s e r d a r g ü r e l
BAYAN BASKETBOLU'NA BAKIŞ VE CAFERAĞA!

Ülkemizde ard arda patlayan ekonomik krizler, bireyleri olduğu kadar basketbolu ve özellikle de Bayan Basketbolu'nu
derinden sarstı; çok değil daha bir kaç yıl öncesine kadar ülkemizde oynayan pek çok kaliteli yabancı oyuncu
yerlerini daha vasat oyunculara bıraktı, hatta bir çok takım yabancısız yada sınırlı sayıda yabancı oyuncu
ile mücadele ediyorlar. Oysa ki son Dünya Şampiyonası'nda final oynayan Amerika Birleşik Devletleri ve
Rusya Takımları'nın kadrolarına bakıldığı zaman ülkemizde forma giymiş bir çok oyuncuyu görmek mümkün;
Shannon Johnson (A.B.D - F.B), Elena Branova (RUSYA - F.B), Tamecka Dixon (A.B.D - G.S), Jennifer
Gillom (A.B.D - G.S), Tari Phillips (A.B.D - G.S) gibi...
Yabancılardan Sonra Yıldızlar da Gitti
Malesef kopuş bu oyuncularla da sınırlı değil. Milli Takım'ımızın da belkemiğini oluşturan oyunculardan
Arzu Özyiğit, Nevriye Yılmaz, Gülşah Akkaya, Özlem Piroğlu basketbol yaşantılarına yurtdışında devam ediyorlar.
Bu durum elbette "Ligin Kalitesini" olumsuz yönde etkiliyor, fakat alttan gelen oyuncuların bu sayede süre
almaları ve bu süreyi en iyi şekilde kullanmaları 2005 yılında ülkemizde düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda
derece hedefleyen Milli Takım'ımız için olumlu gelişmeler olarak görülüyor, genç oyuncuların performansları
da bu tezi doğrular nitelikte...
Bayan Basketbolu Daha Çok Seyirci Çekiyor???
Üzerinde durulması gereken bir diğer konu ise "Seyirci Sorunu". Sanılanın aksine Bayan Basketbolu'nun seyirci
sıkıntısı, TBL'ninki kadar büyük değil. Basının, Basketbolu "12 Dev Adam" 'dan ibaret sayıp Bayan Basketbolu'nu
görmezden gelmesine rağmen, Abdi İpekçi Spor Salonu'ndaki Efes Pilsen - Göztepe karşılaşması 50 kişinin önünde
oynanırken (bu sayının büyük bir kısmı da oyuncu yakını, eski oyuncu v.s) başka bir tarihte Yakacık İ.T.O Spor
Salonu'nda oynanan Migros - Fenerbahçe Bayanlar Ligi maçında, tribünlerde 250'ye yakın seyirci bulunuyordu
(ki ulaşımının Abdi İpekçi'ye nazaran daha zor olmasına rağmen). Anadolu'da da durum faklı değil, elbette
hedeflenen, arzulanan seyirci sayısı bu değil, daha yüksek sayıyı tutturmanın yolu ise Caferağa Spor
Salonu'nu "Bayan Basketbolu Mabedi" haline getirmektir (bu ifade Sn. Caner Yıllar'a aittir). Geçen
sezon bu salonda oynanan Fenerbahçe - Botaş Finali'ni 2000'e yakın sayıda seyircinin takip ettiğini
hatırlarsak; ulaşımı rahat, seyirciye sempatik gelen, merkezi bir yerde bulunan Caferağa Spor Salonu,
Bayan Basketboluna olan ilgiyi arttırmak için biçilmiş kaftandır....
s e r d a r g ü r e l
09 a R a L ı K 2 0 0 2 P a Z a R t E s İ
[email protected]
 |