m e r t u y a r


TEPKİ'NİN YAZIYA DÖKÜLMESİ

Merhaba Sevgili Okurlar,

Maalesef ki son günlerde yine burnumdan solumaktayım. Sinir katsayım tavana vurdu. Neden mi? Neden olabilir ki acaba ??? Ahaa buldum. Hakemler!!! Başka ne olabilir ki zaten dersem bu sefer haksızlık ederim ama. Çünkü bu sefer takıma da çok sinir oldum. Bayramın içine ettiler, ama neyse ki voleybol takımımız imdada yetişti (Gene karışıyorum, özür dilerim ama, voleybol maçını ben de seyrettim, gerçekten çok iyi maçtı, tebrik ederim camiayı - umut). Neyse biz bizi tribünde kanser eden basketbol takımına dönelim. Her şey ne güzel de başladı halbuki. Müthiş kârlı bir takas yapmanın mutluluğu vardı ve bununla beraber gelen umutlar… Umutlarımızın boşuna olmadığını kanıtlarcasına oynadığımız ve bize final hayalleri kurduran Fenerbahçe önünde muhteşem galibiyetimizle sonuçlanan maç... Arkasından yığınla ileriye dönük yapılan muhabbetler... Final oynayabilecek takıma sahip olmamız... Bu farklı Fenerbahçe galibiyeti belli ki yaramamış takımımıza. Haydi Avrupa Kupası'nda iddiamız kalmadı ama o Büyük Kolej önündeki halimize ne demeli:(

Yeni Transfer Hakan, Fener Maçında Muhteşemdi
Büyük Kolej maçına dönmeden önce, biraz Fener galibiyetiyle övünmek hakkımız ama, tadımızı kaçırdı bu mağlubiyet inkar edemem. Neyse maç öncesi klasik tabirle çiçeği burnunda Karşıyakalılar Ryzhov ve Hakan nasıl oynayacak diye merakla bekliyoruz. Maç Ankara'daki arkadaşlarımızın inanılmaz desteğiyle başlıyor. Karşılaşma öncesi bazıları Hakan'ın zamana ihtiyacı var derken, bazıları da tersi görüşü desteklemişlerdi ve Hakan, ben de dahil, zamana ihtiyacı var diyenleri yanıltarak süper oynayarak 17 sayı, 2 ribaund, 5 asist ve 2 top çalma ile müthiş bir maç çıkarıyordu. O akşam övgüye değer bir oyuncu daha vardı ki, o da Jefferson'dı. 8/10 üçlükle 40 sayı atan Jeff (3 periyotta attı bunu, daha oynasa 50'yi geçerdi herhalde…) maçın tartışmasız yıldızı oldu. Rakip Fenerbahçe'de tek dayanan Dickel'dı. En sonunda o da isyan etti. Fenerbahçe'nin Erdal'a şiddetle ihtiyacı olduğu da bir kez daha ortaya çıktı.

Rabotnicki Çetin Ceviz Çıktı
Gelelim hafta arası maçına. Makedonya'da 30 sayı fark attığımız sonuncu Rabotnicki karşısında rahatça galip geleceğimizi düşünüyordum ama ekran başında işin pek kolay olmayacağını anladım. Seyircinin ilk kez doldurmadığı maçta!!!! Rabotnicki prestij için de olsa sanki liderlik için oynarcasına iyi bir oyun çıkarıyordu. Biz ise hala Ankara'da kalmış olduğumuzun sinyallerini veriyorduk. Avrupa'da iddiamız çok az kalmıştı ama maçı kazanmamak için bir neden değildi elbette bu. İşte daha bu maçta savunmamız için tehlike çanları çalıyordu. Kaza sanki geliyorum diyordu ve nitekim haftasonunda kazayı yaptık.

Büyük Kolej Maçını Neden Kaybettik?
Futbol maçıyla aynı saatte olması yüzünden çok dolu olmayan salonda coşku yine vardı. Bir evvelki yazımda belirttiğim üzere bu takımı biz, kötü de olsa iyi de olsa yenerdik. Ama yine dediğim gibi o tahminlerimin hepsi hakemlerin iyi bir yönetim göstereceğini farzederek yapılan tahminlerdi. Bu maçı kaybetmemizde 3 tane neden var.
Bunlar sırasıyla:

1) Berbat oyunumuz (93 sayı yiyen bir takım hiçbir şekilde maç kazanamaz!!! Sanki Fenerbahçe maçında başka adamlar oynadı...
2) Kolej'in ummadığım derecede iyi oynaması...
3) Veee baş aktörler, tabi kii onlarsız işimiz rast gitmez ki...(bilin bakalım kim??!!!)

Ülker maçı gitti bizler yaa sabır dedik... Telekom maçı uçtu elimizden yine yaa sabır dedik... Ama artık yeter. Tabii bizce yeter ama, hakemler buraya gelmenin acısını çıkarıyorlar.

Hakemler İzmir'e Gelmek İstemiyorlar
Arada kısaca şu hakem komedisine değinmek lazım tabii... Meğer bu hakemler İzmir'de Karşıyaka maçı yönetmek istemiyorlarmış da, bizi protesto ediyorlarmış. Keşke imkan olsa da bu A klasmanı hakemler gelmese Atatürk'e. Belki B klasmanı hakemler en azından sırf iyi niyetle yönetmeye çalışırlar. Yakında kendi salonumuz da bitiyor artık özel helikopterle kaçarlar herhalde o salondan. Tabii gelmemek gibi bir şansları olmadığından gelip taraftara inat takıma yapmadıklarını da bırakmıyorlar. Bir de utanmadan seyirciyle uğraşıyorlar maçı takip edeceklerine... Seyirciye laf yetiştiriyor pozisyon kaçırmak uğruna... Ne olacak ki? Kaçtı mı pozisyon? Çal Karşıyaka aleyhine bitsin iş. (geçen sene Daçka ile oynanan play off serisinde İstanbul'daki maçta sürekli pozisyon kaçırıyor hakem; hava atışı, sonra bir daha, daha sonra top Daçka'dan çıkıyor yine hava atışı... Oldu olacak atılan sayılardan sonra da hava atışı ver diye bağırdığımdan dolayı hakeme, suçlu ben oluyorum. Yani sayın hakemimizde hiç suç yok. İşte ilahi adalet.)

