m e r t u y a r


ÖZLENEN VE BEKLENEN SON GELİR Mİ?

Tüm Batug.com severlere selam,

İşte ikinci yazımla karşınızdayım. Uzun zamandır yok vizeler, yok lig arası, yok bilmem ne derken Karşıyakamı unuttum nerdeyse. Yok, o kadarı da imkansız ama sınavların bana ilk izin verdiği zamanda ben de Karşıyaka yazımı yazayım dedim. Şöyle genel olarak baktığımızda birçok takımda kadroda çeşitli yenilikler gözünüze çarpacaktır. Bizde ise takviye çalışmaları var. Hayırlısı neyse o olsun. Bizim de takviye için aklımızdaki isim Vladimir Ryzhov. Kesin anlaşılmadı ama biz yine de bir bakalım nasılmış Ryzhov. Nasılsın Ryzhov?? :) (sorry!!!)

Vladimir Ryzhov: Efendim antrenörümüz Mete Hoca'nın 3 no'lu pozisyonda eksiğimiz olduğunu farketmiş olması(ki bence orada oynayabilecek Orbay var) üzerine harekete geçilerek bulunan bu Ukraynalı'nın boyu posu yerinde. (2.00 m) Üniversiteyi Amerika'da okuyan ve eğitiminin bitimiyle NCAA'den Avrupa'ya gelen Ryzhov önce Finlandiya'da 5 maç oynamış ve 6.2 ppg yapmış. Sonra BC Kiev'e gelmiş ve NEBL de 8 maçta 5.1 ppg, 2.2 rpg, 1.5 apg ortalamaları tutturmuş ama, hiçbir yerde dikiş tutturamadığı gibi burada da tutturamamış ve sökülmüş(ehuehue!!!) Sonra Bulgaristan'a gelmiş, tam Yambolgas'ta bir işler yapacak iken (9 maçta 11.9 ppg, 4.6 rpg, 7 apg, 1 spg) çok ağır sakatlanmış ve bir sene kadar toparlanamamış. Şimdi Free Agent statüsünde. Bakalım 35.5 olacak mı kendisi? Ben kendim de birkaç cümle ekleyeyim. Bu adamın sakatlıktan sonra eski formuna kavuşamadığı ve sakatlığının tekrar ortaya çıkabileceği şeklinde dedikodular duydum. İnşallah hepsi asılsızdır.

Bu arada ppg, rpg, apg, ve spg'ler için bir açıklama yapayım. Bilenlerin zaten okumasına gerek yok. Ppg: point per game (maç başına sayı); Rpg (çemberden dönen topları yakalamanın [ribaund] maç başına ortalaması; Apg (asist per game) maç başına yapılan sayı pası; Spg (steal per game) top hırsızlığı oluyor.

Şimdi Milli maçların yarattığı aradan istifade ederek sıkı bir antrenman yapacağını duyduğum takımım ilk 6 maçlık periyotta ne yapmış? Bu bilgiler ışığında ligin ilk yarısının kalan kısmında ne yapar? Kısaca değinelim. Bugüne kadar Efes, İTÜ, Ülker, Galatasaray, Türk Telekom ve Göztepe ile oynayan Kafkaf 4-2 galibiyet oranı ile ilk 5'te. Ligin kuvvetli takımlarıyla da oynadığımızı düşünürsek ilerleyen günlerde galibiyet oranımız daha da artabilir.Bu arada ligde sayı krallığında 1., top çalmada 4., en çok süre alanlarda 3. ve en değerli oyuncuda da 2. olan Jefferson, takımdaki istatistik canavarı olarak gözüküyor.

efes_pilsen_logo.gif (7K)KARŞIYAKA - EFES PİLSEN: Lige 89 - 80'lik Efes galibiyeti ile giren Karşıyaka bir anda tüm dikkatleri üzerine çekti. Sonucu belli ligimizin şampiyon adaylarından birinin yenilmesi ligin kaliteli geçeceğine dair bir işaret miydi? Bu maçta galibiyetin mimarı 31 sayıyla Jefferson oldu. Maçın sonlarına doğru maçı bitiren üçlüğü atan Orbay'ı da unutmamak gerek. Bu maçta takımının yanında olamayan ben, muhteşem galibiyetimizi kaçırdım.

