g ö k h a n ö z s o y
BARIŞ AT RASİM TUT
Herkese Selamlar,
   En son yazdığım yazının tarihine baktım da 18 Aralık, bugünün tarihiyse 22 Ocak yani tam bir aydır siteyi ihmal ettiğimi anladım.
Bu bir ay içinde neler oldu neler... Hayır yazı yazmadım ama bahanem de yok değil. Hani gerçi insan bir işi yapmayı isterse mutlaka
yapar ama ben o profesyonelliğe daha ulaşamadığım için bir aydır yazı yazamadım.
   Peki adama sormazlar mı, be kardeşim yazmadın da naptın bu kadar süre boyunca? E biz de yaptık birşeyler... Öncelikle
küçük bir hastalık atlattık, hastalıktan sonra da bir öğrencinin başına gelen en kötü dönem benim başıma geldi. FİNAL DÖNEMİ.
İşte ben de bu final dönemini atlattım ve silkelenip kendime gelince de yazımı yazmaya başladım (buradan, ne oldu siteye yazı
yazmıyosun, küstün mü deyip benim aklımı başıma getiren Umut Abi'ye selamlar!!!) Hadi bakalım başlayalım, neler olmuş bir ayda bakalım...
    Şimdi eğer düşündüğüm gibi yazarsam ilk önce bu zaman diliminde oynanan maçları kısa
kısa yorumlayıp, en sonda da bir ilk yarı değerlendirmesi yapıcam, en en sonunda da klasik bir şekilde Rasim ve Barış'ı övücem. Başlıyooooooorrrrrrr!!!!!!!
Büyük Kolej : 72 - Oyak Renault : 74
   Şimdi ne yalan söyleyeyim, bu maçı duyunca aklıma ilk olarak Ankara Meydan Savaşı geldi. Hani Yıldırım
ile Timur'un karşılaştığı. Hemen ne alaka demeyin, çünkü çok alakası var. Bir kere Ankara savaşında da, Ankara deplasmanında da herkes Türk'tü.
Ayrıca ikisinde de güçler birbirine yakındı. Ve sonuç olarak da, ikisinde de deplasmandakiler galip geldi. İşte insan böyle bir ay yazı yazmayınca,
böyle benzerlikler kurabiliyor demekki. Bu müthiş tarih dersinden sonra günümüze dönelim ve maçı yorumlayalım:
   Aslında ne diyeyim ki, Büyük Kolej maçı önde götürdü götürdü, sonra son gülen iyi güler hesabı Oyak Renault maçı uzatmada aldı. Renault'da
Barış 49 (!) Dakika oyunda kalıp 20 sayı ile oynadı. Bu kadar dakika oyunda kalınca da şut yüzdesi baya bir düşüktü, ama esas kahraman
Rasim Başak'dı. O ne performanstı öyle. 46(!) dakikada 19 sayı ve 19 ribaund. Yani TBL VGM'i olsa 42 puan getiriyordu, anlayın artık durumu.
Kısaca Barış at Rasim Tut!!!
.
Oyak Renault : 62 - Ülker : 98
   Tamamen dolu bir salon, son derece formda ve kendine güvenen bir Renault ve karşısında da ligin nağmalup lideri güçlü Ülker. Evet bu yazdıklarımı
görünce 3 uzatmaya giden harika bir maç oldu sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü Ülker hemen oyunun başında vurdu geçti, Renault da bir
daha toparlanamadı. Size Renault'dan bazı istatistikleri verirsem olayı biraz daha kavrarsınız. Barış 1/5 FG, 3sayı. Koca maçta sadece 5
şut çekebilmiş Barış, bir de Rasim'e bakalım. 11 sayı, 3 ribaund, 4/12 FG. Bu maçta tek direnen Ömer oldu. 17 sayı, 3 ribaund ve 3 asist
ile oynadı Ömer. Ülker'de ise Harun Erdenay'ı izlemek gerçekten bir zevk, yani sinema tiyatro izler gibi hayran hayran seyrediyoruz
Harun'u, ne diyeyim ki başka?
   Bu arada "Bu maçı hangi savaşa benzettin?" diye soru soranlarınız için, Sırpsındığı Savaşı deyip, ayrıntıya girmiyorum.
Türk Telekom : 77 - Oyak Renault : 76
   Ülker'den fark yiyip morali bozulan Renault, yine Ankara deplasmanındaydı. Ama bu sefer rakip Ankara'nın en iyi takımı Telekom'du.
Maç baştan sona çekişmeli geçti. İşte bu çekişme Renault'un yaptığı en büyük hataydı. Çünkü Ercüment Sunter'in hocalığını yaptığı
bir takıma karşı uygulanacak en iyi taktik önce farkın açılmasına izin vermek, sonra fark açılınca işi Ercüment Sunter'e bırakmaktır.
