l e m i a t a l a y


SADECE BOL BOL ÜÇLÜK

Merhaba Sevgili Taraftarlar,

   Öncelikle sizden ilk Telekom yazısını bu kadar geciktirdiğim için özür dilerim. Telekom bu sene oyun olarak büyük zevk vermese de sonuca gitmekte gayet başarılı. Şu anda TBL'de 12 maçta 7 galibiyet ile 4. sırada bulunuyor. Champions Cup'da da Güney Konferansında B grubunu lider olarak bitirdi ve bir üst tura çıkmaya hak kazandı. Bu turda da rakipler Rusya'dan Unics Kazan, İsrail'den Hapoel Jerusalem ve Ukrayna'dan Odessa. Bu turda rakipler o kadar kolay değil. Telekom'un gerçek gücünü bu maçlar sonunda göreceğiz. Şimdi size Telekom'un oynadığı en son maç olan Oyak Renault maçının izlenimlerimi yazacağım.

Telekom : 77 - Oyak Renault : 76

   TBL'nin 12. hafta karşılaşmasında, oyuna Reno hücumda daha iyi organize olarak başladı. Telekom ise hem savunmada hem de hücumda basit hatalar yapıyordu. Reno, Barış'ın etkili oyunuyla periyodun ilk 5 dakikalık kısmını 13-8 önde geçti. Daha sonra Barış'ın 2 faul alıp kenara gelmesiyle beraber hücumda sıkıntı yaşayan Reno, Telekom'un basketlerine cevap veremeyince periyot 15-15 berabere bitti.

   2. periyoda her iki takım da iyi başladı. Karşılıklı basketlerle 6.dakika 25-25 berabere geçildi. Bu dakikadan sonra akıllı hücum setleri çeviren Reno bir adım öne fırladı. Ayrıca yaptığı iyi savunma ile de Telekom'u zorlama atışlara yöneltti. Telekom bu atışlardan sonuç bulamayınca fark 7'e kadar çıktı. İlk yarı da 38-31 Reno'nun üstünlüğü ile bitti.

   3. periyoda ise Telekom bir hayli hızlı girdi. İyi savunma yaptılar ve de aldıkları savunma ribaundlarıyla hızlı hücumlar yaparak farkı kapadılar, hatta 2 sayı da öne geçtiler. Böylece 5.dakika 44-42 Telekom lehine geçilmiş oldu. Fakat Reno tekrar toparlandı. Barış'ın üst üste asistleri, Rasim'in de üst üste bulduğu sayılarla tekrar öne geçip farkı 6 sayıya çıkardılar. Fakat Telekom, klasik 3 sayıya dayanan zorlama hücumları başarıya ulaşınca, farkı 1'e indirip periyodu 52-53 geride kapattı.

    Son periyoda iyi başlayan taraf Reno oldu. Telekom'un savunmadaki basit hatalarını iyi değerlendirdiler. Özellikle Barış hem kendisi atarak, hem de attırarak takımına 65-59'luk skoru sağladı. Fakat Nedim'in faul problemi yüzünden kenarda olması nedeniyle sadece Barış'tan skor bekleyen Reno, bu sayıları bulamayınca zorlanmaya başladı. Başarısız olduğu hücumlardan dönüşte çok kolay basketler yediler. Özellikle Şemsettin bu hataları iyi değerlendirdi. Bulduğu üst üste basketlerle takımını öne geçirdi. Fakat daha sonra üst üste iki top kaybı yapan Telekom tekrar geri düştü. Son 2 dakikada Barış ve Şemsettin'in karşılıklı basketleri şeklinde geçildi. Barış'ın 3 sayılık basketinin ardından, Carr ile iki serbest atıştan sayı bulan Telekom 77-76 öne geçti. Ardından 6 saniyelik hücum süresini Reno değerlendiremeyince maç da böyle bitti. Renolu oyuncular faul itirazında bulunsalar da, bu bir şeyi değiştirmedi. Bizim de gördüğümüz kadarıyla fauldü. Ama hakemler öyle görmedi demek ki...