efes_pilsen_logo.gif (7K)İTÜ - KARŞIYAKA: Geçen seneye göre çok kötü bir takımla mücadele eden İTÜ deplasmanından istediğini elde eden takımım zorlanmadan maçı bitirecekken zora soktu ama kalite farkı maçı bize getirdi. 87 - 79. İTÜ'yü, skorer Amerikalı Kendrick dışında etkili skor gücüne sahip oyuncusu olmaması, bu sene düşme korkusunu en çok yaşayacak takımlardan biri olarak göstermemize neden oluyor. Allah Cihansever Hoca'ya sabır ve güç versin.

efes_pilsen_logo.gif (7K)KARŞIYAKA - ÜLKER: Ligin erken finali sayılabilecek maçta Efes maçına gidememiş olan ben bu sefer Ülker maçına gittim. Maçın başından son periyoda kadar hep dengeli giden maçı (maç boyunca ters kararlar veren hakemlerimiz) saçma sapan bir teknik faulle (Thornton'a çalındı)Ülker'e altın tepside sundular. Zaten çok iyi kadrosu olan Ülker de, tecrübesiyle farkı korudu ve İzmir'de galip geldi. Bizde de Jeff dışında doğru dürüst oynayan olmazken (Jeff 41 sayı), ondan sonraki en yüksek skor üreten 6 sayı attı. Böylece yenilmezlik ünvanımızı kaybettik.

galatasaray_logo.gif (7K)GALATASARAY - KARŞIYAKA: Galatasaray'ın cezası nedeniyle Bursa'da oynanan maçı son 3 dakikada oynadığımız oyunla kazandık. Üç Büyükler arasında lige en çabuk adapte olan Cimbom karşısında çok kötü oynadık ama önemli olan galibiyetti ve de galip geldik. 77-79. İlerleyen haftalarda daha iyi olacak gibi Cimbom. Bize dönersek bizde KSK değil JSK olma yolunda gidiyoruz. Bu bana Efes'in Petar Pilsen olduğu zamanları hatırlatıyor. Jefferson istediği gibi yönlendiriyor, isterse kendi kullanıyor. Böyle olursa işimiz zor.

galatasaray_logo.gif (7K)KARŞIYAKA - TÜRK TELEKOM: Bu maçtan bahsetmek istemiyorum, çünkü sinirlerime hakim olamıyorum. Yıllardır hakem hatalarına kurban gideriz, uydurma basketler olur sinirleniriz, hakkımızı ararız suçlu oluruz. Maça gittiğime bin pişman oldum (oy kullanmaya da gittim aynı zamanda). Yıllardır maça gidiyorum böylesi bir haksızlık görmedim. Haksızlığın dik alası. Bir takıma maç kaybettirme nasıl olunur ders olarak bile verilebilir hakemlere!!!! Maçın sadece 3. ve 4. periyotlarını izlemek yeter. Ayrıca burada yapılan her hatayı artı kasıtlı kural hatalarını da geçtim, ikinci Beşiktaş maçı faciası yaşandı. Maç bittikten sonra rakibin basketi ikinci kez geçerli sayılıyor. (bu hata konusunda sonuna kadar haklısınız - umut) Beşiktaş maçı unutturulmuştu bu da unutturulacaktır. Allahtan oyuncularımıza güç vermesini diliyorum bu haksızlığa karşı mücadelelerinde, biz taraftara da sabır....