Ercüment hoca gerekeni yapar ve takımınız bir maçtan daha galip ayrılırdı. Ama bu maç öyle olmadı. Başa baş gitti ve sonunda 1
sayıyla Telekom aldı. Bu maçta Renault'da göze batan oyuncular, 13 sayı ve 12 ribaund ile oynayan Rasim Başak ve 21 sayı ve 3
ribaund ile oynayan Barış Özcan'dı. Ömer ise tam bir oyun kurucu gibi oynayıp 14 sayı ve "0" asist üretti!!! Eeee... Biz demiştik
Ömer'den oyun kurucu olmaz diye ama, dinleyen kim!!!
   Şimdi biriniz yine "hangi savaş" diye sorarsa, isterseniz olayı abartmayalım derim...
Oyak Renault : 94 - İTÜ : 82
   Gerçekten çok zevkli bir maçtı. Zaten skorun yüksekliğinden de tahmin edebilirsiniz. Renault, Barış ve Murat Kösedağ ile sayılar bulurken,
buna İTÜ Lance Amca ile cevap vermeye çalıştı ama bugüne kadar seyrettiğim en iyi basketbolu oynayan Renault farkı açtı ve geriye
düşmediği bu maçı rahat kazandı. Bu maçta Renault'dan Barış yine harika oynadı ve 38 sayı attı, ayrıca maçta sakatlandığı bir pozisyon
sonrası tekrar oyuna girince bütün salonun alkışlaması ve Barış'ın bu alkışlara 4 sayı ile cevap vermesi gerçekten çok hoştu. Tabii bir de
her zamanki gibi Rasim var. Rasim de harika oynadığı maçı 18 sayı, 12 ribaund ve 4 asist ile tamamladı. 8/12 şut yüzdesi ile oynadığını
da belirteyim.
   Bu maçta bir diğer önemli nokta da Murat Kösedağ'ın sonunda düzgün bir oyun oynamasıydı. Murat 13 sayı ve 3 ribaund ile oynadı ve
tahminen faul problemine girmese bu sayıları da artırabilirdi.
   Dikkat ederseniz, savaş muhabbetini açmıyorum bile burda !!!
İlk Yarı Değerlendirmesi
   Evet!!! Sıra geldi ilk yarı değerlendirmemize. Önce genel bir değerlendirme yapalım. Şu bir gerçek ki ilk yarının en başarılı takımı
Oyak Renault. Herkesin düşmemeye oynayacak dediği Renault, şu anda 3.lüğü kovalıyor. Bu başarı Bursa halkını da etkilemiş
olacak ki, sene başında dolmayan salon ligin son maçlarında iyice dolmaya başladı. İlk yarı için bir başka güzel olay da Nedim
ve Rasim'in A Milli Takım'a seçilmeleriydi, özellikle Rasim'in seçilmesine çok sevindim. Bence bu seneki harika oyunuyla Milli
Takım'a seçilmeyi kesinlikle hakediyordu. Zaten siz eğer ligde en değerli oyuncu sıralamasında ikinci olan bir oyuncuyu da
seçmeyecekseniz; daha sonra yakınmayın, "Krallıklarda hiç Türk yok, hep yabancılar işi götürüyor." falan diye... Umarım
Rasim Milli Takım'da uzun yıllar başarılı olacaktır. Ben ileride Barış Özcan'ı da mutlaka seçeceklerini düşünüyorum. Sonuçta
Fatih Solak ve Vedat Koruk'tan daha fazla hak ettiği kesin. Artık tek tek ele alalım oyuncuları. Bakalım ne yapmışlar? Ne yapamamışlar?
Mustafa Güçyetmez :
Yetenekli olduğu konusunda şüphemiz yok. Alt yapıdayken falan çok skorer oynayan bir oyuncuydu, fakat bu sene
yakaladığı şansı iyi kullanamadı ve ilk yarı sonunda da menisküs ameliyatı olup hiç oynamadı.
Ömer Kahyaoğlu :
Şimdi Allah için Renault için iyi bir transfer ama transferin dayanağı yanlış. Niye alındı Ömer? Oyun kurucu sorununu çözmek için.
Peki oyun kurucu mu Ömer? Hayır değil. Peki oyun kurucu gibi oynadı mı Renault'da ilk yarı? Buna da hayır. Eee başka sorum yok
o zaman!!! Ömer takımın iyi oyuncularından ama bir oyun kurucu maçlarını "0" asistle bitirmez, hele 30 dakikadan fazla oynuyorsa...
Erdal İbrahimoğlu :
Pek oynama şansı bulamadı. O yüzden ne dersem yalan olur.
