c e m a l b i l g i
BÜYÜK AYRINTILAR
   Beklenen finalin ikinci maçında Ülker' i 87 - 80 yenen Efes
3 - 1 öne geçerek şampiyonluğa bir adım daha yaklaştı. Ülker halbuki Kambala'ya devamlı yardım getirerek ve şut
yüzdelerini gözle görülür bir şekilde düzelterek önceki maçtaki eksiklerinin ve yanlışlarının bilincinde bir tablo çizdi.
Fakat ikincil ve üçüncül önlemleri almayı unutunca yenilgi kaçınılmaz oldu. Zaten maçı kazanmak da bu ayrıntıların
altında yatıyor.
   Aslında her iki takım da karakteristik yapısı itibariyle birbirine benziyor. İkisi de maç içinde savunma
dirençlerini kaybedip rotasyonu sağlamakta güçlük çekiyor, ikisi de çok önemli skorerleri olmasına
rağmen hücumda tıkanabiliyor ve her ikisi de maç içinde inişleri ve çıkışları, olması gerekenden fazla
yaşıyor. Yani konsantreyi ve mücadeleyi 40 dakikaya yayamama gibi bir çok temel sorunu beraber
paylaşıyorlar. Bütün bunların neticesinde kırılma noktası son 1 - 2 dakikada gerçekleşen, son ana
kadar heyecan veren ve seyir zevki yüksek olan maçlar izliyoruz. İşte böyle maçlarda serbest atış
gibi sonucu direkt etkileyen faktörlerin önemi daha bir artıyor. Hele bir de skora extra katkıda bulunan
biri çıkarsa maçı kazanmak için sebepleriniz çoğalıyor. Kaya, bu maçta ortalamasının bir hayli üstüne
çıkarak, savunmadaki gayretini ve mücadelesini skorla taçlandırarak buna en güzel örneği teşkil etti.
Kaya'nın bu katkısının artık extra olmaktan çıkıp olağan ortalamaları olması lazım ve en önemlisi hücumda
rol alması lazım.
   Maça gelecek olursak; Efes'e maçı getiren baş etmenlerden biri Clark'ın yapılması istenen bu görevi
başarıyla yerine getirmesiydi. Bu görevi, getirilerini ve götürülerini özetleyecek olursak, sezon içerisinde
oynadığımız Euroleague maçlarında fazlasıyla tanık olduğumuz bir durum. Kaya'nın offence'de etkili
olmadığını bilen rakip coach'lar Kaya'nın adamını da Kambala'ya yardıma göndererek Efes'in skor gücünün
% 35'ini önlemiş oluyordu. Bu da zaten Kambala'ya endeksli olan savunma kurgularına daha da işlerlik
kazandırıyordu. Ama bu maçta Clark'ın skor tehdidinde bulunması ve skor üretmesi bu kurgunun çökmesine
ve doğal olarak Ülker'in savunma düzeninin bozulmasına neden oldu. Ayrıca Brown ve winner misyonunu
geçici olarak Brown'dan alan Granger'ın savunmadaki ve hücumdaki gayretlerine ayrı bir parantez açmadan
geçmek olmaz. Bu maçta Efes adına en önemli gelişme ise hücumdaki rol dağılımının uzun zamandan beri ilk
defa hemen hemen eşit dağılmasıydı. Efes sert savunmasına ilaveten bu eşit dağılımda sürekliliği yakaladığı
zaman gerçek bir takım olacak.
Y a z ı c ı d a n Ç ı k a r t
c e m a l b i l g i
0 5 h a z i r a n 2 0 0 3 p e r ş e m b e
[email protected]
 |