Maça kaldığımız yerden devam edersek, bu sefer Telekom maçı gibi son periyotlarda değil hakem hataları. Baştan ufak ufak çalınmayacak yerde çalınan faullerle oyuncularımızın faul problemine sokulması... (Hakan 5 dk'da 3 faul sonra 3.periyotta girdi anında bir faul daha ve Hakan tuş oldu.) Maçın en kritik yerinde verilmesi kesin gibi olan bir geri sahanın çalınmaması... Onlar yapınca sert ve iyi savunma, biz yapınca faul olan garip anlayış. Zaten Jefferson'ın kollarına gelen darbeler duyuldu. Ne o Kolej iyi savunma yaptı. Tam bir komedi. Bu yapılanları herkesin anlaması için tüm oyuncuların gelip bu haksızlığın kahramanı olmaları gerek. Haksızlığın taraftarlık boyutu da var. İzlemeden yaşanan haksızlığı anlamak zor. Zaten bu gidişle daha çok izleyeceğiz bu senaryoları. Kısacası bizi izlemeye devam edin...

Karşıyaka Taraftarının Hiç Mi Suçu yok?
Tabii şimdi diyeceksiniz ki, Karşıyaka taraftarında hiç mi suç yok? Elbette var. Bir kere bizim taraftar sütten çıkmış ak kaşık diyen, Polyannacılık oynuyor demektir. Fazla iyi niyetli olmanın yararı yok. Eğri oturup doğru konuşalım. Bizim taraftar ateşli, sabırsız, haksızlara karşı susmayacak bir taraftar kitlesi. Basketbol, tribün genelinde iyi bilindiğinden her yanlışa tepki hatta fazla tepki gösteriliyor. Elbette ki hakemler hata yapar ama bu sezon yapılanlar hata değil. Bu da daha aşırı tepkilerin doğmasına yol açıyor. Zaten hakem hataları olmadan kaybedilen maçlarda bir şey yapmadığımıza şahidim. (Efes'in, Avrupa üçüncüsü olduğu sene Mula'lı, Drobnjak'lı, Hüseyin'li kadrosuyla bizi İzmir'de uzatmada 102-96 yendiği maçta Efes'e gücümüz yetmedi. Her şeyi bıraktık takımımızı alkışladık.) Ama sen gel bütün tribünleri çileden çıkar, olup olmadık faullerle takımın moralini boz, rakiplere gel yoktan var et basketleri, ondan sonra da KSK seyircisi hakkında ileri geri konuş. Tribünde sakin olarak bildiğim kesim bile artık çıldırdı. Bunları yazmaktan ben bıktım. Aldığımız mağlubiyetlerin büyük çoğunluğunda hakem hatası var. Artık kimse inanmayacak bizim hakemle yenildiğimize... Ben de sıkıldım bunu söylemekten ama, düzelene kadar bunları söylemekten vazgeçmeyeceğim. Türkiye'de basketbol salonunu her zaman dolduran, tribünleri renklendiren, sporun önemli parçalarından biri olan seyirci faktörünü en iyi şekilde kullanan sadece bir takım var. O da biziz. Kimse alınmasın, gücenmesin veya kızmasın. (Maalesef iyi takımlarıyla övünen BJK taraftarı, Telekom gibi önemli bir rakip karşısında yok. Salonda gerçekten basketbolu seven bir grup var.) Taraftar ateşli olduğu için zaman zamanda istenmeyen olayların olduğu doğru. Ama şu unutulmasın ki hiç kimsenin aklından zoru yokki, durduk yere sahaya bir şeyler atsın veya küfür etsin. Yıllardan beri süre gelen bir sinirin birikimi. Her yatırım yaptığımızda, her iddialı konuma geldiğimizde önümüzün kesilmesi bardağı çoktan taşırdı. Bu bardaktan taşan damlaların hepsi kulübümüzün aleyhine ama burada olay tek taraflı değil. Basketbolu Anadolu'ya yaymak isteyen Federasyon'un, Anadolu'da her zaman salonu dolduran Türk basketbolunun istikrarlı bir kalesini yıkmak istemesine anlam veremiyorum...

Eczacıbaşı, Tofaş, Kombassan ve Troy gibi firmalar ellerini taşın altına koymaktan çekinip basketbol şubelerini kapatıp Türk basketboluna darbe vurdukların da, biz hep ayaktaydık. Ne Karşıyaka Yönetimi ne de Taraftar, en zor zamanlarda bile basketbol şubesini değil kapatmayı, küçültmeyi bile düşünmedi. İşte bu yüzden Biz Karşıyakalıyız!

Bir yazımızın daha sonuna gelirken artık bu olayların tekrarlanmaması dileğimi yineliyorum. Her türlü eleştiriniz için e-müracaat adresim [email protected] . Herkesin geçmiş Ramazan Bayramı kutlu olsun.

Sevgiler...

m e r t u y a r
09 a R a L ı K 2 0 0 2 P a Z a R t E s İ
[email protected]

Hosted by www.Geocities.ws

1