Murat Kösedağ :
Murat, bu takımın hem en büyüğü, hem en deneyimlisi, hem de takımın sorunlu bolgesi 3 numarada oynuyor. Ama yok sadece son
İTÜ maçında iyi oynadı, başka da görmedim iyi oynadığını. Bence artık birşeyler yapmanın zamanı geldi Kara Murat !!!
Serhan Kavut :
Sene başında Mustafa ile birlikte dönüşümlü olarak oyun kurucu pozisyonunu doldurmaya çalıştılar ama, açıkçası bu işi yapamadılar pek.
Ömer gelince 3. guardlığa düştü, ama sonra Mustafa sakatlanınca tekrar yedek guard olarak oynadı.
Rasim Başak :
İşte beklenen an. Bu senenin Barış'la birlikte yıldızı olan Rasim. Her ne kadar Bursa seyircisi takımın sayı yükünü çektiği için
Barış'ı daha bir ön planda görse de, sahada yapmadığı iş olmayan Rasim, bence takımın esas yıldızı. Rasim ribaunt alıyor,
sayı atıyor, asist yapıyor, savunması iyi. Ama tek eksiği dribling ve drive edemiyor ki, bunun nedeni de lisede pivot olarak
oynatılması. Ama bu eksikler düzelir ve Rasim daha da başarılı olur.
Altan Erol :
Genelde oyuna maç koptuktan sonra ya da son bir deneme için giriyor ama bu sürede de bence bazı parıltılar saçıyor. Eğer biraz
daha şans verilirse birşeyler ortaya koyacak gibime geliyor..
İlkay Okay :
Sene başında yedek olarak oyuna dahil olsa da, daha sonra pek oynama süresi bulamadı. Fazla bir yorum yapamayacağım.
Barış Özcan :
İşte takımın bir yıldızı daha. Renault bu sene başarılıysa, bundaki en büyük paylardan biri de Barış'ın. Barış, takımın hemen
hemen hücümdaki tek silahıydı. Özellikle Jefferson'la giriştiği yarışı kazanması ve son İTÜ maçında fark kapanırken attığı
sayılarla kalitesini gösterdi. Şu an için en büyük eksiği serbest atışlar. Son saniyelerde top kullanan bir oyuncu için çok
kötü serbest atış atıyor ve bence bu en büyük eksiği. Bir diğer eksiği de henüz büyük ve zor takımlara karşı bir başarısı
olmaması ve etkisiz kalması, ama Barış da daha genç ve bunları düzeltebilecek kapasitede bir oyuncu.
Enes Yoldaş :
Bu senenin bendeki hayal kırıklığı Enes'ti. Enes'de boy var, pos var, şutu fena değil ama fazla şans da bulamıyor. Bulduğu zaman
da öyle çok iyi de değerlendiremiyor ve koca bir ilk yarıyı çok az oynayarak geçirdi. Bence Yücel Hoca Enes'e daha çok şans
vermeli, hatta 30 dakika ve üzeri bile oynatmalı, çünkü 3 numara sorununu çözmek için böyle denemeler yapmaktan korkmamak
lazım. Ama umuyorum Enes ikinci yarı adından daha sık sözettirecektir.
Ersan Özseven :
Tek bildiğim ısınmalarda güzel smaçlar bastığı ve sarışın (!) olduğu. Başka bir fikrim yok, eğer şans bulursa görürüz
maçta da o kadar atletik olabiliyor mu?
Serhat Büker :
Benim, gereğinden fazla oynatıldığını düşündüğüm bir oyuncu. Yani bence başka oyuncular o süreleri alsalar, daha başarılı olurlardı.
Yücel Hoca'nın çok sevdiği belli ki, nerdeyse 6.adam gibi oynuyor takımda.
Nedim Dal :
Bu takımın üç önemli taşından biri. Her ne kadar Barış ve Rasim öne çıksa da, kimse Nedim'in oyununu beğenmese de, şu
bir gerçek ki eğer Nedim böyle oynamasaydı, Barış ve Rasim istediği kadar iyi oynasın Renault başarılı olamazdı. Nedim,
Renault'un tek pivotu ve rakiplerinin çoğu da ABD'li oyuncular. Ama bunlara karşı Nedim çok başarılı mücadele veriyor ve
hem sayı atıp, hem de ribaund alabiliyor. Kısaca Nedim de bu takımın temel direklerinden biri ve ilk yarının en başarılılarından..
İşte olay ilk yarı itibariyle bu. Umarım ikinci yarı da en az ilk yarı kadar başarılı geçer ve
Renault en azından bir playoff yarı finali oynar. Bence bunu hak ediyorlar....
Hadi Allasmarladık!!
g ö k h a n ö z s o y
22 o C a K 2 0 0 3 Ç a R ş A m B a
[email protected]
 |