   Telekom, maçı almasına rağmen yine iyi bir oyun sergilemedi. Reno daha iyi organize edilmiş hücum sistemleriyle oynarken, Telekom'un planlanmış bir oyun düzeni yine yoktu. Klasik 3 sayılara bakan Telekom oyun sistemi. Herkesin 3 sayı atabildiği bir kadroda bu biraz normal ama topu pivota indirip hücumda değişik varyasyonları da denemek gerekir. Nedim Dal 5 faul alıp oyun dışına çıkmasına rağmen yine de pivotlarımızı iyi değerlendiremedik. Sadece Şemsettin kendi becerileri ile içeri biraz daha rahat girip turnike basketlerle sayılar buldu. Zaten attığı 23 sayı ile maçı da tek başına aldı dersek abartmış olmayız. Ayrıca 7 de ribaund aldı. Barış ise son haftalardaki formunu sürdürdü. 21 sayı attı, güzel asistler yaptı, iyi oyun kurdu. Ama maçı almalarına yetmedi bu. Aslında yenilmeyi de haketmediler. Ama şansları yoktu..

Genel Değerlendirme Telekom'a genel olarak baktığımızda, 8 kişilik rotasyonla oynadığını görüyoruz. Guardlar'dan Can gelecek vaad eden, iyi oyun kuran genç bir oyuncu. Carr vasat denilebilecek bir yabancı. Gününde olduğu zaman şutlarıyla can yakabiliyor. Sunter onu PG oynatıyor, fakat gerçek bir PG hayatta değil. Can ondan daha verimli diyebilirim. Şemsettin, Emre Ekim gönderilince geldi. Takıma büyük fayda sağlayan bir değişiklik oldu bu. Şemsettin hem enerjisi, hem de hırsı ile takıma çok şeyler katıyor. Rogers ilerleyen yaşına rağmen her an her şeyi yapabilecek durumda bir oyuncu. Tam bir görev adamı. Bekir geçtiğimiz sene sayı kralı oldu ama, bu sene Telekom'da sürünüyor. Takıma çok büyük bir katkısı yok. Jurkoviç takımın en önemli elemanı diyebiliriz. Ribaund alıyor, top çalıyor, sayı atıyor. Her şeyi yapıyor. Pivotumuz Ellis ise pivotluk hariç her şeyi yapıyor. Hiç bir zaman adam gibi bir pivot hareketi ile basket attığını görmedim. Adam dışarda 3'lük atmak peşinde koşuyor. Çok ilginç bir adam. Ara sıra süper bloklar yaparak ve smaçlar basarak alkış alıyor ama yine de kendini daha çok geliştirmesi lazım. Umut Yenice ise Ellis'e göre daha bir pivot. Yavaş yavaş kendini geliştiriyor, faydalı bir oyuncu. İşte bu 8 kişilik kadro genelde 3 sayı üzerine kurulu bir oyun sistemine göre oynuyor. Adam gibi bir set hücumu yaptıkları enderdir. Bunda tabiki en büyük hata coachumuz Ercüment Sunter'e ait. Çünkü takıma adam gibi bir hücum seti bile oturtamıyor. Takımda, Allahtan skoru değiştirebilecek bir çok oyuncu var da, çok sıkıntı çekilmiyor. Bir de hızlı hücumlarımızla çok etkili oluyoruz. Özellikle Can oyunda olduğu zaman savunma ribaundlarını aldıktan sonra bu hızlı hücumlara rahat çıkabiliyoruz. Kısacası bir Telekom maçını izlediğiniz de bol bol 3'lük ve hızlı hücum seyredebilirsiniz.    Böylece ilk yazımızın sonuna geldik. Sonraki yazılarda görüşmek üzere hoşçakalın.

Eyvallah...

l e m i a t a l a y
06 o C a K 2 0 0 3 P a Z a R t E s İ
[email protected]

Hosted by www.Geocities.ws

1