Kindar

     ömer s.

“çıprış’ın taşlığında gülümseyene”

bu
sana en kindar bakışım
fakat bilmelisin içinde öldürme isteği yok
sadece
evreni dolduran öfke
durgun suda fırtına
ve umman ve duman gibi ve bu
sana en son bakışım
içinde bir ses yok

- akşam çökmüş çok korku var çok ıssız buluyorum gidişimi
          bilmezdim ne bilir insan sisin ne zaman çökeceğini
          sırtlan dolu bu kargaşa beni kindar yaptı beni boğdu bu
          karmaşa beni boğdu bu beni kindar -
 

içimde bir ses yok
seni alma isteğinden başka
seni görme isteğinden başka
seni öpme isteğinden başka
toprağa neme küle kendimi bastırma isteğinden başka
bunlardan başka bir ses yok
bilmelisin 

- ne mevsimi bu durduk yere ihanetin vakti mi şimdi
         ölmenin vakti gitmenin
         neyin kimin hangi şeyin sahibi ki bu
         beni üzmek için asıldı yakama
         düşsün göğsüm içre olan
         ateşe
        düşsün içimizdeki en soysuz yakarma-
 

başka şeyler var suda
sonra ağaçların ardında
göç edenin ardında
aramızda
çatıların yaşlıların
parkların
sonra hastalıklı ay bakışlarında
deniz karşısında mesela ya da baharda
ne gerekiyor sana
rahatlama isteği
ki gerekiyordur mutlaka
geç beni
beni geç
sayma
sayma üstümden geçen gemileri
sakin ağlama 

bunlar geliyor aklıma başka şeyler
ve göğsümdeki daralma için
kuşluk vakti iniyor
almak için sesimi
içimde bir ses yok

düşsem nereye düşer yüzüm
düşsem kim alır cevşenimi

<-Geri->

Hosted by www.Geocities.ws

1