocamızdan aldığım duyumlara göre Cihad ve Caner genç ikilisinden özellikle Caner geçtiğimiz seneyi gayet iyi geçirmiş. Valentin yerine genç milli takım ile Avrupa Şampiyonasında boy göstermiş. Umut vadeden bir oyuncu olduğu söylenebilir. Bari ligde dönem dönem denense de görsek kardeşimizi...
Muyu:
Sakıp Sabancı hocamızın dediği gibi "Çalışmak, çalışmak, çalışmak", sert savunma yapmak, iyi savunma
ribaundu çekmek bu toplar ile fast break atıp, gerektiğinde fişek gibi geriye dönüp önümüze
gelen rakibin potaya yağmur gibi yağmaktır en önemli önerimdir :) Şaka bir yana Ülker Avrupa'nın
belki en atletik kadrolarından birine sahiptir. Bu kadronun nimetlerinden yararlanalım. Dönem
dönem Blair, Kerem ve Praskevicius ile 3 uzunlu sistemi deneyelim diyorum. Emin olun hızımı hiç
kesmeyecek daha bir atletik takım olacağız kanaatindeyim. Tabii abartmamak kaydı ile :)
NOT1: Marco Paşa'ya sorularınızı [email protected] adresinden iletirseniz o da ilk fırsatta bana iletecektir. Gerekli cevabı bir sonraki yazıda veya mail adresinizde göreceksiniz :) NOT2: : Efenim bende acaip Ülker yazarım diyorsanız, bu koltuk benim malım değil diyerekten, misafir yazar olaraktan sizi köşemde konuk etmekten memnuniyet duyacağımı bilahre belirtmek isterim... Aha da mail adresim: [email protected] Buradan bana yazılarınızı iletebilirsiniz.
m u r a t y ü c e
|