Ütüsüz Nehir Sancısı

Yusuf Kocamaz




sular hep birbirine akar...
üzerime örtülürse çöllerin

              geceleri hep ama hep bir yanlarımı çalan çalan ışıl ışıl
              kumları ve saçlarına saklanan yıldızları 
              sular hep birbirine akar...
 

melekler mevsimi ve bir turuncu güz
              nil nehri ve içimi kemiren giz
              gırtlağa saplanan bıçak ve isyan-l-a yumulan göz 
              susuzluğu bulandırmaya yetecek ve siperde savrulan korku tenli söz
              (Ruhu’l Kudüs)
              adımlarımı teker teker yola dizecek
              sular hep birbirine akar...

ellerim ellerimle içimde beni doğuran gülümseyen tekrar doğuran 
             çakıl taşlarının ve köpüklerin keyfinden daha yasak
             (ah Horizonte; ki o Tarık’ın yaktığı ufukta durur!)
             kristallerin birbirini kıran ışıltısını 
             ve belkısın mahçup adımlarına vurgun billuru ellerim 
             sular hep birbirine akar...

yakub
             çile tecellisi 
             hasret tecellisi
             sabır gece oldu indi gecesi
             geç kalmadı gömlek insan hiç geç kalmadı 
             sular hep birbirine akar...
 

yakar yerli de yersiz de yansa mumlar
             kartalların kanatlarını atların (ah o atlar!) deli dolu yelelerini tenin ürpertisini
             sevgilinin işvesini sükutun kendisini bıraktığı kimin olduğu bilinmez hala
             atmakta olan bir kalbin susuz kafesi bu tepede kollarımı açmış gözlerimi 
             kapamışken ben
             rüzgar güneyden de doğudan da esse yakar 
             sular hep birbirine akar...
 

eşiğindeyim ister bir kapı aç ister bir kapı kapat ben bir yanında kalayım ya avuç 
            avuç taşınayım taşırayım baharını içine aktığım cennetin ya uzakların uzağında
            bana öyle içli bak da serileyim mağribin öbür ucundan ben tüm meridyenlere
            gözlerin gerilir gerilir de kalır ya ötede tehditkar
            gırtlakta bıçak karanfil ister 
            karanfil bu dumanı gündüze sular 
            sular hep birbirine akar
            şimdi bana tuna sana nil olmak düşer...

<-Geri->

Hosted by www.Geocities.ws

1