galatasaray_logo.gif (7K)KARŞIYAKA - GÖZTEPE: Merakla beklenen İzmir derbisinde kazananı tahmin etmek pek de zor olmadı. Bu maçta ev sahibi olan Karşıyaka taraftarının, her maçta yaptığı oyuncuları sis ve ışık gösterileriyle sahaya çağırma şovu devam etti. Ayrıca salonun kapanan ışıkları sırasında yakılan MAYTAPLAR da son derece güzel görüntülerin ortaya çıkmasına sebep oldu. Maçtan sonra yazılı ve görsel medyanın maytaplara ağız birliği etmişcesine meşale demesi ve bu olayı kötülemesi anlamsızdı. (karışmak istemezdim ama ben de sevmiyom maytapları, tekrar özür dilerim - umut) Bulgaristan maçını hatırlarsak bir meşale'nin dumanı ne kadar zor dağıldı o salonda. Aynı kapasiteye ve büyüklüğe sahip İzmir Atatürk Spor Salonunda 2500 meşale yakıldı denmesi çok komikti. Üzerine basa basa bu yanlışı sürdürdüler. 3500 kişilik bir salonda 2500 meşale yakılırsa o salondaki herkes dumandan boğulurdu. Kimse pankartların ters asılmasına ve federasyonu protesto pankartlarına dikkat etmedi. Sonuçta tarihi farkı eski Karşıyakalı Miliçevic engelledi. Maçı kazanarak yolumuza devam ettik. Tüm oyuncularımız da sayı atarak gerçek Karşıyakalı oldular.

Lig'deki ilk altı maçımız böyleydi. Her ne kadar durum iyi gibi gözükse de aslında düşen bir performansımız var. Performansımızın düştüğü Avrupa Kupası maçlarında aldığımız sonuçlardan da açıkça görülüyor. Bunun nedenlerini bir başka yazıda detaylı anlatmak gerek. Peristeri çekilseydi şansımız yüksekti. Çekilip çekilmeyecekleri belli değil hala. Zaten iddiamız da Yambolgas mağlubiyeti ile iyice azaldı. Avrupa maceramıza da ilerleyen yazılarımızda değineceğiz. Tekrar ligimize dönersek, bakalım Ukrayna maçından sonra devam edecek olan ligde kimlerle oynayacağız.

FİKSTÜRÜMÜZ:

Fenerbahçe(Tarafsız Saha): Ankara'daki maç için yerimiz itibariyle favori gözüksek de temkinli olalım. Erdal iyileşirse ve Emre Ekim de takıma adapte olursa güzel maç olur. Yine de bizim şansımız % 60.

Büyük Kolej (İzmir'de): Bizim takımın iyi olsa da olmasa da yenebileceği bir takım. Tek hatamız olan rakibi hafife almayı bırakırsak her maç için daha iddialı konuşabileceğim. Konsantre olup oynarsak kazanma şansımız % 90.

Oyak Renault (D): Gençlerle iyi mücadele veren Oyak karşısında galip geleceğimizi tahmin ediyorum. Yeter ki bu takımın sadece Jefferson'dan ibaret olmadığını coach'umuz görsün. Kadro derinliğimizi kullanırsak rahat galip geliriz. Şansımız yine yüksek diyorum ve tahminim % 70.

Darüşşafaka: (İzmir'de): Çok zorlu bir maç. Çok iyi kadroya rağmen bir türlü iyi gitmeyen birşeyler var Daçka'da; yine de bu maçı kolay kazanacağımız anlamına gelmez. Şansımızı % 65 gibi görüyorum. Tabi bütün bu yüzdeli tahminler hakemlerin iyi yöneteceğini farzederek yapılan tahminler...

Bakalım ne yapacağız, hep birlikte göreceğiz. 29 Kasımda oynayacağımız Fenerbahçe maçı ile başlıyoruz lige...

Yazımın sonunda yazımın başındaki soruma cevap vereyim. Gerçekçi olmak gerekirse bu sene yine değişen bir şey yok. Ülker'in, Efes'le yapacağı maçlara göre şampiyonluğun kimin olacağı tahmin edilecek. Yalnızca biz sezon sonuna kadar iyi oynarsak bu iki takımı zorlarız. Ülker favori gibi gözüküyor şampiyonluk için. Umarım finale bu iki takımdan başka bir takım kalabilir. Şu an en yakın adaylar Karşıyaka ve Telekom gibi duruyor ama toparlanırsa Darüşşafaka ve iyi oyununa devam ederse Galatasaray da iddialı olabilir.
Bir yazımızın daha sonuna geldik. Diğer yazılarda görüşmek üzere...

HERKESE SEVGİLER...

m e r t u y a r
27 k A s I m 2 0 0 2 Ç a R ş A m B a
[email protected]

Hosted by www.Geocities.ws

1